Çeşme’de kış temizliği

Yaz aylarında büyük rağbet gören Çeşme, havaların soğuk ve yağışlı olmasına rağmen Kurban Bayramı süresince de hareketli günler yaşadı.

Haberin Devamı

Belki yaz aylarında şahit olduğumuz hınca hınç dolu restoranlar, gece kulüpleri ve yer bulmakta zorlanılan plajlara rastlamadık, fakat her zaman gündeme gelen ‘Çeşme’nin sezonunu uzatma’ konusunda neler yapılabilineceği hakkında kaba da olsa bazı ipuçlarını görebildik.


Kalabalığın çekilmesinin ardından Çeşme’nin hemen hemen tüm mahallelerinin ve sokaklarının ne kadar yıprandığına şahit oluyorsunuz. Yazın kısa dönem için kiralanan yerlerin boşaltılmasından, hatta tabiri yerindeyse terk edilmesinden sonra ortaya çıkan çirkin, yıkık dökük görüntüden rahatsız olmamanın imkanı yok. İşlerine hala devam eden esnaf ve işyerlerinin yanında neredeyse ucube gibi duran bu mekanlarla ilgili muhakkak bir nizamname hazırlanması gerekli. Gelişigüzel ve kontrolsüz bir şekilde denetimden uzak yapılmış birçok işyeri; bu boşalmanın ardından tüm çirkinliği ile ortaya çıkıyor.
Belediyelerin bu konuda daha hassas ve yaptırımcı davranarak yeni işyerlerinin gerek açılması, gerekse kapanması sonrasında denetimlerini artırarak ortaya bu kötü manzaranın çıkmasını engellemeleri lazım. Belediyeler aynı zamanda yazın ardından kalan pisliğin de temizlenmesi konusunda gevşek davranmamalı.

Haberin Devamı

Bu denetimlerin, işyerlerinin açıldığı sezon öncesi aylarda da farklı bir şekilde yapılması kaçak yapılaşmayı önleyebileceği gibi; aynı zamanda daha güzel ve kalıcı güzelliklerin de ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
Çeşme’nin daha serin geçen kış aylarında en büyük eksiği; yıllardır konuşulan fakat bir türlü yapımı için gerekli zemini hazırlanamayan Termal Kür Merkezi. Böyle bir merkez, termal turizm konusunda Çeşme’ye gelişmenin ötesinde sıçrama fırsatı yaratarak; daha uzun turizm sezonunu yakalamasını sağlayacaktır. Son yıllarda yapılan otellerin spa ve termal tesislerinin muhakkak kapsamlı bir termal kür merkezi ile desteklenmesi; bu konuda yapılacak en büyük yatırım olarak görülmelidir. Zira uzayan sezona paralel olarak bugün boşalan birçok işyeri mevcudiyetini sürdürmeye devam edecektir.
Çeşme ve çevresinin kalıcı bir altyapıya kavuşması konusunda ise özellikle belediyeye çok fazla iş düşmekte. Rüzgarın sert, denizin yıpratıcı olduğu yarımadada; yollardan tutun da yaşam alanlarına kadar tüm mekanlarda kullanılan malzemenin itina ile seçilmesi gerekli. Zira kısa sürede yıpranan çevre; bahar ve kış aylarında görülen tenhalığa terk edilmişlik kavramını da ekliyor. Bu nedenle özellikle kıyı şerindeki altyapının daha dayanıklı ve itina ile seçilmiş olması önemli...

Haberin Devamı


Çeşme’nin her geçen gün artan talebe daha iyi ve düzenli cevap verebilmesi için; daha iyi planlanan ve daha sıkı denetlenen bir yer olması sözkonusu. Yoksa aşırı talep ile yükselen yıldızımız, ülkemizin birçok yerinde yaşanan yozlaşmanın bir benzeri olarak elimizden kayıp gidebilir...


Rüzgarı durdurmak kolay mı?

Geçtiğimiz hafta Çeşme rüzgarını önlemek için koyun önünde sıralanan mevcut adalara, yapaylarını da ilave ederek üstlerine rüzgar perdesi yapılması fikri ortaya atıldı. Çeşme koylarının kuzeydoğusu dev Karaburun Dağları ile kapalı. Buna rağmen rüzgar esti mi koca dağlar, adalar ve daha birçok engel hızını kesemiyor. Üstünden yalayıp geçiyor ve kendi yolunu buluyor. Kaldı ki önümüzde 50-100 yıl içinde değişen iklimler nedeniyle Akdeniz’de çok daha etkili ve şiddetli rüzgarların eseceğini düşünürsek; bu engellemenin bir görüntü kirliliği yaratmaktan öteye gidemeyeceğini de görmemiz gerekir. Evet rüzgarın turizmi etkilediği kesin. Fakat Çeşme’nin ve Alaçatı’nın bu kadar gelişmesindeki en önemli nedenlerden birinin bu rüzgar olduğu da aşikar değil mi?

Yazarın Tüm Yazıları