« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Cep’ler bugüne kadar dünyada en hızlı yayılan cihaz

Cep telefonu, tüm zamanların en hızlı yayılan tekniği, aynı zamanda gündelik hayatı da en hızlı ve derinlemesine değiştirdi... Bilim adamları cep telefonunun neden bu kadar yaygınlaştığını ve toplumu nasıl değiştirdiğini araştırıyor.

Derleyen: Nilgün Özbaşaran
SON GÜNCELLEME
Şirketler, cep telefonlarına durmadan yeni görevler yükleme, yetenekler kazandırma peşinde. Pek çok yakın gelecekte, cep telefonları, üzerinden herşeyin yapıldığı araçlara dönüşecek, cepten TV izleme dahil..

Dünya genelinde en fazla satılan teknoloji ürünü cep telefonu. Son CeBIT bilişim fuarında da cep telefonu ön plandaydı. 60 ülkeden 6500 kuruluş toplam 300.000 metrekarelik alanda birçok yenilikler sergiledi. Türkiye’den de 45 firma katıldı fuara. İşte size cep telefonlarını bekleyen gelecek...

Her ortamda ve her koşulda iletişim olanağı sunan cep telefonu, ekonomik kriz içindeki ülkemizde bile neredeyse ‘peynir ekmek’ gibi satılıyor.

Çevrenize şöyle bir bakın, birçok kişinin bir veya iki cep telefonu değiştirmiş olduğunu fark edeceksiniz. Cep telefonu hayatımızı ve davranışlarımızı önemli ölçüde değiştiriyor. Her zaman ulaşılır olmaktan yakınan ‘kibar’ insanlar dahi mesela yemekli bir sohbet sırasında cep telefonuna yanıt vermekten çekinmiyorlar.

Özellikle de gençlerin elinden neredeyse hiç düşmeyen cep telefonuyla buluşmalar, kutlamalar vb işler organize ediliyor. Gençler birbirlerinden uzakta olsalar bile cep telefonuyla gruplaşabiliyorlar.

Klasik sözleşmeler ve önceden plan yapma gibi alışkanlıklar terk edildi. Nasıl olsa herkes her an ulaşılabilir durumda. Gece hayatı yola çıkıldıktan sonra planlanmaya başlanıyor ve bu ‘planlamalar’ gecenin sonuna dek sürüyor.

İkili ilişkileri etkiledi

Cep telefonuyla iletişim tabii ki ikili ilişkileri de etkiledi. Mobil iletişim ağı sayesinde artık kimse yalnız değil, her an birileri arayabiliyor: ‘Şuradayım, görüşelim...’. Özene bezene yazılan şiirsel sevgi sözcükleri ise mesele ‘ben de’ gibi beklenenden çok kısa yanıtlar yüzünden sevgilileri hayal kırıklığına uğratıyor.

Mobil iletişimin vazgeçilmezliği elbette ki üreticilerin gözünden kaçmadı. Sonuçta cep telefonu, 15-20 yıl öncesine kadar uzaydan gelmiş mucize alet gibi karşılanan bilgisayarın tahtını bile sarstı.

Neredeyse her gün yeni bir fonksiyon ekleniyor. Küçük bir oyuncak görünümündeki alet iletişim imkanı dışında, fotoğraf çekiyor, müzik kaydediyor, hafızasına yazılı ve görüntülü veri depoluyor. Ve radyolu ve televizyonlu modeller de yolda.

Japonya’da televizyonlu cep telefonlarının ilk prototipleri üretildi bile. Bu yıl içinde ‘Mobile Broadcasting Corparation’ kuruluşunun bir uydusu devreye girecek.

TV’li cep

Sistem, cep telefonları için özel olarak geliştirilmiş televizyon programlarının izlenmesine olanak tanıyor. Ancak televizyonlu cep telefonları henüz mükemmellikten uzak.

Sanyo’nun cep televizyonu aküyle en fazla 90 dakika kadar çalışırken, rakip firma NEC’in televizyonu ancak 60 dakika kadar izlenebiliyor. Yani sonuçta bir futbol karşılaşmasını bile izlemek mümkün değil. Ayrıca sistem, mesela otomobil, tren vb hareket halindeki araçlar içinde iyi işlemiyor.

Fakat buna rağmen üreticilerin planları hazır. Tele alışveriş gibi interaktif TV programlarının, özellikle de genç müşterilerin ilgisini çekeceği tahmin edilmekte. NEC firmasından Akira Kato ise gençlerin cep televizyonunu sadece kısa süreler için mesela tren ve metro duraklarında izleyeceklerini düşünüyor.

Günde bir milyar mesaj!

Cep telefonunun yaşamımızı bu denli etkilemesi tabii ki araştırmacıları da meraklandırdı. Mobil iletişimin toplumsal yaşamı ne derece değiştirdiğini araştıran bilim adamlarının ilginç saptamaları var:

Mesela karanlık ve ıssız sokaklardan geçmek zorunda kalan kadınlar, telefonla konuşuyor gibi yaparak sanal olarak korunduklarını göstermeye çalışıyorlar.

Antropologlar ise, mesaj tuşlayan gençlerin baş parmaklarının genişleyip genişlemediğini kontrol ediyorlar.

Tahminlere göre günde bir milyar mesaj dolaşıyor cep telefonlarında. Özellikle de gençler arasında telefona bakmadan mesaj çekebilecek kadar ustalaşanların sayısı bir hayli kabarık.

Mobil iletişim, adına uygun bir şekilde insanları hareketli bir yaşama sürükledi. Bu konuyu yıllardan beri araştıran Finlandiyalı sosyolog Timo Kopomaa: ‘Gençler kent içinde çölde dolaşan göçerler gibi geziniyorlar’ diyor. Cep telefonu sayesinde koskoca kentler herkesin bir araya toplandığı oturma odalarına dönüştü.

Kardeşini yuvadan al!

Yetişkinler de tıpkı gençler gibi cep telefonuyla daha çok arkadaşlarını ve aile yakınlarını arıyorlar. Dahası cep telefonu aileyi organize eden bir araç işlevini görüyor. Mesela işi başından aşkın olan iş kadını kocasından akşam yemeği için eksik malzemeleri sipariş ediyor ya da büyük kızına kardeşini yuvadan almasını tembihleyebiliyor.

Durum böyle olunca da çocuklar çok küçük yaştan itibaren mobil yaşama adım atıyor tabii. Çocukları cep telefonu taşıyan anne babalar daha rahat. Uzmanlar bu durumda ‘esnek kontrolden’ söz ediyorlar. Küçük afacan artık dünyada güvenle dolaşabiliyor, merak etmeye gerek yok, nasıl olsa cep telefonu var.

Cep telefonunun en fazla rağbet gördüğü ülkelerden biri olan Finlandiya’da henüz ne işe yaradığını bile bilmeden cep telefonuna sahip olan küçük çocuklar, telefonlarına isim takıyor hatta bebek elbiseleri bile giydiriyorlar.

12 yaşındaki çocuklar tüm fonksiyonları biliyorlar ve aşağı yukarı bu yaşlarda da durmadan yeni zil sesi ya da logolar yüklenmekte. Sonuçta onlar için hiçbir şey pahalı değil. Sadece zil sesleri için geçtiğimiz yıl dünya genelinde yaklaşık

Zil sesine 3,5 milyar dolar

3,5 milyar dolar harcandı. Oysa daha önce insanlar böyle bir şeye ihtiyaç duymamışlardı bile, tıpkı telefonla fotoğraf çekmek gibi. Ama geçtiğimiz yıl buna rağmen fotoğraf makineli cep telefonları dijital kameralardan daha çok sattı.

Ve insanlar her gün yeni bir kullanım alanı keşfediyorlar. Mesela Singapurlu bir öğrenci sınıfta bir arkadaşını azarlayarak ödevini yırtan öğretmeni görüntüleyerek İnternete sergileyince ülke çapında bir tartışmayı başlattı.

Japon medya araştırmacısı Mizuko ise insanların kameralı ceplerle en çok ne yapmayı sevdiklerini araştırmış. Kamera, günün ilginç olaylarını barındıran bir foto albümü olarak kullanılmakta. Mesela apartmandaki komşunun aptal yüz ifadesi, tencere tutacağını kemiren kobay faresi gibi kaydedilmeye ya da büyük masraflarla gönderilmeye değer olmayan ama arkadaşların komik bulabilecekleri düşüncesiyle çekilen fotoğraflar bunlar.

Yeni teknik en çok da eşlerini aldatanları zor durumda bırakacağa benziyor. Halihazırdaki cepler bile genelde güçlük çıkarıyor. İngiliz araştırmacı Sadie Plant örneğin, aldatanların telefonunu kapatmak yerine (ki bu durumda daha fazla kuşku uyandırılıyor) yalan söylemeyi tercih ettiklerini söylüyor. Amerika’da yapılan diğer bir araştırmaya göreyse her beş kullanıcıdan biri bu yöntemden yararlanmakta.

