Ege Haberleri

    Çevre

    Hürriyet Haber
    06.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Ali KAYADİBİ

    İnciraltı’nın altı oyuldu

    İZMİR'in nefes borusu İnciraltı'nın bitki örtüsü, gösterişli yapıların altında cılızlaştı. Nedeni çok açık. 15-20 yıl önce ağaçların arasında kaybolan az sayıdaki ‘‘Tarım evleri’’nin yerine villalar yapıldı. Doğal çevrenin geleceğini görmek istemeyen politikacıların, yüzde 5 yapılaşma izniyle yetinmeyip yüzde 20'ye çıkarması son darbe oldu. Yüzde 5'e yeniden dönülmesi ‘‘Lütuf’’ gibi gösterildi. Bu neyi değiştirir?

    SEÇİM politikası haline getirilen yapılaşma izni, toprak sahiplerini tahrik etti. Yapılaşma İzmir'in nefesini tıkayacak düzeye geldi. İnciraltı'nın 1. derecede doğal sit kabul edilmesi için çevreci avukatların İdari Mahkeme'de açtığı dava sürüyor. Oysa bu tür hukuki yollarda ilerlemek uzun soluklu mücadeleyi gerektiriyor. İzmirliler, buna dayanabilecek mi?

    KAMUOYUNDA bilinmesi gereken önemli konu şu: İdari Mahkeme, yürütmeyi durdururken, çok yönlülük itibariyle İnciraltı'nın 1. derecede sit özelliği taşımadığı görüşüne sahip. Son kararı yine mahkeme verecek. Bu süreçte yapılaşma kontrolu görevini sürdürmesi gereken yerel yönetimlerin spekülasyondan uzak kalması hukuka saygının gereğidir.

    ZİRAAT Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Alaattin Hacimüezzin, kentleşmenin yapı üstüne yapı olmadığının altına çiziyor. ‘‘Kent içinde tarım ve yeşil örtü alanı bırakılması uygar gelişmenin ön koşuludur’’ diyen Hacimüezzin, şöyle konuşuyor: ‘‘İzmir, bu yöndeki tek şansını da politik ve lüks çıkar peşindekilere feda ediyor. İnciraltı, farklılığı kent içinde yaşama şansıydı. İnciraltı'yla ilgili yapılan hata kime ve hangi döneme ait olursa olsun, İzmirli unutmayacaktır. Gelecek nesiller, affedilmez hata olarak değerlendirecektir. Göz göre göre İnciraltı'nın altı oyuldu.’’

    DOĞA SAVAŞÇISI

    Suç ortakları nerede?

    ÇÖLDE kaybolan adamın susuzluğunu gidermek için şebnemleri toplamasını garip bulurdum. Çocukluğumun geçtiği yerlerde susuz oyunlar kandırmazdı bizi. Gündüz kaçırdığımız kocaman balıkları, hep rüyalarımızda yakalardık. Güneşi görmek için sık ağaçları aralardık. Kaç kez düştük erik, elma, şeftali toplarken yüksek ağaçlardan. Hiç canımız yanmazdı.

    ÇİÇEKLERDEN en çok orman gülünü, meyvelerden yaban çileğini severdim. Gece olunca da ay ışığını. Güneş yanıklarının acısını, yürek sızılarımı hep ay ışığı dindirirdi. Ana-babamız gibi sayardık doğanın sunduklarını. Birer birer hayatımızdan çekildiklerini farkettiğimizde çok geç kaldık.

    DOĞANIN sunduğu nimetlerin, ilkokuldaki beslenme çantasında unuttuğumuz masumiyetimizle bittiğini de geç farkettik. Yarısını elimizden çekip aldılar, diğer yarısını da biz bıraktık. Suç ortakları, çocukluk rüyalarımızdaki balıklar kadar kolay yakalanmıyor. Elimizden kayıp gidiyor. Kentin ezici kalabalıklarına karışıyor.

    Çevrecinin doğal duruşu

    ÇEVRECİLER sizce dünyanın durumunu abartıyor mu? Çevreci, doğayla uyumlu ve abartısızdır. Doğal değişime karşı heyecanlı ve duyarlıdır. Dayanaksız çıkışlar, bu imajları daima zedeler. Çevre sorunlarıyla başedemediği için yıkılan uygarlık örnekleriyle doludur tarih. Ekolojik sistemlerini düzeltemeyecek biçimde zayıflatan uygarlıklardan geriye kalanları inceleyen arkeologlar, canlı tanıklardır. Kendilerini çevresel açıdan sürdürülemez yolda bulan toplumların, ellerinde yıkımı önleyecek uyarlamalarının olmadığını yine aynı kazılardan görüyoruz.

    AYDIN'daki Trallies Antik Kenti'nde yaşayanların M.S. 200 yılında kullandıkları suyu arıttıktan sonra Büyük Menderes'e bıraktıklarını belgeleyen kalıntılar ortaya çıktı. Keşke, aynı kalıntılar, bu uygarlığın sonunu getiren gerçeği de bize söyleyebilseydi.

    ÇEVRE PRENSİBİ

    HAYAT, güneşten gelen ve yaşamı destekleyen döngülerden geçerek yine uzaya düşük kaliteli enerji olarak döner. Bu biyolojik, jeolojik ve kimyasal süreçlerin bileşimiyle yaşamsal madde döngüsüne girer.

    <ı>(Enerji Akışı ve Maddi Döngüsü Prensibi)

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı