Ege Haberleri

    Çevre

    Hürriyet Haber
    06.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Hazırlayan Ali KAYADİBİ

    Kuşlara sürgün yolu

    Sanayinin ağır çarkları altındaki Aliağa'ya farklı çehre kazandıracak ‘Kuş Parkı’’ sahipsiz kaldı. Değişik türdeki kuşlar sürgüne gönderiliyor.

    EGE'deki iklim ve bitki örtüsünün değerini bilmiyoruz. Kuşlar, hayat kaynağı sulak alanları daha iyi değerlendiriyor. Ancak, çevreye hoyrat davranma alışkanlığınaki insanlar, kuşlara bunu da çok görüyor.

    YAKINDAN bir örnek. Sanayi merkezi Aliağa'da, insanların doğa ve kuşlarla birlikte olabileceği ‘‘Kuş Parkı’’ birkaç ev uğruna molozlarla doldurularak yok ediliyor.

    KÜÇÜK ama bilimsel değer taşıyan bu sulak alan ekosisteminde sakarmeke, yeşil ayaklı sutavuğu, suyelvesi ve küçük batağan gibi su kuşları kuluçkaya yatıyor. Flamingo, kuğu, karabatak, gri balıkçıl, alaca balıkçıl, cüce balaban, çamurcun, yeşilbaş ördek, elmabaş, kaşıkgaga, büyük sazardıcı, küçük sazardıcı, yalıçapkını ile bataklık kiraz kuşu beslenmek ve barınmak için konuk oluyor.

    EGE Üniversitesi Tabiat Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi'nden Doç. Dr. Mehmet Sıkı, ‘‘Aliağa Güzelhisar Çayı Deltası'nda oluşan sazlık ve sulak alan göz göre göre katlediliyor’’ diyor.

    SIKI'ya göre, Aliağa Kuş Cenneti, bitki ve kuş türleriyle insanlara doğa sevgisini aşılayacak canlı uygulama laboratuvarı niteliğinde eşsiz bir doğa harikası.

    ALİAĞA Belediye Başkanı Hakkı Ülkü'nün çevreye duyarlılığından kimsenin kuşkusu yok. Vikper Sitesi'nin güneyindeki 15 hektarlık alanda bulunan Tuz Gölü'nün ‘‘Kuş Cenneti’’ haline gelmesi için doğal koşullar hazır. Sanayi ve çevrenin birbirini yok etmeden birlikte yaşanılabilirliğini kanıtlamak için bir fırsat var. Küçük bir imar değişikliği, belki oy kaybettirir. Gelecek için çok şey kazandırır. Hem de çok!

    Ağaçlar zarar verir mi?

    ÇANAKKALE Fen Lisesi'nin bahçesindeki 30 yıllık 5 ağaç kesildi. Okul yönetiminin 1997'de hazırladığı raporda, ‘‘Çevreye zarar veriyor’’ görüşü hakimdi. Kanada kavaklarının ekonomik ömrünün dolduğu belirtilen raporu Orman Bölge Müdürlüğü onayladı. Milli Emlak Müdürlüğü'nün ihale yoluyla satması gereken ağaçlar, alıcı çıkmayınca Milli Eğitimi Geliştirme Derneği'ne verildi. 30 yıllık dev ağaçlar bir anda yere indirildi. Başka çaresi de yoktu. Yaşanabilir bir çevreyi sembolize eden ağaçların da, türüne göre yaşamayı hak ettikleri yerler ve amaçları var. Çevre bilinci gelişen bir toplumda artık hangi ağacın nereye dikileceği, ne kadar ömrü olduğu bilinmeli. Amaca uygun dikilmeyen ağaç, çevreye zarar verebilir.

    Sulak alanları kuruttuk

    TÜRKİYE'de 1940-50 yıllarında sıtmayı önlemek veya tarım toprağı kazanmak için 200 bin hektar sulak alan kurutuldu. Burada ekolojik denge bozuldu. Göçmen kuşlar terketti. Yerli kuşlar ve göllerdeki balıklar öldü. Bitkisel üretim düştü. Çölleşme başladı. Sivrisinekleri öldürmek için kurutulan sulak alanların hayat kaynağı olduğu anlaşılınca, yeniden kazanma çabaları başladı. Genetik, tür, ekosistem ve kültürel çeşitlilik kaynağı sulak alanlardan elde kalanları korumak herkesin görevi. 50 yıl sonra bugünleri aramamak, gelecek nesillere ‘‘Yok’’ dememek için sulak alanlara sahip çıkalım.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı