Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çeçen bağlantısı

Enis BERBEROĞLU

Türkiye'nin Rus işgaline karşı direnen Çeçen savaşçılara verdiği destek, artık herkesin bildiği ‘‘devlet sırrı’’ haline geldi.

Ancak desteğin yöntemi ve kaynağı çok tartışıldı.

Başbakanlığı döneminde örtülü ödenekten harcanan 500 milyar liranın hesabını veremeyen Tansu Çiller, paraların Çeçenlere gittiğini ima etti. Tansu Çiller'in yardımına koşan kurmayları, ‘‘Açıklarsak savaş çıkar’’ resti ile bu balonu daha da şişirdi.

Susurluk'ta kayıp silahların zimmet adresi Emniyet Genel Müdürü eski danışmanı Korkut Eken, benzer yönde bilgi verdi.

Kayıtlarda gözükmeyen silah ve mühimmatın Çeçenistan'a yollandığı anlamına gelebilecek imalarda bulundu.

Oysa bağımsız yargıda sonuçlanan davada Selçuk Parsadan'ın Başbakanlığı örtülü ödenek hesabından 5.5 milyar lira dolandırdığı hükmüne varıldı.

Böylece örtülü ödeneğin en azından 5.5 milyar liralık bölümünün, amacının dışında kullanıldığı kesinleşti.

***

Tam bu noktada parantez açarak Susurluk aktörlerinden Tarık Ümit'in 1995 yılında, yani örtülü ödenekten tartışmalı harcamaların gerçekleştiği tarihte ortadan kaybolmasına dönelim.

Tarık Ümit'in son olarak iki özel harekâtçı polisle görüldükleri kesin. Ama kaybolma nedeni hakkında rivayet muhtelif... Birkaçını aktaralım:

1) Tarık Ümit olayını soruşturan Jandarma Astsubay Ahmet Altıntaş, TBMM Susurluk Komisyonu'na bilgi verirken 4 milyon mark tutarında bir kayıp paradan söz etti. Altıntaş'a göre, Ömer Lütfü Topal'a ait olan ve uyuşturucu kaynaklı bu para aklanmak üzere Tarık Ümit'in KKTC'deki bankası First Merchant Bank'a aktarıldı, ancak ihtilaf çıktı.

2) Doğan Yurdakul ile Soner Yalçın'ın ‘‘Reis’’ kitabında aynı 4 milyon mark için MİT kaynaklı farklı bir dedikodu aktarıldı. Buna göre, Tarık Ümit 4 milyon marklık uyuşturucu ile Hollanda'da DHKP-C lideri Dursun Karataş'la buluştu. Plana göre, buluşmada Karataş tasfiye edilecekti. Oysa Tarık Ümit plana uymadı, uyuşturucuyu verip parayı aldı. Paranın üzerine yatınca Abdullah Çatlı ve ekibi tarafından öldürüldü.

3) Susurluk davasının nadir tutuklu sanıklarından Yaşar Öz'ün Tarık Ümit'le ilgili olarak DGM'de ortaya attığı iddia nedense fazla yankı bulmadı. Öz, DGM'de aynen şunları söyledi: ‘‘Tarık Ümit'i en iyi tanıyan benim. Kola için adam öldürüldüğü ülkemizde Ümit'in kaçırılması için çok neden var. Geçmişte ihbar ettiği ve cezaevinde olan insanlar var. Çeçenistan savaşında Türkiye'de yardım komiteleri kuruldu. Paralar o ülkelere aktarılacaktı. Ancak kendisinin aldığı yönünde duyum var.’’

***

Parantezi kapatırken Yaşar Öz'ün kimliğini yeniden hatırlayalım.

Yaşar Öz ile Tarık Ümit'in babaları arkadaş. Düzce'deki günlerinden kaynaklanan ve yaklaşık onbeş yıllık tanışıklıkları var.

Yaşar Öz, Abdullah Çatlı'nın eşi Meral Çatlı'nın üvey ağabeyi. Yaşar Öz ile Abdullah Çatlı'nın dostluğu 1973 yılına kadar dayanıyor.

Yani Yaşar Öz, Susurluk sicili hakkında en bilgili kişiler arasında...

Ve eğer doğru söylüyorsa, örtülü ödeneğin en azından bir bölümü Susurluk Çetesi'ne yem olmuş...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI