Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çeklere AB tavizi Kıbrıs için referans

ÇEK Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus’un Lizbon Antlaşması’nı imzalama karşılığı aldığı taviz, Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin geleceğinde önemli bir referans niteliğinde.

Çek Cumhurbaşkanı ile Avrupalı liderler arasındaki anlaşmaya göre Çek Cumhuriyeti Lizbon Anlaşması’nın ekindeki Avrupa Temel Haklar Şartı’ndan muaf tutulacak.

Bu adım, Avrupa Birliği hukuku karşısında, bazı durumlarda farklı uygulamalara kapıyı aralıyor.

Ulusal hukuktaki uygulamalarının topluluk hukuku olarak kabul görmesi Annan Planı tartışmaları sırasında gündeme gelmişti. O ünlü derogasyonlar tartışmalarını unutmak mümkün mü? Mülkiyet ve serbest dolaşım konularında iki toplum arasında varılacak anlaşmaların Avrupa Hukuku sayılması istendiğinde, Kıbrıslı Rumlar buna kesinlikle karşı çıkmışlardı.

Çek Cumhurbaşkanı Klaus’un,
“feragat cümleciği” ısrarı da, tam bu
konuyla yani doğrudan mülkiyet ve tazminat meselesi ile ilgili.

* * *  

HİKAYENİN kökleri, Çek Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği ile müzakerelerine dayanıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Çekoslovakya Yönetimi, sınır boylarındaki Almanları, savaş sırasında Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Almanya’ya göçe zorladı. İnsanlar hapislere atıldı, öldürüldü ve mal varlıklarına el konuldu.

Bu operasyonun hukuki temeli, zamanın cumhurbaşkanı Beneş’in adını taşıyan ve Çekoslovakya Anayasası’nda da yer alan kanunlardı.

Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakereleri sırasında, Almanya’nın baskısıyla bu kanunları anayasadan çıkartması istendi. Ama mümkün mü? Bunun yapılması demek, Sudeten Almanların açacakları tazminat davalarına davetiye çıkartmak demekti. Çek Cumhuriyeti bu isteğe karşı koydu ve Anayasa’daki Beneş kanunlarını korudu.

Dönemin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen, Çek Cumhuriyeti’nin tam üyelik müzakerelerini noktalarken, “Tarihin meseleleri tarihte kalmalı” sözlerini kayıtlara geçiriyordu.

* * *   

TARİHİN meseleleri tarihte kaldı ama Vaclav Klaus ve Avrupa Birliği’ne şüphe ile yaklaşan Bazı Çek’lerin içi rahat etmedi. Almanya’daki Sudeten örgütlerinin “biz milyonlarca mağdur” diye başlayan açıklamaların ve taleplerin sonu gelmiyordu ki.

Avrupa Birliği’den yana olan Çeklerin karşı çıkmalarına ve Cek Parlamentosu’nun Lizbon Anlaşması’nı onaylamasına rağmen Klaus, Almanlara tazminat hakkından kurtulmak için garanti istedi.

Ve Cuma günü bu garantiyi aldı.

Slovakya da kendi anayasasındaki Beneş yasaları için güvence istedi. Bu kez söz konusu olan azınlık Almanlar değil Macarlardı. Onun isteği, Hırvatistan ile katılım anlaşmasına eklenecek bir cümle ile çözümlenecek.

* * *

İRLANDA da Lizbon Anlaşması’nı referanduma götürürken, kürtaj yasasını korumak ve İrlanda Hükümeti’nin koyduğu vergi yasalarında AB’ye uyum aramamak konularında ayrıcalıklar elde etmişti.

AB’nin Çek Cumhuriyeti için “topluluk hukukundan feragat” etmesi Kıbrıs’ta alarm çanlarının çalmasına neden oldu.

Kıbrıs Rum Kesimi Cumhurbaşkanı Hristofyas, “Avrupa Birliği’nin Çek Cumhuriyeti için tanıdığı imtiyaz Kıbrıs için örnek teşkil etmez” dese de, bu “imtiyaz modası” ister istemez Kıbrıs görüşmelerini de etkileyecek. Dersine iyi çalışıp işini doğru dürüst yapmak isteyen kaldıysa tabii.

X