Gündem Haberleri

    Cemevi ibadethanedir

    ANKARA
    18.08.2015 - 09:26 | Son Güncelleme:

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun cemevi yaptırmak üzere dernek kurulabileceğine dair kararının ardından Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de AİHM kararına dayanarak “Cemevi ibadethanedir. Aydınlatma giderleri ödenmelidir” kararı verdi. Bu karar üzerine cemevleri, cami, sinagog, havra gibi ‘ibadethane’ statüsüne girdi. Artık cemevlerinin aydınlatma giderleri Diyanet bütçesinden ödenecek, belediyeler cemeveleri için arsa tahsisi yapabilecek.

    YARGITAY Hukuk Genel Kurulu, geçen yıl Çankaya Cemevi Yaptırma Derneği hakkındaki kapatma davasını reddeden ve kararında direnen Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını onamıştı. Tekke ve Zaviyeler Yasası’na aykırı olmasına rağmen cemevi yaptırılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olmadığına karar veren Kurul, cemevlerinin ibadethane olup olmadığının yargı kararıyla belirlenemeyeceğine ancak cemevi yaptırmak üzere dernek kurulabileceğine hükmetmişti. Bu kararla, cemevleri yasal hale gelmiş ancak ibadethane statüsü verilmemişti. İbadethane statüsünü sağlayan kararı ise Yargıtay 3. Hukuk Dairesi şöyle verdi:

    ELEKTRİK FATURASI DAVASI

    Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ, Cem Vakfı aleyhine 2007’ye ait ödenmeyen 10 elektrik faturası için icra takibi başlattı. Vakıf, “fatura tahakkuk ettirilen yerin bir ibadethane olduğu için elektrik kullanım bedeli talep edilemeyeceği” itirazı yaptı. İcra takibinin durması nedeniyle BEDAŞ, itirazın iptaline karar verilmesi için Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı. Vakıf, elektrik faturası gönderilen binada cemevi olduğunu bildirdi ve Elektrik Piyasası Kanunu’na göre ‘toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen yerlerin aydınlanma giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanması’ gerekmektedir” diye itiraz etti. Mahkeme BEDAŞ lehine karar verdi ve vakfın itirazını kaldırdı. Temyiz edilen karar 28 Mayıs’ta Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nce oybirliği ile bozuldu.


    ‘CEMEVİ MEKÂNIN ADIDIR’


    Dört sayfalık Yargıtay kararında, AİHM’nin cemevelerini ibadethane sayan kararına ve anayasanın uluslararası anlaşmaların iç hukuk normu sayıldığına ilişkin düzenlemesiyle eşitlik, din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin maddelerine atıf yapıldı. Kararda özetle şöyle denildi:
    “Cemevi, Alevi-İslam inanışına sahip yurttaşlarımızın öteden beri cem ibadetini yaptıkları mekânın adıdır. Cem kelimesi, Arapça’da ‘toplanma’ anlamına gelmekte ve dini, törensel ve ritüel uygulamalarının tümünü kapsamaktadır. Öncelikle, bir mekânın ibadet yeri sayılıp sayılmamasının münhasıran o inanca tabi insanların takdirinde bulunmalıdır.


    GİDER TESPİT EDİLMELİ


    Alevilik ve Alevilerle ilgili sorunlar ülkemizde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargılama konusu olmuştur. Nitekim, Cem Vakfı/Türkiye davası, somut olayla bire bir örtüşmektedir. Her iki davanın tarafları aynı olup, konuları benzerdir. Bu davada ülkemizin, İnsan Haklan ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin 9 ve 14’üncü maddelerini ihlal ettiğine hükmedilmiştir. Tüm bu maddeler ve özellikle Uluslararası Sözleşme hükümleri ile birlikte normatif düzenlemeler kapsamında hukuki olgulara göre; cemevlerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9 ve 14’üncü maddelerine aykırı olduğunu bildirir AİHM’nin Cem Vakfı kararı da dikkate alınarak, davalı vakıfta, alanında uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak; sözkonusu vakfın ibadethane kapsamında değerlendirilecek bu bölüme ait aydınlatma giderleri tespit edilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.”
    Cem Vakfı avukatı Erhan Aslaner, “Gecikmiş ama güzel bir karar” yorumunu yaparak, kararı şöyle değerlendirdi: “Yargıtay görüş değiştirdi. Bu kararın tarihi özelliği şudur. Türk yargısı, ‘bir yerin ibadet yeri olduğuna o inanç mensupları karar verebilir, resmi otorite veremez’ dedi.”


    Yasal düzenleme yapılsın


    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, hükümetin yasal düzenleme yaparak, AİHM kararları ve son Yargıtay kararı ışığında cemevlerine ibadethane statüsü vermesi gerektiğini söyledi: “Mahkeme kararları uygulanmıyor ya da farklı farklı uygulanıyor. Artık siyasi ayağın tamamlanması gerekiyor. Yasal dayanak olmadığı sürece sıkıntı sona ermez.”

    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı