Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Çelik: Tutuklamayla bir ilgim yok

    Hürriyet Haber
    19.10.2005 - 18:14 | Son Güncelleme: 19.10.2005 - 18:14

    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın tutuklanmasıyla ne kendisinin ne de kardeşlerinin bir ilgisi bulunmadığını söyledi. Çelik, “üniversiteleri çağdaş, özerk, özgür ve dünya standardına taşımak” amacında olduklarını sötledi.

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Rektörü'nün tutuklanmasının gündeme gelmesi üzerine tartışma çıktı.  Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilmesiyle ilgili kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin tasarı, komisyonda görüşülmeye başlandı.

    CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın tutuklanma şeklini eleştirdi. Üniversiteler üzerinde bazı emellerin beslendiğini ileri süren Ergin, ”Üniversitelerdeki çalışmalar, uygulamalar hoşunuza gitmeyebilir. Üniversite yönetimini yıldırma, sindirme, böylece de diğerlerine korku salma ve baskı uygulamalarıyla karşı karşıyayız” dedi.

    AK Parti Nevşehir Milletvekili Osman Seyfi, CHP'li Ergin'in konuşmasına, “İşinize geldiğinde mahkeme, hakim kararı diyorsunuz. Şimdi işinize mi gelmiyor?” diye tepki gösterdi ve kendisine 'kardeşim' diye hitap eden Ergin'e, “Ben sizin kardeşiniz değilim. Biz kardeş olamayız” dedi.

    AK Parti'li bazı milletvekilleri, CHP'li Ergin'e “Terbiyeli ol, buranın adabını bil, edepli konuş” diye bağırdılar.
       
    REKTÖRLER TOPLANTISINA TEPKİ
      
    Karşılıklı laf atmaların yaşandığı komisyonda söz alan, AK Parti Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya, rektörlerin olağanüstü yaptığı toplantıya tepki gösterdi. 77 rektörün biraraya gelerek, “farklı odaklara müdahale etmeyi” amaçladıklarını öne süren Uzunkaya, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'ndeki olayın Anayasaya göre yargı olayı olduğunu, konuyla ilgili yorum yapılmaması gerektiğini söyledi.

    "YARGIYA MÜDAHELE"

    “Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i, Anayasanın 104'üncü maddesi gereğince göreve çağırıyorum” diyen Uzunkaya, “77 rektörün toplanıp bir rektör hakkında yargı süreci başlatması, sisteme müdahaledir. Bu, yargıya, sisteme en ciddi müdahale biçimidir. YÖK'ün Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi gündemli bugünkü toplantısının, yargı üzerine, sistem üzerine, Türkiye'nin gidişi üzerine baskı koymasına karşılık Cumhurbaşkanı'nı göreve çağırıyorum. Burada ciddi bir hukuk ihmali var” diye konuştu.

    Uzunkaya, “Samsun 19 Mayıs Üniversitesi'nde, kayınbiraderimi 80 kişiyle birlikte kapının önüne koydular. Bu kadrolaşmalar Atatürkçü, ilerici, çağdaş oluyor da diğer atamalar nasıl yobaz, gerici, irticacı oluyor? Kemalizm, Mustafa Kemalcilik kavramlarının arkasına sığınılarak istismar yapılıyor.

    Yaptığınız bir başka yanlışı, çağdaşlık, ilericilik adı altında devrimlerin, Mustafa Kemal Atatürk'ün arkasına sığınarak kimsenin yapmaya hakkı yoktur. Neticedeki bir olay... Yargıyı, polisi üniversitenin kapısına getiren rektörler değil mi? Çocukların saçlarından sürükletenler o rektörler değil mi?

    Sadece üniformalıların Cumhuriyet devletinde müdahalesi söz konusu olmamıştır. Nitekim, 27 Mayıs öncesi Sıddık Sami Onar'ların da benzeri fetvaları olmuştur.”
      
    "MANYETİK ALAN MI OLUŞTURDUM?"
      
    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, “üniversiteleri çağdaş, özerk, özgür ve dünya standardına taşımak” emelleri bulunduğunu söyledi.

    Van milletvekili olduğu ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde görev yaptığı için “olaylarla ilişkilendirilmeye çalışıldığını” ifade eden Çelik, “(Van'a indi, rektör tutuklandı) şeklindeki iddiaları komik buluyorum. Van'a indiğimde VIP'ye dahi girmeden yanımdaki 20 genel müdür ve gazetecilerle birlikte helikopterle Hakkari'ye geçtim. Manyetik alan mı oluşturdum? Nasıl iş anlamadım. Buna gülerim” dedi.

    57. Hükümet döneminde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin 25 milyon dolarlık dış kredisini temin ettiğini kaydeden Çelik, şöyle devam etti: “Üniversitenin gelişmesi için duyulan ihtiyaçların büyük kısmını çözmüşümdür. Ben milletvekili olmadan önce de ağabeyim Tıp Fakültesi'nde Genel Sekreterdi. Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nda öğretmenlik yapan kardeşim, çocukları bir çiçek gibi görür, burunlarını bile silerdi. Kimsenin yöneticilik yapmak istemediği yatılı okullarda, kardeşim rica üzerine müdür muavini olmuş. Benim de kardeşlerimin de olayla hiçbir ilişkisi yok.”

    Bakan Çelik, olayın, “her gündeme geldiğinde ismiyle ilişkilendirilmesine” bir anlam veremediğini belirterek, “Davaları etkileme gibi bir durum söz konusu değil. Eğer böyle bir şey olsaydı hakkımda devam eden davalara etki ederdim. Başkasının davasına ne karışırım” dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı