Gündem Haberleri

    Çernobil faciası hangi ülkede ve nerede meydana gelmiştir?

    Hürriyet Haber
    21.05.2017 - 18:25 | Son Güncelleme:

    Çernobil hangi ülkede sorusu, 2017 KPSS sonrası en çok araştırılan konulardan birisi oldu. 1985 yılında gerçekleşen Çernobil faciası sonrası, bir şehir komple yok olmuş, radyasyonun etkileri uzun süre atılamamıştır. Peki, Çernobil faciası hangi ülkede ve nerede meydana gelmiştir? İşte, detaylı bilgiler

    Çernobil, yarattığı facianın ardından her yıl 25 Nisan tarihinde yas içerisinde anılmaktadır. Bir şehrin yok olmasına neden olan bu facia, onlarca insanın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmıştır. Peki, ülkemiz üzerinde de etkisi olduğu söylenen Çernobil hangi ülkede, nerededir? İşte, detaylı bilgiler

    ÇERNOBİL FACİASI HANGİ ÜLKEDE OLUŞMUŞTUR?

    Ukrayna'nın Çernobil kentinde 1986 yılında meydana gelen felaketin üzerinden tam 31 yıl geçti.

    Olaylar 31 yıl önce, 25 Nisan 1986’da öğle yemeğinden çıkan bir mühendisin deney çalışması ile başladı. Elektrik denemesi için, RBMK tipi reaktörün "acil soğutucu sistemlerini" iptal ediyordu. Teknisyenler, akşam üstüne doğru, reaktörün gücünü minimuma indirmişlerdi.

    Amaçları, reaktörün çalışması ansızın durduğunda, buhar türbünlerinin daha ne kadar süre çalışmayı sürdürebileceklerini ve böylece ne kadar süre acil güvenlik sistemine güç sağlayabileceklerini öğrenmekti.

    Ancak, bu durumda, RBMK tipi grafitgaz reaktörlerinin müthiş bir istikrarsızlık kazanacağından haberleri yoktu.

    Deneyin yapılacağı 25 Nisan 1986’da önce reaktörün gücü yarıya düşürüldü, ardından da acil soğutma sistemi ile deney sırasında reaktörün kapanmasını önlemek için tehlike anında çalışmaya başlayan güvenlik sistemi devre dışı bırakıldı.

    26 Nisan günü saat 01:00’i biraz geçe teknisyenler deneyin son hazırlıklarını tamamlamak üzere ek su pompalarını çalıştırdılar. Bunun sonucunda gücünün yüzde 7’siyle çalışmakta olan reaktörde buhar basıncı düştü ve buhar ayırma tamburlarındaki su düzeyi güvenlik sınırının altına indi.

    Normal olarak bu durumda reaktörün güvenlik sistemine ulaşması gereken sinyaller de teknisyenler tarafından engellendi.

    Su düzeyini yükseltmek için buhar sistemine daha fazla su aktarıldı ve saat 01:23’de deneyin fiilen başlatılması için koşulların oluştuğuna karar verildi.

    Geri kalan diğer acil güvenlik sinyali bağlantılarını da kestikten sonra türbinlere giden buhar akışı durduruldu. Bunun sonucunda dolaşım pompaları ve reaktörün soğutma sistemi yavaşladı.

    Yakıt kanallarında ani bir ısı yükselmesi görüldü ve yapım özellikleri nedeniyle reaktör tümüyle denetimden çıkmış oldu. Tehlikeyi farkeden teknisyenler reaktörün çalışmasını durdurmak amacıyla bütün denetim çubuklarını derhal sisteme sokmaya karar verdiler. Ama aşırı derecede ısınmış olan reaktörlerde saat 01:24’te yani deneye başlanmasından bir dakika sonra iki patlama oldu.

    Bu patlamanın ayrıntıları tam olarak bilinememekle birlikte, denetim dışı bir çekirdek tepkimesinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.Üç saniye içinde rektörün gücü %7’den %50’ye fırladı. Yakıt parçacıklarının soğutma suyuyla karşılaşması, suyun bir anda buhara dönüşmesine yol açtı. Oluşan aşırı buhar basıncı reaktörün ve santral binasının tepesini uçurdu. Reaktördeki zirkonyum ve grafitin yüksek sıcaklıktaki buharla karşılaşması sonucu oluşan hidrojen yanarak bütün santralı ateşler içinde bıraktı.

    Santralin 1,016 bin ton ağırlığındaki damı, bir fişek gibi gökyüzüne fırlamış; ardından da, tüm gücüyle santralın üstüne düşmüştü.

    İlk patlama sırasında 31 kişi hayatını kaybetmiş ve radyoaktif bulut, ağır ağır bölgenin üzerine yayılmıştı. Açığa çıkan radyasyon korkunçtu: Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamalarına göre Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının toplamından 200 kat fazlaydı.

    Sovyet yetkilileri, ilk başlarda felaket haberini gizlemeye çalıştılar. Olaydan kısa bir süre sonra hayatını kaybeden, radyasyondan korunmak için gereken teknik ekipmana sahip olmayan bir çok itfaiye eri, yapı içinde başlayan otuz ayrı yangınla mücadele ederken, rüzgâr radyoaktif bulutları İsveç’e kadar taşıdı. Yapılan açıklamalara göre, bir kaç gün içerisinde Stockholm’deki radyoaktif kirlilik düzeyi 15 kat artmıştı.

    Kazadan 36 saat sonra, insanlar Çernobil’den uzaklaştırılmaya başladı. Bir ay içinde 30 km’lik çember içinde yaşayan 116.000 kişi boşaltıldı ve bunlara yeni evler verildi. Ancak, birçoğu radyasyona maruz kalmıştı bile… Çoğu gönüllü 600.000 işçi, onarım ve temizleme çalışmalarına katıldı. Yapılan ölçümlerde maruz kaldıkları radyasyon, her biri için 165 “millisievert”ti… 10 Millisievert insan için ölümcül dozu ifade ediyor.

    Etiketler: çernobil nerede
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı