Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çevre ve siyaset

Hadi ULUENGİN

Canıma değsin, Alman ‘Yeşiller’ geçen hafta sonu Schleswig - Holtstein eyaletinde gerçekleşen yerel meclis oylamasında stratejik bozguna uğradı.

Bu yörede Sosyal Demokratlarla birlikte 1994'den beri koalisyon koltuğunda oturan hazretlerin sandık ortalaması yüzde ondan yüzde altıya indi.

Dolayısıyla, genel seçim ertesi SPD'yle ortaklık yaparak hükümet kurmaya hazırlanan Çevrecilerin süngüsü düştü. Tafraları gitti ve etekleri tutuştu.

Beter olurlar inşallah !

***

YOK, Cermen ‘Yeşiller’den hınçla söz ettiğim için çevre düşmanı olduğumu sanmayın. Kimya tekellerinden veya otomobil fabrikalarından rüşvet almıyorum.

Tersine, ekolojistleri daima destekledim. Yeni nefes getirerek öncü rol oynayacak bu tür grupların geleneksel kurumları da silkeleyeceğine inandım.

Üstelik, başta eski 1968 önderi ‘Kızıl Dany’, cinnet yıllarından şahsen tanıdığım bir dizi arkadaşım hareketin ilk kurucuları arasında yer alıyorlar

Lakin her şeyi tadında bırakmak gerek. Farfaralığın da bir sınırı var.

Ama bu ‘Grünen’ler vur deyince öldürüyorlar. El verince kol istiyorlar.

Tekrar beter olsunlar, Cermen ‘Yeşil’ler hayatın gerçeğini ıskalıyorlar.

***

EVET ıskalıyorlar, çünkü biliyor musunuz ki söz konusu parti Mart başında yapılan kongresinde dudak uçurtacak kararlar aldı. SPD'yle beraber iktidara gelmesi durumunda uygulayacağı programı saptadı. Bir kaçını sıralayayım:

Milleti otomobilden caydırmak için dev otoyollardaki sürat tahdidi seksen kilometre, benzinin litresi ise beş mark, evet yanlış işitmediniz 5 DM olacak.

Havaalanı vergilerinin ve kerozen fiyatlarının fahiş biçimde arttırımına ek olarak ahalinin uçakla tatile çıkmasına beş yılda bir sınırı getirilecek.

Bonn NATO'nun lağvını dış politikanın ilk hanesine yazacak ve Bosna Barış Gücü'ndekilerin çekilmesi dahil Alman askerler asla dışarı gönderilemeyecek.

Affınıza sığınarak söylüyorum, çüş !

***

ÇÜŞ, zira bu program hem faşizan, hem de avanak bir içerik taşıyor.

Faşizan, çünkü sen ne hakla insanların taşıt seçme ve seyahate çıkma hürriyetini tırpanlamaya yelteniyorsun ? Uygarlığın kazanımları arasına yerleşmiş tatil özgürlüğünü hangi yetkinle sınırlamaya kalkışıyorsun ?

Avanak, çünkü sen NATO dağıtarak ve Alman asker çekerek barışa mı katkıda bulunacağını sanıyorsun ? Sırp Çetniğe hizmet etmekten utanmıyor musun ?

Sen doğa ağacının yeşiline değil ancak deli gömleğinin sarısına layıksın.

Beter ol ‘Grünen’ farfara beter ol, sen yalnız Schleswig-Holstein eyalet seçiminde değil Federal Cumhuriyet genelinde hezimete adaysın.

***

ETİKETİ çevreci veya değil, marjinal başlamış hemen tüm akımlar böyledir.

Ala, protest söylemle diğerlerini etkiliyebilirler. Daha ala, hayata ayak uydurarak aşırılık törpülerlerse bizzat kendileri kitlesel güce dönüşürler.

Tıpkı Alman ‘Yeşiller’in doksanlı yıllar başı ertesindeki durumu gibi.

Fakat eğer yeniden hayalperestliğe kapılır ve edindikleri kilit konumdan istifadeye yeltenerek gayri ciddi talepler sunarlarsa tekrar marjinalleşirler.

Tıpkı faşizan ve ebleh program benimsemiş şimdiki Cermen ‘Grünen’ler gibi.

İnşallah, bu muhteremler Schleswig - Holstein eyalet oylamasından sonra önümüzdeki genel seçimlerde de hezimete uğracaklar. Burunlarını sürtecekler.

İnşallah, çevre adına uygarlık, pasifizm adına da barış düşmanlığı yapan bu lüks enayiler beterin beteri duruma düşerek Hanya'yı Konya'yı anlayacaklar.

Evet çevreyi seviyoruz ama uygarlığı da seviyoruz...

Evet barışı seviyoruz ama onurlu yaşamayı da seviyoruz...













X