Çekin ellerinizi üzerimizden

Hürriyet Haber
19 Eylül 1998 - 00:00Son Güncelleme : 19 Eylül 1998 - 00:01

Yavuz GÖKMEN

Nazım'ın 'ın şiirini nasıl hatırlamam. Her zaman coşkuyla okurdum: ‘‘Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan

Bu memleket bizim.

...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine

Bu davet bizim.’’

Aslında ‘‘kısrak başı’’ benzetmesi tek kelimeyle enfes. Ne var ki ben bu memleketi, kısrak başından ziyade kısrağa benzetiyorum.

Öyle bir kısrak ki, özgürlüğü olmadan yaşayamıyor. Sırtına eyer vurulmasına asla gelemiyor. Ne sırtı sıvazlansın, ne de kırbaçlansın istiyor.

Alabildiğine özgür, alabildiğine gururlu ve alabildiğine uçsuz bucaksız kalmak istiyor.

Ona da zaten bu yakışıyor.

* * *

Biz belki de bu yüzden, bu insanın, bu ülkenin sırtına hiçbir zaman kalıcı bir eyer vuramadık. Hepsine tepki gösterdi.

Faşizme daima başkaldırdı, totalitarizmi de istemedi.

Başına buyruk olmak istedi. Kendisine karışılmasını ürkütücü bir sessizlikle karşıladı.

Ve bu sessizlikte her zaman fırtınalar gizlendi.

Biz zannettik ki bu insanın sırtına vurup ağzından lokmasını alabilirsiniz. Biz zannettik ki, bu insan aslında insan değildir ve biz onu yönetmezsek yaşayamaz.

Oysa bu insan, kendi kendini yönetmek isteyen insandı.

Belki de bilinçsizce hayatını kendi kendisini yönetmek üzerine kurmuştu. Sırtına eyer vurulduğu zaman adımlarını yavaşlattı, durdu ve geriledi.

Ve hiçbir zaman kalıcı bir esareti kabul etmedi.

* * *

Ben, rahmetli Özal'ın ilk ve son zamanlarını destekledim. Onun özellikle ekonomide yaptığı ilk atak, Türkiye'nin boyunduruğunu kırmak anlamına geliyordu. Sırtından eyeri kaldırmak anlamına geliyordu.

Bu yapılınca Türkiye tümüyle şaha kalktı. İhracat patladı, dövizler alabildiğine arttı. Turizm ve diğer kollarda ataklar yapıldı. Girişimciler dünyanın dört bir yanında at koşturdular.

Özal son zamanlarında ‘‘ikinci değişim programı’’ getirdi. Bu program siyasal özgürlükleri içeriyor ve ekonomideki altyapıyı tamamlıyordu. Boyunduruk, bu programla bir daha konmamak üzere kalkıyordu.

İnsanlar inaçlarında ve düşüncelerinde özgür oluyordu.

* * *

Bugünkü manzara-i umumiye bu programa tam anlamıyla terstir.

Bugün birtakım toplum mühendisleri her konuda insanlara gem vurmaya uğraşıyorlar. Türkiye'yi fena halde bunaltıyorlar ve tepki çekiyorlar.

Bu yüzden borsa çöküyor, ekonomi dağılıyor, dövizler gidiyor. Türk Lirası sallanıyor. Sektörler yıkılma eşiğine geliyor.

Ve bu yüzden insanlar, inançlarıyla düşüncelerinde yepyeni ve ağır baskılar duyuyorlar.

Bu yüzden insanlar eskisinden daha da çok rahatsız oluyorlar.

Bilimin, sanatın, ekmeğin ve barışın özgürlüğüyle oynanmasına tepki koyuyorlar.

Çekin ellerinizi üzerimizden; bunaltmayın artık.

Türkiye'ye yazık ediyorsunuz.













Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı