Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çarşamba günü

Salih NEFTÇİ

Tüm kağıtlar geçen haftayı ender rastlanan bir prim'le kapadı.

Piyasalarda (çok) iyimser bir hava esti. Borsa beklentilerin üzerinde bir performans gösterdi. Bonolar fonlama maliyetleri ile kıyaslanması kolay olmayan seviyelere indi.

Geçen hafta biz de piyasa profesyonelleri ile bir araya geldik.

BİR ŞEYLER?

Evet piyasalarda bir şeyler oluyor.

Olanların büyük bir kısmı şimdilik beklentilerden kaynaklanıyor. Piyasalardaki hava ilk bakışta 1997 yılı başında yaşanan iyimserlik havasının bir benzeri gibi.

Ama umarız okuyucularımız hatırlayacaklardır. 1997 yılı başındaki iyimser havayı tartışırken biraz farklı bir dil kullanıyorduk.

O zaman iyimserliğin küçük bazı olumlu adımlardan kaynaklandığını ama aslında ‘‘sadece ve sadece’’ beklentiler nedeniyle ortaya çıktığını yazmıştık.

Bu sefer sanırız durum biraz farklı.

Beklentiler işin önemli bir yanı. Ancak tek neden değil.

Yanılmıyorsak işin içinde somut bazı gelişmeler de var. Piyasalar bu somut gelişmelerin farkında. İster doğrudan bilgi sahibi olarak. İster içgüdü ile olsun.

Bu somut gelişmeler şimdilik küçük. Ama önemli.

ÇARŞAMBA

Piyasa profesyonelleri ile yaptığımız toplantıda tartıştığımız konular üzerinde bir kez daha düşünmek, yazılacaklara başka açılardan da bakmak istiyoruz.

Bu nedenle konuyu Çarşamba günü hem piyasalar hem de sade vatandaş açısından önemli bir değişikliğin habercisi olabilecek uzunca bir yazı dizisiyle ele alacağız.

Konuya Çarşamba günü girmeyi planlamamızın bir nedeni daha var.

Beraber olduğumuz profesyoneller önümüzdeki iki iş günü içinde portföylerinde bazı düzenlemeler de yapmak isteyebilirler. Piyasalarda taşlar biraz daha yerine oturmuş olur, diye düşünüyoruz.

BUGÜN

Gelelim piyasanın bugünkü tepkisine. Bu tepki ne olur?

Aslında piyasalardaki havanın kötümser değil, iyimser beklentilerden kaynaklandığı artık bir sır değil.

Ancak, piyasanın bugün veya yarın ne yöne gidebileceğini tam olarak kestirmek de gerçekten zor.

Orta ve özellikle de uzun vadeli olasılıklar göz önüne alındığında Borsanın günün bugün epeyi olumlu bir tepki vermesi gerekiyor.

Bono piyasasındaki uzun vadeli gelişmeler de aynı yönde.

Ancak, geçen haftaki hareketin beklenenin çok üzerinde olması ve fonlama maliyetlerinin de (çok) yüksek kalması çok kısa vadede bir şey söylemeyi güçleştiriyor.

Bazı oyuncular elde ettikleri ciddi karları ve taşıma zararından kurtulmak isteyebilirler. Bu da fiyatları biraz yükseltir.

Ama, Çarşamba gününden itibaren de ele alacağımız gibi orta vadeli beklentiler olumlu. O zaman, neden şimdi satışa geçilsin?

Dediğimiz gibi piyasanın bugün ve yarınki hareketini tahmin etmek kolay değil.

SONUÇ

Orta ve uzun vadeli hareketi tahmin etmek ise daha kolay.

Elbette bu arada Türkiye ekonomisinin ciddi sorunları olduğu ve bunların çözümünün kolay olmadığı ve zaman alacağı da hatırlardan hiç bir zaman çıkarılmamalı.

Bu noktayı Çarşamba gününden sonra da sık sık tekrarlayacağız.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI