Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çarpık olmayan ne var ki?

ADALETİN bu mu Türkiye? Bir yanda ezilen kitleler, öbür yanda bal tutup parmak yalayanlar... Son örnek: Sosyal Güvenlik Reformu!

1 Ekim’den itibaren sigortalı olanlar ileride emekliye ayrıldıkları zaman, hem çalışıp hem emekli maaşı alamayacaklar. Emekli olduğu halde çalışanların emekli maaşlarının tamamı kesilecek. Peki, sadece emekli maaşıyla geçinmek mümkün mü? Değil!

Devlet emeklilere hem geçinebileceği kadar maaş vermiyor, hem de çalışmalarını engelleyerek "Aç kal" diyor. Ya da emeklileri kaçak çalışmaya teşvik ediyor.

Bu nasıl Sosyal Güvenlik Reformu, anlayana aşkolsun!

Ayrıca önemli bir nokta daha var. Bunu yapmak zorunluluk olabilir. İyi de... Milletvekillerinin bu uygulamanın dışında bırakılmasına ne demeli?

Uyanık parlamenterler Anayasa’da bir madde buldu: (Madde 86/2) Bu maddeye cankurtaran simidi gibi sarılıp kendi emekli maaşlarını kurtardılar. Çifte standart!

Milletvekilleri, hem Meclis’ten vekil maaşı, hem de devletten kıyak emekli maaşı almaya devam edecek. Bu durum, eşitlik ilkesine aykırı değil mi? Demek ki, Anayasamızda bile haksızlık var! Gelin siz bu ülkedeki adalete inanın!

Sadece bu değil ki eşitsizlik. Ülkemizde çarpık olmayan ne var ki?

Emekliler açlığa itilmiş, işçi-memur sıkıntıda bırakılmış, üretici kaderine terk edilmiş...

Ya kadınlarımız? Onlara uygulanan ağır mahalle baskısı, uygarlıkla bağdaşır mı?

* * *

Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayınlanan "Küresel Cinsiyet Uçurumu" başlıklı araştırma raporunda çıkan sonuç şu:

"Türkiye de dahil, dünyada 128 ülke arasında, kadınlara en kötü davranan ilk 10 ülkeden 9’u Müslüman halkların yaşadığı ülkeler."

Aynı raporda, kadınların en iyi ve en gelişmiş haklara sahip olduğu, kadınlara kötü davranışların bulunmadığı ilk 10 ülke arasında bir tek Müslüman ülke yok!

Raporda açıklandığına göre, İslam ülkelerinde erkekler, kadınlar üzerinde ağır baskı uyguluyor ve kadınları köleleştiriyor!

Söz konusu ülkelerdeki insanlar, ölümü göze alıp özgür Batı ülkelerine kaçmanın yollarını arıyor. Türkiye’deki birçok insan ise, ortaçağ karanlığının hüküm sürdüğü ülkelerin ilkelliğine özeniyor. Bu davranış hangi aklın ürünüdür?

* * *

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Şevki Aydın’ın bir süre önce dürüstçe yaptığı açıklama ilgi çekicidir.

Şevki Aydın, "Kadın gibi çok önemli bir eğiticiyi, varlığından habersiz olacak kadar, cehaletin karanlığına gömmüş durumdayız. Kadını, annesini ihmal eden bir toplum, iyi erkek de yetiştiremez! Nitekim bu toplum iyi erkek yetiştiremiyor. İyi insan yetiştirmek için önce kadının beynini, kalbini geliştirmeliyiz. Kız çocuklarının eğitim görmemesinin altında çok sakat, yanlış bir din anlayışı yatıyor! Bunu dinimizin onaylaması mümkün değil!" diyordu. Bizce de, Türkiye’nin geri kalmışlığının nedenlerinden biri, kadınların eğitimsizliğidir.

Bu cehalet devam ettiği sürece insanlarımızın aldatılması, din duyguları istismar edilip yolunması, kadınların köle gibi kullanılması, Deniz Feneri Derneği gibi dinci kuruluşların dolandırıcılığı, siyasetçilerin soygunu devam edecektir.

Seçimler farklı kazanılsa bile kirleri temizlemez. Aklanmanın yolu yargıdan geçer!
X