Cevizci Türk kadınlarının yarım franklık direnişi

Hürriyet Haber
05.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

FRANSA'nın Güneybatısı'nda 50'si Türk, 60 kadın ceviz kırıcısı, istedikleri kilo başına 40 bin liralık (yarım frank) zammın yapılmaması üzerine greve başladı. Grevi örgütleyenlerin başında gelen Fadime, ‘‘Artık köpek gibi yaşamak istemiyoruz’’ diyor.

FRANSA'nın Güneybatısı'ndaki Terrason kentinde sessiz, ama dramatik bir direniş sürüyor. Çoğu Türk ‘Ceviz kırıcı’ 60 işçi on gündür grevde. Kabuklarını kırdıkları cevizin kilosuna 50 santim (yarım Fransız Frangı), yani 40 bin lira zam istiyorlar. İşveren ise 4 bin lira öneriyor.

Pazartesi sabahları kamyonetlerle gelip çuvallar dolusu cevizleri yüklenen ‘kırıcılar’ bir hafta boyunca evlerinde kabuk kırıyor. Bir kilo ceviz için patron 3 frank, yani yaklaşık 240 bin lira ödüyor. Ceviz kırıcı kadınlar ise 280 bin istiyorlar.

Grevci kadınlar Fruisec'in tesislerini işgal etmiş, kamyonlar da girişi kapatmış. ‘Grev gözcüleri’ şubatın buz gibi soğuğundan korunmak için bir çuval ceviz kabuğu yakmışlar ortada. Kabukların parçaladığı ellerini ısıtmaya çalışarak anlatıyorlar.

ELEBAŞI FADİME

Nevşehirli Mehmet, Terrason'a 1966 yılında gelmiş. Bir iki yıl amelelik yapmış. Sonra o da karısı ve kızı gibi cevizcilikte karar kılmış. Cevizin meyvesi ezilmesin diye kullanılan ince başlı bir kunduracı çekici satın almış kendine. Tekniği mükemmelleştirmek için de betondan bir masa dökmüş. ‘‘Eskiden kadınlar yere diz çökerek çalışıyordu. Sayemde oturarak ceviz kırıyoruz artık’’ diyor.

Grevci kadınları örgütleyenler arasında bulunan Fadime, geceleri de çalışarak haftada 200 kilo ceviz kırıyor. Bütün seneye yayarsanız ayda 1.600 frank, yaklaşık 130 milyon lira kazanıyor. Başka bir hesapla Fransa'da uygulanan asgari ücretin yaklaşık üçte biri.

Fransa gibi asgari ücretinin yaklaşık 6 bin frank olduğu bir ülkede, bütün aile, günde 18-20 saat çalışarak ayda 10 bin frank, yaklaşık 800 milyon lira kazanıyor.

Fadime anlatırken kızları Emine ile Figen ateşten yüzleri pembeleşmiş, sokuluyorlar. Ellerinde bir kutu patlamış mısır. Fransızca olarak, ‘‘Cevizden bıktık’’ diyor büyüğü.

50 Türk işçi, 10 kadar da Kuzey Afrikalı ve aileleri. Hepsi Fruisec'in ekmeğini yiyor. Sonbahar ve kış boyunca haftada 10 ton ceviz kırıyorlar.

Mukaddes, soğuktan garaja sığınmış. Beton masasının başında. Sırt ağrılarını rağmen geceye kadar çalışıyor. Gece gürültü oluyor diye ceviz kıramıyormuş. ‘‘Ben de gündüz kırdıklarımı gece çuvallara dolduruyorum’’ diyor.

Sabri, 21 yaşında. ‘‘Aman fotoğrafımı çekmeyin, arkadaşlarım görür’’ diyor. McDonalds'ta kasaplık yapan Sabri, ceviz kırmaktan utanıyor.

Gece grev gözcüleri eve dönüyor ama üç minibüs yolu tıkamaya devam ediyor. Gece gelip tesise giren çıkan var mı diye göz atma görevi de yine kadınların. Bu gece sıra Nuriye'de. Gazetecileri karşılayan Emine, ‘‘Başka sorunuz olursa...’’ diye telefon numarasına veren Fadime. Türkiye'de olduğu gibi evin yükü, grevde bile kadının sırtında.

İşveren: Fazla verirsem batarım

DAYANIŞMALARINI ve direnişlerini sürdürüyor, Türk kadınları ama kiloda 40 bin lira zam taleplerini 20 bine indiriyorlar sonunda. Eve ekmek lazım. İşveren direniyor, ‘‘4 bin liradan fazla verirsem batarım. Siz de işsiz kalırsınız’’ diyor.

Ekonomik gerekçesini belki de yüzüncü kere tekrarlıyor: ‘‘İçcevizin kilosu marketlerde 150 frank (12 milyon lira). Ama benim satış fiyatım 33-34 frank (2.7 milyon). Cevizi kabuklu 10 franga alıyorum (800 bin lira). İşçiye fazla veremem.’’

Fadime, ‘‘Bırakırız işi vallaha. Sarlat'da bir fabrika var. Aynı paraya da olsa orada çalışırız’’ diyor ama ‘‘elle ceviz kırma işi’’ gelecek vaad etmiyor. Eski Doğu Bloku ülkelerinde bu işi makinelerle yapanlar var, çok daha ucuz ve çabuk. Fadime kararlı; ‘‘Köpek gibi yaşamak istemiyoruz artık’’ diyor. Bir Fransız gazetecinin dediği gibi Fadime ‘‘köpeklerin havlayabildiğini, gereğinde ısırabildiğini’’ anlamış artık.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı