Ege Haberleri

EGE

    Çevre

    Hürriyet Haber
    02.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 02.02.2000 - 00:01

    Tarımda ilaç krizi

    İlaç kullanım oranında AB ülkelerinden geride kalan Türkiye, bilinçsiz kullanımla akut ve kronik ölüm riskinden hiç de uzak görünmüyor

    EGE ve Akdeniz bölgeleri, Türkiye'nin sebze, meyve üretiminin üçte ikisini karşılıyor. Buna bağlı olarak da en fazla tarım ilacı bu bölgelerde kullanılıyor. Ürün verimini artıran ilaçlar, bilinçsiz kullanılırsa ölümcül risk oluşturabiliyor. Özellikle AB ülkelerinde, zehir içeren ilaç kullanımının belirli dozda tutulduğu gözönüne alınırsa, Türk çiftçisinin başı çok ağrıyacak.

    TARIM ilaçlarının akut (tek dozda) veya kronik (uzun yıllar) olarak zehir etkisi dikkate alındığında öncelikle kullanıcılar zarar görüyor. Türkiye'de bir hektar için 500-600 gram tarım ilacı yeterli görülürken, AB ülkelerinde 1 kilodan çok kullanılıyor. İlaç yüksek dozda olmasına karşın, bilinçli kullanım nedeniyle zararlı etkisi düşük. Türk tarım ürünlerindeki tarım ilacının olumsuz etkisi, AB'nin kabul edilebilir toleransını aşması halinde pazarlara ulaşabilmek oldukça zor olacak.

    Öldüren mücadele

    EGE Üniversitesi Ziraat Fakültesi Fitopatoloji Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Nafiz Delen, sebze ve meyvede hiç ilaç kullanılmaması durumunda da kabuk altında aflatoksin gibi zararlı maddelerin oluştuğunu söyledi. Zirai mücadelenin gerekliliğini savunan Delen, TEMA İzmir Gönüllü Temsilciliği'nde verdiği seminerde, bilinçsiz kullanımın ölümlere varan sonuçlar ortaya çıkardığını söyledi. Delen, ‘‘İlaçlardan doğrudan veya dolaylı olarak bakır, alüminyum gibi ağır metaller alınıyor. Bakır birikimi, vücutta ve eklemde deformasyona, karaciğer, diş ve gözde bozulmalara neden oluyor, kansere yolaçıyor. Klorlanmış hidrokarbonların birikimi, sinir ve refleks bozuklukları meydana getiriyor'' dedi.

    Prof. Dr. Nafiz Delen, zirai ilaçlamada sorunu aşabilmek için anlaşmalı tarıma önem verilmesi gerektiğini bildirdi. Delen, tarım ürünlerinin satışını yapacak firmanın, kullanılması gereken ilaçları kendisinin seçtiğini, üretici bilinçsizce kullanmadığı için, sorunların aşıldığını bildirdi.

    İçimizdeki zehir

    TARIMDA verimi artırmak için zararlılarla mücadelenin önemi arttı. Hatalı kullanım halinde, birinci derecede tehdit oluşturan ilaçlamanın ekonomik boyutu da ülke sorunu haline geldi. Düşük dozdaki ilaçlar uzun zaman sonra zararlı hale gelebiliyor. Doğal çevredeki biyokimyasal dengeyi bozan ilaçlar, besin zincirine girerek canlılar üzerinde ölümcül sonuçlara yolaçabiliyor. Kanser, sinir sistemi ve refleks bozuklukları başta olmak üzere, kalıtımsal hastalıkları hazırlıyor. Tıbbi ilaçlar gibi, tarımsal ilaçlar da zararlılara çare olurken, uygulamadaki hatalar yüzünden içimizde zehire dönüşebiliyor.

    Enerjide tasarruf

    TÜRKİYE'de enerji krizlerinin, nükleer santral ihaleleri öncesine denk getirildiği yönünde yaygın öngörüler var. Bu görüşün sahipleri sivil çevre örgütleri, meslek odaları ve sanayi kesiminden oluşuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ‘‘Hava koşullarına bağlı olumsuzluklar'' diye açıkladığı kesinti nedeni, inandırıcı bulunmuyor. İddialarda ısrar ediliyor. Ancak enerji tasarrufu hep gözardı ediliyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı