Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cennet Koyu olmuş cehennem

Bodrum Cennet Koyu fotoğrafı insanın tüylerini diken diken ediyor.

Üç hafta önce çekilen fotoğraf koydaki yapılaşmayı gösteriyor ve yeni. AKP’nin kıyı politikasını gözler önüne seriyor. Bodrum’un kuzeyinde yirmi altı koy var. Yirmi altı koyun yirmi birinde yapılaşma, koylar size ömür. Üçünde yapılaşma henüz yarım. Etti yirmi dört, geriye iki bakir koy kalıyor. Bodrum’un güneyinde yirmi üç koy var. Yirmi üç koyun on altısında yapılaşma tamam, koyları unutun. Üç koyda yapılaşma yarım, geriye kalan dört koy risk altında.

İKİ YAMAÇ DOLDU

Bodrum’un kuzeyindeki tek bakir koyda, adı üstünde, Cennet Koyu’nda ilk cehennem taşları balık çiftlikleri ile döşeniyor.
Bir süre sonra, “Balık çiftlikleri koyu kirletiyor” deniliyor ki, doğru, balık çiftlikleri kaldırılıyor. Neden kaldırıldığını anlamak uzun sürmüyor: Yapılaşma başlıyor.
Koyun bir yamacında başlayan yapılaşma öteki yamaca sıçrıyor. Üç hafta önceki çekilen fotoğraf
bunu gösteriyor. Tam facia. Ne kıyı kalmış, ne sit, ne yeşil.

MAHKEMELİK

Çok şükür ki, Bodrum’da bu işleri kovalayan sivil toplum örgütleri var. Doğa tutkunu tek tek insanlar var.
Cennet Koyu’ndaki arazi önce Hazine’ye devrediliyor, Hazine’den de Özelleştirme İdaresi’ne. İdare araziyi satışa çıkarıyor. Hazine’ye devredilen bu alan için hak iddia eden hissedarlar var. Onlar dava açıp, satışın durdurulmasını istiyor. Buna rağmen, idare satışı gerçekleştiriyor. Şimdi yeniden dava açılıyor.
Satış, dava derken, yapılaşma alıp başını gidiyor. Bunlar son birkaç yılda yaşananlar. Şimdi kıyı yağmasını durdurmak üzere ayağa kalkmak hiç inandırıcı değil. İşte, eseriniz Cennet Koyu, en yakın örnek.

Genelgede çelişki

ÇOK iyi bir genelge gönderiyor Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar 22 Ocak 2013’te Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’ne.
“Turizm tesis alanlarında mevzuata aykırı planlar yapıldığına” dikkat çekerek, bu arazilerin konut amaçlı kullanıma açıldığını belirtiyor, “engellenmesini” istiyor. Kıyıları, bakir koyları korumaya dönük bir genelge, çok iyi.
Ancak, “bununla birlikte” diye başlayan ikinci bölümünde genelgenin iyi hali bozuluyor, şu cümle ile:
“İmar planları ile turizm tesis alanı olarak ayrılan, ancak plan hükümleri gereği tercihan konut yapılması da mümkün olan parsellerde konut kullanımının tercih edilmesi halinde, imar planlarında sadece konut kullanımına yönelik plan değişikliklerinin sağlanması...”
Hem konut kullanımına açılması engellenecek, hem konut kullanımı tercih ediliyorsa ona göre imar planı değişecek, bu nasıl olacak?
Belediyelere de giden genelgeyi başkanlar anlamadıklarını belirtiyor.

532 No’lu parsele yanıt

BİR
süre önce bu sütunda Yalıkavak 532 No’lu parselde Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun imar planını değiştirdiğini yazıyorum. Karara göre, oraya otel, cami, sağlık merkezi, marina yapılması öngörülüyor.
Bayram tatili sırasında Tayyip Erdoğan kıyılarda yağmaya son verileceğini söylüyor. Bunun üzerine MHP milletvekili Lütfü Türkkan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a 532 No’lu parselle ilgili soru soruyor. Bakanın yanıtı özetle şöyle:
“1- Hazine’ye ait bir arazi özelleştirme programına alınıyor, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na devrediliyor.
2- Özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arazilerin, ilgili kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulu onayına sunuluyor.
3- Parselle ilgili olarak Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan bilgi alınması uygun olacaktır”.
Soru parselle ilgili ama, Bayraktar parselle ilgili yanıt vermiyor, topu Başbakanlık Özelleştirme İdaresi’ne atıyor. Oysa, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nda kendisi de üye.
Bayraktar
prosedürü anlatıyor, hikâye, asıl soruyu es geçiyor. O parselde imar planı neden değişmiş, parselin kime verileceği belli mi gibi sorular askıda kalıyor.

X