Gündem Haberleri

    Çelik: ''PKK'nın hedefi sol-Alevi kesimler''

    AA
    14.08.2012 - 13:39 | Son Güncelleme:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasını değerlendirdi. Çelik, "PKK, Güneydoğu ve Doğu'da kurduğu Stanilist hakimiyeti Aleviler üzerinde de kurmaya çalışıyor” diye konuştu.

    Çelik, terör örgütü PKK'nın, bölgede kim kendisine bir işlev verirse onu yerine getirdiğini belirterek, “PKK, hangi diktatöryal rejim ya da Türkiye karşıtı unsur kendisine bir işlev verirse onun adına çalışan bir organizasyon haline gelmiştir. PKK, artık Türkiye'nin dış politikadaki etkinliğini kırmak üzere hangi güçler tarafından kullanılıyorsa onunla ilgili hizmet etmektedir” dedi.

    Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Merkez Karar ve Yürütme Kurulu (MKYK) Toplantısı'na gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasına ilişkin, “Hüseyin Aygün, Alevi olduğu için mi tercih edildi?” sorusu üzerine Çelik, Aygün'ün partisinden, siyasi kimliğinden, siyasi düşüncelerinden bağımsız olarak olay düşünüldüğünde, bir TBMM mensubunun kaçırılmasının milli iradeye açıkça saldırı olduğunu söyledi.

    Bir milletvekilinin kaçırılmasının partisinden ve kimliğinden bağımsız olarak terör örgütünün doğrudan TBMM'yi hedef aldığını gösterdiğini ve bu eylemin açıkça TBMM'nin manevi ve maddi şahsiyetine yapılmış saldırı olduğunu ifade eden Çelik, şöyle dedi:

    “Uzun zamandır PKK ile ilgili analizlerde PKK'nın kendisini, kendi söylemlerinde de var bu, 'Türkiye'deki mağdur kesimlerin müttefiki' olarak göstermeye çalışıyor. Seçimlerden önce de bu siyasete şöyle yansımıştı, BDP'nin artık Kürt kimliği temelinde siyaset yapan bir parti olmaktan çıkıp, bir çatı partisine dönüşeceği şeklinde bir söylem kullanılmıştı, ama gelinen noktada ne görüldü? Aslında PKK başka bir şey yapmak istiyor, Alevi kimliğini siyasallaştırarak siyaset yapan sayın milletvekilini kaçırarak, bu milletvekilinin bir özelliği var, insan hakları konusunda ileri söylemleri var. Alevi kimliği konusunda ileri söylemleri var, ama aynı zamanda seçim dönemlerinde PKK'nın baskısını yaşadığını, PKK'nın baskısı altında siyaset yapmak zorunda kaldığını söyleyen bir milletvekili.

    PKK'nın en büyük meselesi şuydu. PKK öteden beri Aleviler içerisindeki siyasileri ve kanaat önderlerini kendi müttefiki gibi göstermeye çalışıyordu, ama Sayın Aygün gibilerin PKK'ya mesafe koyması netice itibarıyla PKK'yı rahatsız eden bir durum. Bir türlü Tunceli'de bu stratejisine rağmen istediği oyu alamadı BDP. Arkasından da sol ve Alevi grupları kendi safına geçmedi. Zaten muhafazakar Alevi kesimler üzerinde herhangi bir etkisi olması söz konusu değil, ama PKK'nın bir takım sol, Alevi kesimler üzeride bir tasarrufta bulunma niyeti olduğunu zaten kendileri de beyan ediyorlardı. Bunu yaparak, geçmişte Kürt meselesi üzerinde kurduğu baskıyı bugün sol, Alevi kimliği çerçevesinde siyaset yapan kesimler üzerinde de kurmaya çalışıyor.

    Bugün, bütün inkar, ret, asimilasyon politikaları bitmesine rağmen bin yıllık otantik Kürk kimliğini asimile etmeye çalışan şu anda PKK'dır. PKK, dün eleştirdiği Ergenekon'un bıraktığı boşluğa oturmak istemektedir. Şemdinli meselesinden sonra makul bir kişilik olarak lanse edilen Ahmet Türk, kendileri gibi düşünmeyen Kürtleri ihanetle suçladı. Bu PKK'nın orada kurduğu asimilasyoncu, inkarcı ve baskıcı politikanın, Stanilist politikanın bir devamı. PKK, bu Stanilist politikayla Alevi kimliği temelinde, sol kimlik temelinde siyaset yapan bazılarını tasfiye ederek, baskı altına alarak Güneydoğu ve Doğu'da kurduğu o Stanilist hakimiyeti Aleviler üzerinde de kurmaya çalışıyor.”

    “PKK'nın kendisine 'mobil devlet' statüsü vermeye çalışıyor”

    Ömer Çelik, terör örgütü PKK'nın kendisine “mobil devlet” statüsü vermeye çalıştığını belirterek, Aygün'ün kaçırılmasına ilişkin terör örgütünün kullandığı “gözaltına aldık, alıkoyduk” gibi ifadelerin, mobil devlet görüntüsü vermeye yönelik olduğunu söyledi.

    “PKK'nın artık Kürt kimliğini savunması ya da Türkiye'de demokrasi ve özgürlük mücadelesi temelinde silaha sarıldığını söylemesi tamamen boşa çıkmıştır” diyen Çelik, “Bugün gelinen noktada PKK, bölgede kim kendisine bir işlev verirse, hangi diktatöryal rejim ya da Türkiye karşıtı unsur kendisine bir işlev verirse onun adına çalışan bir organizasyon haline gelmiştir. PKK, artık Türkiye'nin dış politikadaki etkinliğini kırmak üzere hangi güçler tarafından kullanılıyorsa onunla ilgili hizmet etmektedir” ifadelerini kullandı.

    “PKK, burada çift yönlü bir siyaset güdüyor”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, terör örgütü PKK'nın geçmişte de Körfez Savaşı döneminde, Saddam Hüseyin'den aldığı ağır silahlarla Kuzey Irak'ta etkinlik kurduğunu, o dönemde Türk ordusu ile Barzani'nin PKK'yı Kuzey Irak'tan attığını anlattı.

    Ömer Çelik, şöyle devam etti:

    “Bugün çok açık bir biçimde, Ortadoğu'da statükoyu destekleyen rejimler, bu statüko temelinde Türkiye'nin dış politika etkinliğine karşı olan rejimler, PKK meselesini konsülde etmeye çalışıyorlar, desteklemeye çalışıyorlar. PKK, burada çift yönlü bir siyaset güdüyor. Öteden beri Amanoslarda ve başka yerlerde etkinlik göstermeye çalışır, ama hiçbir şekilde Kürt vatandaşlarımızı harekete geçiremediği gibi Alevi vatandaşlarımız üzerinde de bir etkisi olmamıştır. Zaten muhafazakar Alevi vatandaşlar üzerinde bir etkisi olamayacağı açık. Sol ve Alevi gruplar üzerinde de etkisi olmayınca, onlar kendisine mesafeli durunca onların üzerinde baskı kurma politikasını uyguluyor. Nasılsa, kendisi gibi düşünmeyen Kürt'ü tasfiye etti ve baskı altına aldıysa, bugün aynısını Aleviler üzerine taşımaya çalışıyor.”

    “CHP, basiretsiz ve ferasetsiz davranıyor”

    Ömer Çelik, CHP'nin TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağırma girişimlerini de eleştirerek, “Bizim sözlüklerimizde çok güzel 'basiretsizlik ve ferasetsizlik' diye kelimeler var. CHP, basiretsiz ve ferasetsiz davranıyor” diye konuştu.

    CHP'nin kaçırılan milletvekillerinden sonra çok tok bir sesle tavır koyması gerektiğini vurgulayan Çelik, şunları söyledi:

    “Bakın, PKK'nın ortaya koyduğu sözde eylem stratejisine göre Meclis'in gündemini belirlemeye çalışmak veya siyasetin gündemini belirlemeye çalışmak tam anlamıyla terörle mücadele konusundaki zaafı ortaya çıkarır. Uzun zamandır Türkiye'nin muhaliflerinin yapmadığı derecede Türk dış politikasını pek de seviyeli olmayan bir üslupla eleştirmeye çalışıyorlar, zaafa düşürmeye çalışıyorlar. Türkiye'nin dış politikasını, AB başta olmak üzere başka zeminlere gidiyor, tırnak içerisinde gammazlıyorlar. Şimdi de bugün Meclis'i açıp konuşacaklar. Kendilerine Genel Başkanımız ve Başbakanımız söyledi, 'varsa bir öneriniz' dedi. Buraya geldiklerinde bir yöntem önerisi sunduklarında, 'benim 3 arkadaşım ve sizin 3 arkadaşınız hemen yan odaya geçsin ve çalışsın' dedi.

    PKK'nın bugün yapmaya çalıştığı şey, Türkiye'nin sivil siyaset gündemini, sivil siyaset ajandasını Türkiye'nin demokratikleşme sürecini sabote etmektir, bugün Türkiye'nin demokrasisini hedef almıştır. Türkiye'nin demokrasi ve sivil siyasetinin PKK'nın zamanlamasına ya da PKK'nın ritmine göre hareket etmesi TBMM'nin asla içine girmemesi gereken bir oyundur. O sebeple AK Parti burada doğru bir duruş sergileyerek, tarihin doğru tarafında durarak, hele hele bu zamanlama yine kayda geçecektir, bu günler çok önemli bir şekilde kayda geçecektir. CHP'nin yaptığı bu teklifi kabul etmemenin ötesinde biz CHP'nin yaptığı bu teklifi basiretsiz, ferasetsiz ve gayri ciddi bir teklif olarak değerlendiriyoruz.”


    Çelik: PKKnın hedefi sol-Alevi kesimler RİCCİARDONE: AYGÜN'ÜN SERBEST KALMASI İÇİN DUA EDİYORUZ

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı