"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Cebimizdeki meyhane peçeteleri

Doğan HIZLAN

Semih Poroy, sevdiğim karikatürcülerden biri. Çizgisi her zaman kişiyi ve hayatı izlemiştir.

Yeni kitapçığı Meyhane Peçeteleri (Sarmal Yayınevi), içkili dost muhabbetlerindeki anların çizgisi.

Meyhane Peçeteleri'nin ilk sayfasında çizgi yok, karikatürcü kitabın serüvenini yazmış:

‘‘Çok güleriz biz... Hele rakı masalarında... Gülmeler bazan peçete çizimlerinde sürer... Meyhane peçetelerine bir şeyler çiziktiriveririm.

Işıtan Gündüz. Atıl Ant, Aydın Ilgaz gibi dostlar bunları biriktirirler. Işıtan, bunlardan küçük bir seçmeyi kitap yapmayı önerdi. Elinizdeki kitapçık böyle oluştu.

Kitabı bitirince ellerinizi silmeyi unutmayınız.’’

Semih Poroy'un Portreler'i öylesine ustaca çizilmiştir ki, herkes sizi onlardan tanır. Başkalarını da böyle görmeye şartlandırmıştır.

Benim başıma geldi de, ondan biliyorum. Hakkımda çıkan yazıların bir çoğunda, fotoğrafım yerine onun çizdiği portrem kullanıldı. O portreden sonra gözlüğümü değiştirdim, puanlı papyonum eskidi, epeyce kilo verdim ama öylesine hoş bir portre ki, bende Narsisizm yarattığı için vazgeçemiyorum.

Üstelik o portrenin önemli bir anısı da var.

Cemal Süreya'nın 99 Yüz yazısı için çizilmişti.

* * *

ÇOĞUMUZ, yanımızda kalem ve not defteri taşımayız.

Ayaküstü karşılaşmalarda -ki çoğunlukla bu içkili lokantalarda, meyhanelerde olur- yahu peçeteye yazıver, sözü ağzımızdan dökülür. Kalem de yoktur. O da bir yerlerden bulunur ve telefon numaraları yazılır.

Benim için geçerli bir durum olmadığını okurlarıma hatırlatmak isterim. Yanımda her daim beş kalem, iki bloknot defteri, iki de dijital günlük taşıdığımdan peçeteye muhtaç olmam söz konusu değildir.

Bazen de, defterimden bir yaprak koparıp, arkadaşıma ikram etmek, dolma kalem olmamak şartıyla yabancılar için cebimde her zaman bulundurduğum bir kalem verme bonkörlüğünü gösteririm.

Gerçekten meyhane peçetelerine yazılan notların, o dumanlı kafanın çok beğenip yazıldığı dizelerin, adreslerin, telefon numaralarının akıbetinin ne olduğunu kestiremiyorum.

Bana kalırsa, ertesi gün peçetenin sahibi cebinden onu çıkarıp atar, çok ender bir ihtimal de olsa, defterine yazıp ebedileştirir.

Eski kuşak dostlarımdan birinin anlattığına bakılırsa, dehaya yakın matematikçilerden birisi, eski deyimle düstür'larını Yenice sigara paketinin arkasına yazar, bitince de atarmış. Onun için bir çok önemli çalışması bugüne kalmamış.

Bir söylenti midir, gerçek midir, bir türlü karar veremedim.

* * *

MEYHANEDEKİ ahvali bu peçetelerde bulabilirsiniz. Dansözden şikayet edenleri de, içki sonrası deformasyonların yüzlere yansıyışını da...



X