Çelişki siyasette yaşam biçimi olunca

Sedat ERGİN
Haberin Devamı

Geride bıraktığımız günlerde siyaset sahnesinde yaşadığımız ve zikzaklarla dolu olan gelişmeler, sokaktaki vatandaş açısından anlaşılması, daha önemlisi özümsenmesi güç bir tablo yaratıyor.

Bu tablo, özellikle merkezin sağı ve solunda yer alan liderler açısından bariz çelişkiler gösteriyor. Şöyle ki:

1) DYP lideri Tansu Çiller, DSP lideri Bülent Ecevit'in daha önce kendisine ilettiği ‘‘DSP azınlık hükümeti’’ önerisini, Köşk'ün görevlendirme tasarrufunu antidemokratik bulduğunu belirterek, geri çevirmişti.

Aynı Çiller, Yalım Erez'in hükümeti kurma eşiğine yaklaştığını gördüğünde, daha önce reddettiği bu öneriyi kabullenmekte bir beis görmedi.

2) Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel hükümeti kurma görevini bir milletvekiline vermesi söz konusu olduğunda, Yalım Erez ismine vize veren siyasetçi ANAP lideri Mesut Yılmaz'dı. Ecevit'in adayı İsmet Sezgin'di. Ecevit, Yalım Erez'e itiraz edince, DSP liderini Erez'in ismi üzerinde ikna eden kişi, Yılmaz'dan başkası değildi. Ecevit Erez'e, kendisine rıza gösterdiği için değil, Yılmaz'ın ricasını kırmamak için destek vermişti.

Aynı Yılmaz, Erez hükümeti kurma menziline girdiğini söylediği bir sırada kendisinden desteğini çekip, Çiller'in önerisinin yanında yer almakta bir sakınca görmedi.

3) Bülent Ecevit, Erez'in başbakanlığına başlangıçta karşı çıkmakla birlikte sonradan onay vermiş ve kamuoyuna Erez'in kuracağı hükümeti kolaylaştıracağı, şartsız destekleyeceği taahhüdünde bulunmuştu.

Aynı Ecevit, Çiller'in daha önce reddettiği azınlık hükümeti önerisini sonradan destekleyeceğini söyleyince, Erez'den desteğini çekmesinde yadırganacak bir husus olmadığını belirtti. Ecevit'in gerekçesi, bu hükümet modelinin patentinin kendisine ait olmasıydı.

4) CHP lideri Deniz Baykal, Erez'in kuracağı koalisyona destek vaat etti; ancak kendisine yardımcı olduğu konusunda kamuoyunu ikna edemedi.

Burada ilginç olan, Ecevit ve Yılmaz'ın Erez'in başarısızlığının CHP'nin pazarlıkçı tutumundan kaynaklandığını belirterek, Baykal'ı sorumlu tutmalarıydı. Oysa Erez, hükümetin kuruluşunun gecikmesinin CHP'den kaynaklanmadığını, Baykal'ın kendisine hep destek verdiğini söyleyip, kendisine şükranlarını ifade ederek, Yılmaz ve Ecevit'i açıkça tekzip etti.

Bu durumda, ‘‘Baykal sorumludur’’ diyen Yılmaz ve Ecevit'in açıklamalarıyla, ‘‘Hayır, Baykal sorumlu değildir’’ diyen Erez'in açıklaması arasında bariz bir çelişki ortaya çıkıyor. Önümüzdeki günlerde kimin gerçeği söylediği gerçeğinin bir şekilde kamuoyuna anlatılması gerekiyor.

5) DYP lideri Tansu Çiller, Ecevit'e başbakanlık önerisini götürerek Yalım Erez'in ortada kalmasına yol açan manevrayı başarıyla yürüttü. Çiller bu manevraya giriştiğinde, herhangi bir koşul öne sürmemişti. Samimi bir tutum, koşullarını baştan masaya koymasını gerektirirdi. Ecevit'in hükümeti kurma görevini üstlenmesinden hemen sonra Çiller, dolaylı ifadelerle de olsa koşul getirince Ecevit'i zor bir duruma sokmuş oldu.

Bu kadar kısa bir zaman dilimine sığan bu kocaman çelişkiler, Türk siyasal yaşamı ve toplumun siyasete bakışı açısından ne anlama geliyor?

Yaşanmakta olan, merkezdeki siyasi yapıların bir kez daha irtifa kaybetmeleri ve toplumla siyaset kurumu arasındaki güven bunalımının onarılamayacak bir şekilde derinleşmesidir.



Yazarın Tüm Yazıları