Aslında dijital konumlama aletleri şimdiden farklı açılardan özellikle yayaların çok işine yarıyor. Cep bilgisayarı formatında, rehberlik görevini gören bu aletler, renkli ekran üzerinde en yakın eğlence merkezlerini ya da otelleri gösteriyorlar.

Bilim kurgu filmlerindeki aletleri hatırlatan GPS konumlama aletleri, otomobil sürücülerinden sonra yayaları da yönlendirmeye başladı.

Fiyatları 500-600 euro arasında değişen dijital rehberler dört ilave modülle birlikte sunuluyor: bir cep bilgisayarı (örn. Hewlett-Packard’ın ‘Ipaq’ modeli), sokak haritasını görüntülemeye yarayan bir bellek kartı, kibrit kutusu büyüklüğünde ‘GPS fare’ ve gerekli caddelerin ve sokakların kayıtlı olduğu bir yazılım programı.

Dijital telsiz tekniği GSM’nin, başarısından sonra firmalar UMTS (Universal Mobile Telecommunications System’) tekniğine yöneldiler.

14 ülkede uygulanmakta olan UMTS sistemi dünya çapında dolaşım serbestisi sağlayan bir sistem. Sayısal ses ve görüntü, veri iletimi, multimedya gibi servis olanaklarını radyo bazlı telekomünikasyon ortamında sağlamaya yönelik.

Üçüncü kuşak mobil haberleşme sistemi UMTS, mobil iletişim hizmetlerinin daha geniş bir kapsama alanı içinde sağlanması, mobil uydu sistemleriyle bir arada ve bağlantılı çalışabilmesi, 2Mbyte/s hızının aşılması, evrensel kişisel haberleşme (Universal Personal Telecommunications-UPT) sisteminin desteklemesi gibi hedefler doğrultusunda geliştirildi.

UMTS sistemi şu anda Avustralya, Danimarka, Almanya, Yunanistan, İngiltere, Hongkong, İtalya, Japonya, Hollanda, Avusturya, İsveç, Slovanya, İspanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde kullanılmakta.

PP: 30 milyon sunum

Dünya üzerinde günden güne 30 milyonu aşkın konferans, yazılım programı ‘Powerpoint’ eşliğinde sunuluyor. Microsoft firmasının programı, el çabukluğuyla metinleri, tabloları, sesleri ve filmleri konuşmacının arkasındaki ekrana yansıtıyor. Yazılım programının olumsuz bir yanı, karmaşık bağlantıları basitleştirerek kolayca kabul edilmesini sağlamasına dayanıyor.

Powerpoint kullanımının riskleri ve yan etkilerini businessplanarchive.org web sitesinde izlemek mümkün. Sitede Yeni Ekonomi’nin (New Economy) gelişmeye başladığı dönemde başarısızlığa uğrayan düzinelerce proje yer alıyor.

Son zamanlarda artık savaş ve barış sorunları da Powerpoint programıyla işlenmeye başlandı.

Ve programın en önemli özelliği kolay öğrenilebilir olması. En beceriksizler bile birkaç saat içinde sistemi kavrayabiliyorlar.

Ve oyunlar

Sony firması Playstation 2 oyununu Eyetoy kamerasıyla birleştirince, oyuncular artık doğrudan doğruya oyuna katılma olanağına kavuştular. Televizyonun üzerine yerleştirilen küçük bir siyah kutu şeklindeki Eyetoy kamerası, kullanıcının her hareketini kaydederken, kameraya bağlı Playstation 2, bu hareketleri komutlara dönüştürüyor. Bu şekilde oyuncu örneğin video oyununda Ninja kaplumbağalarıyla dövüşebiliyor.

Kullanıcının ekrana taşınmasından sonra dünya genelinde üç milyonu aşkın oyun satıldı.

Ve şu sıralar şimdi ‘Move2Play’ ve ‘Camgoo2+’ gibi rakip oyunlar var sırada. İsviçreli üretici Logitech, daha farklı konsol oyunları üzerinde çalışıyor. Bu tür oyunlar sayesinde tuşlar, Joystick’ler ve benzeri araçlara gerek kalmıyor bile.

Hatta Sony’nin ‘Eyetop:Groove’ oyunu, hareketlere oynan oyunlar sırasında yakılan kalorileri bile gösteriyor. Sony ayrıca yakın bir gelecekte oyuncuların yüzlerini, pilot, karateci veya futbolcuların dijital bedenlerine aktarmaya izin verecek oyunlar da üreteceğini açıkladı.

İlişkili Haberler