Cebimizden 1083 dolar gitti 1.5 milyon kişi işinden oldu

Sadi ÖZDEMİR
27 Aralık 2001 - 02:15Son Güncelleme : 27 Aralık 2001 - 02:15

Türkiye tarihinin en derin krizlerinden biri ile geçen 2001 yılında, toplumun her kesimi hızla yoksullaştı. Her Türk vatandaşı, yıllık gelirinin 1.083 dolarını krizde kaybederken, işsizler ordusuna da çoğu nitelikli 1.5 milyon kişi daha katıldı.

Bu kez krizin ağır faturası toplumun her kesimine çıktı. Yıl boyunca kendini hissettiren ekonomik sorunlar, her Türk vatandaşının yıllık gelirinin 1.083 dolar azalmasına neden oldu. 125 bin işyeri kapanırken, kriz 1.5 milyon yeni işsiz yarattı.

Kriz ile Türkiye'nin 1 yılda sağladığı Gayri Safi Milli Hasıla toplamı yaklaşık 76 milyar dolar azaldı. Yıllık kişi başına GSMH 2 bin 948 dolardan 1.865 dolara düştü. Böylece her Türk dolar bazında yüzde 36.73 fakirleşti ve her Türk'ün cebinden 1.083 dolar eksildi.

Resmi rakamları çoğu kez pek birşey ifade etmeyen Türkiye'de krizin 1.5 milyon yeni işsiz yarattığını sektör temsilcileri, işverenler ve sendikalar tahmin ediyor. İşini kaybedenlerin sayısı o kadar arttı ki, bu defa en gözde sektörlerin en çok kazanan elemanları da kendilerini sokakta buldu. Bilişimciler, bankacılar, gazeteciler, sanayi işçileri (teknisyenler) arasında meslek yaşamları boyunca ilk kez işsizliği tadanlar oldu.

Bankacılıktaki küçülme ile 40 bine yakın bankacı (beyaz yakalı) işsiz kaldı. Kamu bankalarındaki ve yönetimleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalardaki küçülme ve tasfiyeler tamamlanınca bu sektördeki krizzede işgücünün sayısı 100 bini aşacak. Sanayide ise ülkenin her ilinde büyük, orta ve küçük ölçekli kapanan fabrikalar onbinlerce işçiyi işten çıkarmakzorunda kaldı. Başbakanlığın valilikler kanalıyla hazırladığı kapanmış ya da çokdüşük kapasiteyle çalışan zordaki işletmelerin hayata dönüşü şimdilik umut vermiyor.

Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) işgücü istatistiklerine göre 2001'in ilk 3 ayında istihdam yüzde 5.6, ikinci 3 ayında ise yüzde 1.8 azaldı. İlk 6 ay ortalama istihdam kaybı bu indekse göre yüzde 3.7 oldu. DİE'nin ILO esaslarına uygun olarak yaptığı 2001 Yılı 3. Dönem İşgücü Anketi'ne göre ise toplam istihdam 21 milyon 875 bin olarak tahmin edildi. Bu rakamın kriz sürecindeki anketle bulunduğu ve yılın ilk 6 ayındaki yüzde 3.7'lik işgücü kaybı eğiliminin 3. çeyrekte de artarak sürdüğü düşünüldüğünde resmi rakamlara göre en az 1 milyon kişi ilk 9 ayda işsizlikle tanıştı. DİE verilerinden çıkan bir başka ilginç sonuç ise şu anda işsiz olan vatandaşların yüzde 23.2'sinin ‘‘işten çıkarılma sonucu işsiz kaldığını’’ beyan etmesiydi. Ayrıca, tarım kesiminde istihdam artışı görülmesi, vtandaşın köye dönmeye başladığına da yorumlandı. Çünkü Sanayi, inşaat, hizmetler sektöründe istihdam geriledi.

Ekonomik krizde işsiz kalanların tekrar iş bulmaları yakın gelecekte mümkün görünmüyor. Bu işsizler, aile dayanışması, köy bağlantıları gibi Türkiye'ye özgü bazı avantajlarla hayatlarını idame ettiriyorlar. Ekonomide genel büyüme ve tekrar istihdamın yükselmesi, herşey yolunda gitse de 2002'nin ikinci yarısına kadar pek mümkün görünmüyor. İşsizlik Sigortası Uygulaması ise prim toplanmasına rağmen yasa gereği kriz döneminde işsiz kalanlara ödeme yapamadı. Uygulama 30 Ocak 2002'den sonra işsiz kalacakları kapsayacak.

Kriz döneminde işini kaybetmeyenlerin durumu da pek iyi sayılmaz. Çünkü 2000 yılında uygulanmaya başlanan 3 yıllık ekonomik program gereği birçok işletme ücretlere yüzde 15-20 oranlarında zam yapmıştı. Krizin ayak seslerinin yükseldiği 2000 Kasım ayından sonra da işletmelerde ilk akla gelen işçi çıkarma ya da ücretlere zam yapmama oldu. Bu yüzden ücretliler, 2001 yılında yüzde 130'a vuran devalüasyona ve yüzde 90'a yükselen enflasyona rağmen ücretlerine hiç zam alamadılar. Krizde batmamak ve eleman çıkartmamak için direnen birçok işletmede de ücretler ya uzun süre ödenemedi ya da indirildi. Çalışanlar da işsiz kalmak yerine eski çoğu kez ücretlerinin yarısına bile razı oldular.

TÜKETİM DE DURDU

İşsizlik ve ücret gerilemesi vatandaşın alım gücünü çökertti. Bu yüzden de 2000 yılındaki otomobil ve dayanıklı tüketim malları üretim rakamları tabii olarak 2001'de çöktü. Birçok sektörde bir önceki yılla aylık bazda yapılan karşılaştırmalara göre üretim neredeyse her ay düştü, sanayici ürettiğini satamadı, satamadğı için üretimini kıstı. İnşaat sektörünün ve dayanıklı tüketim mallarının 2001 yılındaki durumunu ortaya koyan üretim verilerine göre, 2001'de büyük bir gerileme yaşandı. Tüketim azaldığı için, çimento, TV, Buzdolabı, Çamaşır Makinası ve otomobil üretiminde büyük azalmalar oldu. Bu sektörler iç pazardaki büyük daralma yüzünden ihracata yöneldi. Ancak ihracat sadece işlerin devamını sağlayabildi. Cirolar ve karlar azaldı.

2001'in ilk 9 ayında sektörlerin gelişme hızı kár amacı olmayan kuruluşlar, konut sahipliği ve devlet hizmetleri dışında hep eksi yazdı.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı