Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cenazeler Fatih’e

ANNEM onun cenaze töreni hakkında bu yazıyı kaleme almamı onaylar mıydı, emin değilim. Toplumsal uzlaşmaya bir nebze katkısı olur umuduyla ben yine de yazıyorum.

Annemin cenazesini geçen pazar günü Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış olan Fatih Camii’nden kaldırdık. ‘Neden Fatih Camii?’ diye soran çok oldu. Orayı seçtim, çünkü bu bir aile geleneğiydi. Annemin Rumeli göçmeni olan ailesi 1924 yılında İstanbul’a geldiklerinde başta Fatih’e yerleşmişler. Mezarlık için de Edirnekapı’da yer alınmış. Ailemizin cenazeleri öteden beri Fatih’ten kalkar.

Gel zaman git zaman Fatih kimlik değiştirdi. Aile başka yerlere dağıldı. Fatih, özellikle Çarşamba uzantısıyla bildiğimiz kurtarılmış bölge halini aldı. Ama bizim aile geleneği değişmedi.

Annem okumuş yazmış, dünya görmüş, Cumhuriyet değerlerine bağlı ve dini inanç sahibi aydın bir kadındı.

Cenazesi için cami seçerken çok düşündüm. Levent’ten laiklerin cenazesi, Teşvikiye’den zenginlerin, Bebek’ten sanatçıların kalkar oldu. Fatih ise koyu dindarlara kaldı. Toplumun bu tür ayrışmalara ihtiyacı yoktu. O halde annemin cenazesi Fatih’ten kalkacaktı. Biz bu ayrışmaya aldırmayacaktık.

* * *

Öğle namazı sırasında yavaş yavaş cenaze namazı için saflaşma başladı. Bu arada hoparlörden gelen ses başımızı örtmemek, şeriata uymamamız gibi çeşitli nedenlerle ‘Allah’ın sopasının kafamıza ineceğini’ söylemekteydi.

O görkemli avlu mesire yerine döndüğü için cenazeleri yan tarafta yol vazifesi de gören yerden kaldırır olmuşlar. Cenazeye gelenler mecburen bir tarafta biriktiler. Saf duranlarla kadınların ayrışması mümkün olamadı. İşte bu durum orada bulunan bir iki cübbeli ve sarıklının çok canını sıktı. Kadınlara dirsek atarak çekilmeleri istendi. Tabii annemin cemaatinde bir cübbelinin fiziki müdahalesine pabuç bırakacak kadın pek yoktu. Cübbeli adam yaptığına yapacağına pişman oldu. Yaşını başını almış Antepli dindar bir halamıza gelen bir başka cübbeli ‘Çekil hanım, namazımız bozuluyor’ dedi. Bunun üzerine ‘Namazın bu kadar çabuk bozuluyorsa kılma’ cevabını aldı. Sonuçta pek çok kadın, başlangıçta buna niyet etmesek de annemin namazını kılmış olduk.

Fatih Camii avlusunda meydana gelen olay aslında bir kimlik mücadelesi. Kadınlar artık itilip kakılmak istemiyorlar.

* * *

Uzlaşmacı ve sakin bir insan olan anneciğimin ruhunu cenazeyi Fatih Camii’nden kaldırarak incittim mi? Uzun yıllarımızın geçtiği Göztepe’deki cami neden hiç aklıma gelmedi?

Fatih’te cenazenin huzurunu kaçıranlar çıkabileceğini düşünememiştim.

Ama yine de doğru olanı yaptığımı düşünüyorum. Ayrışmaların, bölünmelerin cenazelerimizi kaldırdığımız camilere kadar yayılması hayra alamet değil.

Yanlış yaptımsa da annem beni affedecektir, her zamanki gibi.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI