"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Cemaatte taşınma zamanı

BUNDAN birkaç yıl önce hepimize, yani köşe yazarı sınıfına seslenip şunu yazmıştım:<br><br>"Bu köşeler babamızın malı değildir."

Bugün bir adım daha atıyorum.

"Bu köşeler babamızın malı değilse, ait olduğumuz cemaatlerin malı hiç değildir."

Bu seçim, durumumuzu yeniden gözden geçirmek için çok iyi bir fırsat oldu.

Diyorum ki, şimdi "teneffüse çıkma" zamanı.

Hadi şöyle gömleklerimizin yakasını biraz gevşetelim.

Cemaat evinin kapısını elimizle itip açalım.

"O kadar cesaretim, takatim yok" diyorsanız, hiç olmazsa aralayalım.

Şöyle biraz dışarı çıkıp temiz hava alalım.

Emin olun cemaat evlerinin havasının ne kadar kirli, ne kadar ağır, ne kadar kábus gibi üstümüze abandığını anlayacağız.

Oksijen dimağımızı açtıkça, körlüğümüzün farkına daha çok varacağız.

* * *

Artık cemaat evlerini boşaltmanın zamanı geldi.

Çünkü bu cemaat taassubu Türkiye’ye çok zarar verdi.

Hepimizin kimyasını bozdu.

Bu iklimi değiştirmemiz lazım.

Köşelerden verilen ucuz kavgalar, şahsi kahramanlık menkıbeleri, "Bir tek ben dürüstüm, geriye kalan herkes namussuz" babalanmaları bir günde demode oldu.

Hakaret, aşağılama, belgesiz suçlama, oduncu baltası gibi durmadan "adam dövme" kültürü, daha doğrusu kültürsüzlüğü hüsrana uğradı.

"Tanrı yazarlar" için de artık ölümlüler katına inme zamanı geldi.

* * *

Cemaat evi derken, sanmayın ki sadece bizim mahalledekilerden söz ediyorum.

Başka mahallelerde de durum farklı değil.

Sol, sağ, laik, antilaik, şucu bucu, Kürtçü, Alevici, dinci, ülkücü, ulusalcı bütün mahalleler, cemaat şeyhleri ve müritleriyle dolu.

Bakıyorum oralarda "Seçimden bizim parti galip çıktı" edasıyla volta atmaya başlayan yeni köşe abileri peydahlandı.

Kaba saba istilacı bir kültürsüzlük ve görmemişlikle meydan okuyorlar.

"Şimdi sıra bizde" sakilliği, oralarından buralarından akmaya başladı.

Başbakan Erdoğan, seçim gecesi Atatürk ilkelerinden, laiklikten, Cumhuriyet’in temel ilkelerinden söz ederken, bazıları ne idiği belirsiz bir "misyon" duygusuyla ortaya döküldü, Meclis’in açılmasını bile beklemeden rövanşist duygularını kusmaya, Anayasa’dan Atatürk’ün izlerini silme hezeyanlarını telaffuz etmeye başladı.

Merak etmeyin, fikir vandalizmi bazı mahallelerde bozguna uğradıysa, artık başka mahallelerde de zor tutunurlar.

* * *

İşte o yüzden diyorum ki, şimdi makul çoğunluğun paradigmaları kırmaya başlama zamanıdır.

Alışık olduğumuz basmakalıp düşünce ve davranış biçimlerini terk etmek için büyük bir fırsat çıktı.

Mesela...

Yıllardır türbanı tartışıyoruz.

Bu sorunun çözümü için ilk adımı CHP atmalıdır.

Mesela...

Yıllardır Kürt sorununu çözmeye çalışıyoruz.

Bu konuda ilk adımı MHP atmalıdır.

Mesela...

Yıllardır üniter devletin parçalanması, bölünme ve Sevr paranoyasıyla yaşıyoruz.

Bu konuda ilk güven verici adımı DTP atmalıdır.

Mesela...

Yıllardır bir kısmımız hayat tarzlarımızı, laikliği tehlikede görüyoruz.

Bu konuda en güven verici girişimi AKP yapmalıdır.

* * *

Hepimiz cemaat evlerinde bu kutsal isyanı başlatabilir, azgın azınlıkların taassubundan kurtulmak için özgürlük bayrağını açabiliriz.

Cemaat şeyhlerinin, köşe babalarının süngüsü düştü.

Sokakta asayiş sağlandı.

Artık herkes rahatça sokağa çıkabilir.
X