Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Caz davulcusu McCraven: Hip-hop benim neslime hitap ediyor

    GÜLDEHAN AYSAN guldehanaysan@gmail.com
    06.11.2017 - 10:57 | Son Güncelleme:

    Neo-jazz’ın dikkat çekici isimlerinden Makaya McCraven, 'In The Moment' albümünün turnesi kapsamında Salon İKSV’de... Hip-hop, Afrika dans müziği ve indie rock’tan beslenen sıra dışı sound’uyla dikkat çeken caz davulcusu McCravan, "Ritimi seviyorum ve hip-hop, ben de dahil olmak üzere benim neslimdeki birçok insana hitap ediyor. Müzikal görüşümle daha genç dinleyici kitlesine ulaşmak isterim" diyor.

    Turne nasıl gidiyor?
    Turnede olmak harika. Sahnede müzik yaparak dünyayı dolaşmayı seviyorum, eğlenceli etkinliklerde farklı insanlarla tanışıp bir araya gelmek çok güzel. Bence bu uluslarlarası yaşam sanatçılara, hem toplumda eşsiz bir yer hem de benzersiz bir perspektif kazandırıyor. Müzik aracılığıyla eşsiz deneyimler paylaşma fırsatı bulduğum için çok mutluyum. Bedenin için biraz zorlayıcı olabilir ve ailemi de özlüyorum ama bunlar da işin bir parçası.

    Her iki ebeveynin de müzisyen, annen Macar bir halk şarkıcısı, baban bir davulcu.. Bunun hayatın ve müziğin üzerindeki etkileri nelerdir?
    Büyürken evde hep müzik vardı. Provalar, annem babam ya kendileri çalışıyordu ya da ders veriyorlardı, jam session’lar ve her tür müziği dinliyorlardı. Her zaman etrafımda çalabileceğim, denemeler yapabileceğim enstrümanlar vardı. Bana nasıl çalmam gerektiğini gösteren çok iyi ve etkileyici müzisyenler vardı. Bu alt yapıyla, kendi sesimi bulabilmem için birçok aracım vardı, zihnimi açtı. Annemim müziği, halk müziğine olan ilgime direkt etki etti, babamsa, tabii ki, davula yönelmemi sağlayan etkendi, ve caz müzik, çoklu ritim ve Afrika müziğine olan ilgim ondan geliyor. Her ikisi de birçok müzikal ve kültürel sınırı aştı ve bence üzerimdeki en önemli etkileri bu. Kendim olma cesareti ve güveni.

    Müziğe erken bir yaşta başlamışsın, kendi grubunu kurup... Bu nasıl şekillendirdi müziğini? O zamanlar ne tarz müzik yapıyordun?
    Cold Duck Complex adlı grubum orta okulda başladı. BU benim sanatçı olma yolundaki ilk adımımdı. O sıralar öğrenci gruplarında bir de ailemle çalıyordum, amam bu gerçek bir gruptu. Çalmaya başlar başlamaz grup başarılı oldu, ve bu da büyük mekanlarda kalabalık gruplara –gerçekten bizi destekleyen bir hayran kitlesine- çalma deneyimini kazandırdı erkenden. Birlikte çok özel anlar yaşadık ve gerçek anlamda bir kardeşlik yaşadık. Onlarla, kompozisyon, stüdyo çalışması, turneye çıkma, bir grubu idare etme işini ve tanıtım konularını öğrendim. İçinde caz, rock, elektronik müzik olan ve o dönemde ne seviyorsak onu da çaldığımız, canlı performans yapan bir hip-hop grubuyduk. Şimdi oldukça fazla görülse de, Roots’un adı duyulmadan çok önceki o zamanlarda bunu yapan çok yoktu. Bu grupla çalmak, müzikal olarak bana çok önemli bir katkı oldu ve profesyonel olarak kendi sesimi duyurabildiğim projeler geliştirmemi sağladı.

    Şu anda müziğini, sesini nasıl tanımlarsın? Genel olarak müzikle ilgili görüşün nedir, ne yöne gidiyor?
    Müziğin ne yöne gittiğini söylemek zor. Sadece geniş bir alanı kapsayan müzik yapmaya çalışıyorum. Dünyaya da bağlanması hoşuma gidiyor. Bir tür olarak tanımlamak zor olabilir. Bence, bu gitgide küçülen dünyada, müziğe her yerden ulaşabiliyoruz. Birbirine geçen türlerde müziklerin öğrencisi olarak, erişimim olan seslerle yapılabilecekleri keşfettiğim zanaatımda ustalaşmaya çalışıyorum. Bir yandan çok sayıda insanla bağlantı kurabilecek bir müzik sunarken, bir yandan da hem kendi sınırlarımı hem de  dinleyicinin sınırlarını kullanmayı seviyorum. Bu, elektronik yapıma çekilmemin sebeplerinden biri de bu. Ritimi seviyorum ve hip-hop, ben de dahil olmak üzere, benim neslimdeki birçok insana hitap ediyor. Müzikal görüşümle daha genç dinleyici kitlesine ulaşmak isterim. Bebop’tan free jazz’a, hip-hop’a kadar bu müzik hep, kendi zaman dilimi içerisinde, anlamlı şekillerde sınırları yıktı. Bence bu müzik o gelenek içerisinde devam edecek.

    'In The Moment' albümünde bir miktar improvize tınısı var... Jam session’lara hala gidiyor musun? Chicago’daki müzik ortamı nasıl?
    Caz ve jam yapma anlamında hep serbest improvize yapılan bir ortamda büyüdüm. Chicago’nun caz müzik ortamında da hoşuma giden şeylerden biri bu oldu, ilk taşındığımda. Hala güçlü bir improvize müzik ortamı var bazen katıldığım. Benim için improvizasyon yaşamın bir parçası ve hepimiz bunu hayatlarımızda doğal olarak yapıyoruz. Ben sadece bunu müziğe taşımayı seviyorum. Düzenleme yapılan ortamlarda bile farklı çerçeveler içerisinde, o anları yorumlamamız gerekiyor. Yaklaşımım genel olarak bu yönde, sadece serbest improvizasyonda değil.

    Gelecek planlar neler?
    Highly Rare’i plak olarak çıkarıyoruz Kasım’da. Oldukça güçlü bir improvize yapısı var. Ama sonra benim yapım sürecimle yeniden yapılandırdık. Tüm albüm, Chicago’daki oldukça samimi ve çılgın bir gecede  kasete kaydedildi. 2018’de de iki projem daha var...

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı