Gündem Haberleri

    Cephanelikteki insan ve depodaki robotlar

    Emre KIZILKAYA / DIŞ AÇI
    09.09.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Afyonkarahisar’daki patlamanın, Amazon şirketinin depolarıyla ne ilgisi var? Suriye açıklarında iki buçuk ay önce düşen uçağımızla ilgili nihai açıklama ne zaman yapılacak? Aslında “insanca, pek insanca” sorular bunlar…

    Son yazımda, Suriye iç savaşındaki iki tarafta çatışanların da, büyük çoğunlukla zorla veya zorunluluk icabı silahaltına alınmış gençlerden oluştuğunu vurgulamıştım. ( http://www.hurriyet.com.tr/planet/21347940.asp )

    İç savaşta her iki tarafı da silahlandıranları, bu gençlerin kanına girmekle suçlamıştım.

    Ve işte özünde “insanlık dışı” olan o pervasız zihniyet geldi, bu kez Afyon’da 25 askerimizin canına mâloldu.

    Ne bir savaş, ne bir seferberlik varken…

    …üstelik iç güvenlik operasyonlarının da yapılmadığı sakin bir bölgede…

    …acemiliğini yeni tamamlamış onca askere gece yarısı el bombası sayımı yaptıranlar…

    insanlığa karşı suç işlemekten yargılanmalı.

    Tıpkı Suriye’de hem rejimin, hem de muhalefetin safındaki birçok yetkilinin yargılanması gerektiği gibi…

    *  * *

     

    İnternette kitap satarak işe başlayıp dünyanın en büyük perakendecisi haline gelen ABD merkezli Amazon şirketi

    Devasa depolarını insan gücüne ihtiyaç duymadan kullanabilmek için geçen martta tam 775 milyon dolar ödeyip bu işi yapabilecek robotlar üreten Kiva Solutions firmasını satın aldı.

    Artık Amazon depolarına giriş yapan mallar turuncu robotlara teslim ediliyor, onlar otomatik olarak bu paketleri depolama alanına götürüyor ve satış yapıldığında oradan alıp postaya veriyorlar.

    Elbette Amazon’unki ticari bir tercih ve ben “Türk Silahlı Kuvvetleri de cephaneliklerinde insan gücü yerine robot kullansın” diyerek hemen herkese pek “uçuk” gelecek bir fikri savunacak değilim.

    Ama bu fikrin o kadar “uçuk” gelmesinin aslında pek de “normal” olmadığını söyleyeceğim size.

    Çünkü bence asıl “anormal” olan…

    …ailesinin üstüne titreyerek yetiştirdiği…/images/100/0x0/55ea3e6ff018fbb8f8739a00

    …ABD’de yüksek lisans yapmış 26 yaşındaki bir insanı zorla askere alıp…

    …usta birliğine katılışının üçüncü gününde, hem de geceyarısı bir kamyon farının ışığında

    1930'larda üretilmiş, ABD veya Alman yapımı el bombalarının fünyeleriyle birlikte tutulduğu sandıkları taşıtmak.

    Ve iki haftada 16 askerini terörde, 9'unu trafik kazasında, 25'ini cephanelik patlamasında kaybeden bir ülkede…

    …tek bir istifa haberi bile duymamak.

    * * *

    Elbette;

    …“Analar Mehmetçik doğurur, ama Sikorsky doğurmaz” diye özetlenen o çarpık zihniyetin, “vesayet” ister sivil, ister askeri olsun, onyıllardır yerli yerinde durduğu…

    …Estonya gibi Sovyet kalıntısı bir ülkenin bile bu yıl ilkokul birinci sınıf öğrencilerine programlama dili öğrettiği bir çağda “pedagojik değil ideolojik bir eğitim sistemine” geçen ülkemizde… ( http://www.hurriyet.com.tr/planet/21405007.asp )

    …bir anda hepimizin bilinç sıçraması yaşayıp tüm “anormallerimizi” medeni dünya standartlarında “normallere” dönüştürebileceğimizi düşünmek saflık olur.

    “Ama” diyorum, “hiç olmazsa insanların yaşamasına ve istifanın çoğu kez bir insaniyet meselesi olduğunu bilmeyenlere hesap sorabilmesine izin versek…”

    Belki bir gün insanca, pek insanca bir düzenimiz olur.

    * * *

    Yeri gelmişken…

    İnsanca, Pek İnsanca” aynı zamanda Friedrich Nietzsche’nin bir kitabının adı. (Menschliches Allzumenschliches)

    Şimdi lütfen…

    Suriye açıklarında tam iki buçuk ay önce düşen ve onca bocalamanın ardından hâlâ neden düştüğü açıklanmayan uçağımızdan tutun…

    Afyonkarahisar’da mühimmat taşıtılan yüksek lisans sahibi askerlerimize kadar gelin…

    Yetkililerin baskısına rağmen sırf kamu yararı adına resmi açıklamaları sorgulayan, şüphe duyan gazetecileri hatırlayın sonra...

    Ve ‘İnsanca, Pek İnsanca’da geçen şu sözleri düşünün:

    “İnançlar, hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir. Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır. Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh…”

     

    * Hürriyet Gazetesi Dış Haberler Şefi Emre KIZILKAYA’nın iletişim bilgileri ve bloguna http://about.me/emrekizilkaya adresinden ulaşılabilir. Ayrıca: http://www.twitter.com/ekizilkaya

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı