Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çelişkiler yumağı

Tufan TÜRENÇ

Son günlerin en çarpıcı ve cesur siyasi önerileri DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'den geldi.

Önce ‘‘Yüzde 15'in altında kalan partinin genel başkanı çekilsin. ANAP ve DYP yüzde 15'in üstünde oy alan partinin çatısı altında birleşsin’’ dedi.

Buna benzer bir öneriyi Çiller 95 seçimlerinden önce de yapmıştı.

Bunu TV ekranlarında da açıklamış, ‘‘Bir oy fazla alan kalsın, bir oy az alan parti ötekine katılsın’’ diye meyadan okumuştu.

ANAP o seçimlerde DYP'den bir oy değil, tam 135 bin oy fazla aldı.

Ama Tansu Hanım ‘‘Biz daha fazla milletvekili kazandık. Önemli olan milletvekilliğidir’’ diye sözünden dönüverdi.

O günlerde yapılan bu öneriler anımsanınca Çiller'in bugün yaptığı aynı tip önerileri ciddiye almak zor.

Tansu Hanım'ın niyeti ANAP'ı köşeye sıkıştırmak olabilir.

DYP Genel Başkanı’nın ikinci önerisi daha çarpıcı ve cesur.

Şöyle dedi:

‘‘İki genel başkan seçim öncesi çekilsin. Üçüncü bir ismin önderliğinde seçime gidilsin. Daha sonra da iki parti birleşsin.’’

Burada Tansu Hanım'ın amacı yine ANAP'ı sıkıştırmak olabilir.

Ancak bu çok riskli bir blöf.

Ya Mesut Bey bu blöfü görseydi ve ‘‘Ben istifa ediyorum. Sen de et’’ deseydi ne yapacaktı?

* * *

Kesinlikle söylüyorum, Tansu Hanım DYP Genel Başkanlığı'nı bırakmayı göze alamazdı.

Çünkü koltuğu bırakınca elindeki bütün silahları yitireceğini herkesten iyi bilir.

Kendisi bugün hâlâ ayaktaysa ve meydanlarda dirilmek için çok üst perdeden efelik taslıyorsa, bu tamamen Refah Partisi ile onun kopyalanmışı olan Fazilet Partisi'nin desteği sayesindedir.

Erbakan ve arkadaşları da bu desteği ona DYP lideri olduğu için veriyor.

Yoksa kara kaşı kara gözü için değil...

Bu gerçeği sanırız Çiller'in çevresindeki DYP'liler bile kabul ederler.

RP olmasaydı bugün Türk siyasi yaşamında Çiller diye bir kişi yoktu.

Ama şunu da belirtmek gerekir ki, Çiller de olmasaydı Erbakan başbakanlık, Refah Partisi ise iktidar yüzü göremezdi.

Son günlerde Çiller'i köşeye sıkıştıran ve zor durumda bırakan adli soruşturmalar nedeniyle yargı yolu görününce, DYP lideri kendine bir çıkış yolu aramaya başladı.

Çünkü bu yeni süreçte Fazilet kalkanı onu kurtarmaya yetmez.

Geriye bir tek umut kalıyor, merkez sağın bütünleşmesi...

Bunun için ANAP'ı kamuoyu önünde sıkıştırıp ittifaka zorluyor.

Ama amacı sağın bütünleşmesi değil, zaman kazanmak.

ANAP'ın bu noktada Çiller'in tekliflerini kabul etmesi için hiçbir neden yok.

* * *

Çünkü seçim sonuçlarını belirleyecek olan kararsız seçmenin DYP'ye yönelmesi ANAP'a yönelmesinden daha uzak bir olasılık.

Böyle bir durum Çiller'in seçimlerde yok olması demektir.

Bu önerilere en büyük tepki ise DYP içinden geldi.

Gösterilen tepkilerin mantığı doğru. Şöyle:

‘‘Bu öneriler, DYP barajı geçemeyeceği için ANAP'a ittifak çağrısı yapıyor gibi anlaşılıyor.

ANAP ile DYP arasındaki bunca kavgadan sonra iki partinin birleşmesi zor. Bugüne kadar bizi arkadan bıçaklamakla suçladığımız ANAP ile ittifakı şimdi çıkıp nasıl anlatacağız.’’

Çiller ise bu haklı itirazları yatıştırmak için şu gerekçeleri ileri sürüyor:

‘‘Merkez sağda birleşme şart. Bunun için elimden geleni yapıyorum. ANAP'ın birleşmeden kaçtığını kamuoyu görsün.’’

Görüldüğü kadarıyla Çiller yine doğruları söylemiyor.













X