Ege Haberleri

EGE

    Cevabı Yılmaz Özdil vermişti...

    Banu Şen / HÜRRİYET
    27.09.2012 - 00:00 | Son Güncelleme: 26.09.2012 - 21:40

    Gezdim tüm dünyayı gördüm

    Güzel İzmir sana geldim

    Benim şirin güzel yurdum

    Güzel İzmir sana geldim

    Güzelsin asil duruşlu

    Medenisin hoşgörülü

    Olduğun gibi içli dışlı

    Güzel İzmir sana geldim

     

    Cevabı Yılmaz Özdil vermişti...


    Gönüllere ışık saçan

    Unutamaz görüp geçen

    Gariplere kucak açan

    Güzel İzmir sana geldim

    Kimdir necidir sormayan

    Kimseyi hakir görmeyen

    İnsanlıktan ödün vermeyen

    Güzel İzmir sana geldim


    Nice yıllar çok uzağım

    Seni seviyor yüreğim

    Güzel yurdum, son durağım

    Güzel İzmir sana geldim...

    EYLÜLÜN ilk haftasında hastalığının verdiği ağrılar, halsizlikler arttı büyük ustanın…
    Onunsa aklı İzmir’deydi, İzmir’deki evinde...
    Karabağlar’da mütevazı bir mahallede 15 yıl önce aldığı evini özlüyordu…
    Komşularını, manavını, muhtarını, eşini dostunu...
    Bir de bahçesini…
    Bahçesinde çok sevdiği ağaçlarını, kamelyasını görmek istiyordu…
    “Beni İzmir’e götürün” dedi Neşet Ertaş...
    Geldiler…
    Karabağlar Yunus Emre Mahallesi’ndeki üç katlı evde güller açıldı sanki…
    Mahalleli sevindi, “Usta yine geldi” diye…
    Ama ne çare?
    Halsizlik, iştahsızlık, boynundaki ağrı arttı…
    Daha bir hafta olmadan hastanenin yolunu tuttular…
    “Kontrol, doktora görünme” diye beklerken, doktorlar “Yatıralım” dedi…
    10 Eylül’de hastanede durumu daha da kötüye gitti…
    25 Eylül sabahı o çok sevdiği İzmir’de ölüme gitti...
    Peki, neden Neşet Ertaş, İzmir’i çok sevdi, son günlerini dile gelmese de, İzmir’de geçirmek istedi?
    Yılın büyük bölümünde yaşadığı mahallenin muhtarı Ali Kocabaş anlatıyor:
    “İzmir havasını teneffüs etmenin ona iyi geldiğini, dostlarını, akrabalarını görmenin mutlu ettiğini söylerdi. Burası mütevazı bir yer. Onun da mütevazı bir yaşamı vardı. Zaman zaman sohbet ederdik, ‘Burası benim yaşadığım yer gibi. Anadolu insanlarıyla dolu’ diyordu. Huzur bulduğunu söylüyordu. Halkın içinde olmak istediği için burayı sevdiğini anlatırdı. ‘Halkın sanatçısıyım, halkın içinde olmak istedim. Yükseklerde gözüm yok’ derdi. ‘İzmir güzel bir yer, her zaman yaşanabilecek bir şehir’ derdi bir de. Nüfus kaydını da bir sene önce buraya aldırmıştı. Evinin önündeki başka bir evi de alıp yıkıp bahçe yapmıştı. Ağaçlarını ve özellikle kamelyasını çok seviyordu. Gittiğimizde kamelyanın altında otururduk. Burada beste yaptığını söylemişti. Esnafla ilişkileri çok iyiydi. Onun mütevazılığına bir örneği manav anlattı. Bir gün manava gitmiş, alışveriş yapmış. Manav paketleri taşımak isteyince, ‘Hayır bunu benim taşımam lazım’ demiş ve eve kadar kendi götürmüş.”
    Kırşehir’de doğdu, İzmir’de sonsuzluğa yürüdü Neşet Ertaş…
    Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm, ailenin acıları dinince, daha önce bir ziyarette konuştukları anı evi düşüncesini paylaşacak…
    Ailesi izin verirse Neşet Ertaş’ın evi bir müze, anı ev olacak…
    Çok sevdiği İzmir’deki mahallesinde artık anılarda yaşayacak…

    Cevabı Yılmaz Özdil vermişti...


     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı