"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

’Cep’ten konuşuyor hasta tavuk yediriyor

ŞİMDİLERDE biyobenzin üretimine soyunan işadamı Mustafa Ezici, bir yıl kadar önce elinde bir kasa tavukla geldi. Daha önce tavukçuluk sektöründe de faaliyet gösteren, ancak uzaklaşmayı yeğleyen Ezici, kasayı ekonomi servisinin ortasına koyup sordu: "Vahap Bey, bu tavukları yer misin?"

Baktım, kasadaki tavuklar pek de iyi görünmüyordu, elbette yanıtım olumsuz oldu: "Yemem..."

Ezici, önce uyarılar yaptı: "Tavukçulukta hijyen çok önemli. Hijyenik ortamda beslenmeyen, aynı şekilde kesilip, paketlenmeyen tavuktan uzak durun. Bırakın pazarda satılanı, markette bile açıkta pazarlanan tavuk etini almayın. Açıkta satılan tavuk, ne kadar hiyenik ortamda beslenip, kesilse de soğuk zincir kırıldığı an, sağlığı tehdit eder hale geliyor."

Ezici, kasayı gösterip, içini döktü: "Sektörde bu işi iyi yapanlar var. Sözüm onlara değil. Ancak, gördüğünüz kasalar doğru dürüst temizlenmeden kullanılıyor. Açık tavuk, bu kasalara doldurulup taşınıyor. Bunu yapanlar, hijyenden uzak tavuk etinin verebileceği zararın farkında değilmiş gibi davranıyor."

Ezici, önceki akşam yeniden aradı, o günü hatırlattı: "Söylediklerimi şimdi daha iyi anladınız değil mi? Üç yavrumuzu kuş gribine kurban verdik. Başka riskli vatandaşlarımız, yavrularımız da var. Türkiye bu işin üstesinden zor gelir."

Ezici’yi kuş gribi konusunda böyle umutsuz konuşturan neydi: "İşini düzgün yapan kuruluşlara sözüm yok. Ancak, Türkiye’deki kümeslerin çoğunun hali içler acısı. Normalde tavuklar kesime gittikçe kümesler, temizlik döneminden geçirilir. Birçok kümeste buna uyulmuyor. Çoğu aile neredeyse kümeste, tavuklarıyla birlikte yatıyor. İşin en vahim yanı da bu."

Ezici, sokakta dolaşan tavuk ve benzeri kanatlı hayvanların sözünü bile etmiyor. Çünkü, evlerde gelişigüzel beslenen tavukların sağlıklı olmasını zaten beklemiyor.

Ezici’yle bunları konuşurken, üç çocuğunu kuş gribine kurban veren Zeki Koçyiğit’in fotoğrafı gözümün önüne geliyor. Koçyiğit, Türkiye’nin kişi başına geliri en düşük merkezlerinden birinde yaşamakla birlikte, elinde cep telefonu taşıyor.

Olaya cep telefonundan bakınca, bölge iletişim çağını yakalamış görünüyor...

"Aman telef olmasın" diyerek hasta tavuğu kesip yiyenler dikkate alınınca, "çağın gerisinde kalındığı" tüm çıplaklığıyla ortaya çıkıyor...

Üzücü olay başa gelince, "Kimse bizi uyarmadı, haberimiz yoktu" savunmasına geçiliyor, "Cahillik"ten dem vuruluyor...

Oysa televizyon sayesinde dünyanın her noktasının "en gariban" eve bile girdiği unutuluyor...

Televizyonlarda çoğunlukla futbola, dizilere, magazin programlarına odaklanılıyor, haberlerin, belgesel ve eğitici programların yüzüne bakılmıyor...

Lütfen "cep telefonuyla çağı yakalayıp, hasta tavukla çağdışı kalma" çelişkisini bitirelim...

Duayen bankacının 40 yıllık halkla ilişkiler sırrı

HALKLA İlişkiler Danışmanlar Derneği’nin (HDD) kurucusu ve Türk halkla ilişkiler sektörünün duayeni Betûl Mardin’in ABD’de kazandığı, "Halkla İlişkilerde Yaşamboyu Başarı 2005 Atlas Ödülü"nü kutladığı gece...

HDD Başkanı Melek Manisalı’nın kısa sunuşundan sonra sahneye çıkan Betûl Mardin, önce 5 aylık kasırga gecikmesiyle kavuşabildiği ödülünü dostlarıyla paylaştı. Sonra, salonda bulunan bazı dostlarının kendisine iş hayatında yaptıkları katkılardan söz etti.

Bunlardan bana en ilginç geleni, Türk bankacılık sektörünün duayeni, Akbank Yönetim Kurulu Üyesi ve Turkish Bank Yönetim Kurulu Başkanvekili Hamit Belli’yle ilgili olanıydı.

Betûl Mardin, elindeki mini, yeşil kaplı kitapçığı gösterdi: "Bunu hatırlıyor musunuz Hamit Bey?.. 40 yıl önce, ’Halkla ilişkiler nasıl yapılır, ne yapmalıyım’ diye arayış içindeyken bu kitabı elime tutuşturmuş, önümü açmıştınız."

Mardin
, sonra da kitabın adını okudu: "Bankacılıkta Beşeri İlişkiler..."

Mardin’in konuşmasından sonra Hamit Belli’ye kitabı sordum, anlattı: "O tarihlerde personelin müşteriye nasıl davranacağı konusu çok önemliydi. O kitapta banka personelinin güler yüzlü olması gerektiğinden nasıl giyineceğine, telefonla nasıl konuşacağına kadar birçok konuda ipuçları verdik."

Belli
, "Bankacılıkta Beşeri İlişkiler" demiş, Mardin oradan çok ders çıkarmış...
X