"Sibel Arna" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sibel Arna" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sibel Arna

Çaresizlikten yaratılan oyuncaklar marka oldu

Son zamanlarda dinlediğim en çarpıcı hikâye Yiğit Oğuz Duman, karısı Ayça Duman ve ‘Kromozom anomalisi’ olan kızları Selin’in hikâyesi… Siz de kulak verin...

“Selin 1 kilo 840 gram doğdu...Doğum öncesinden itibaren doktorlar için tek problem küçük gelişimiydi, bu da takviyeli beslenerek aşılacak bir konuydu. Fakat yaşına geldikçe gelişimindeki gerilik belirginleşti. Sanırım 17 ay civarı farklı testlerle sebebini araştırmaya başladık. Ortaya çıkan sorun çok nadir bir genetik problemi işaret ediyordu. Başta bunu kabullenmek çok zordu; düşünsenize, dünyada hiç görülmemiş bir rahatsızlık bizim çocuğumuzda çıkmıştı, hatta hastaneler bu vakayı, literatüre geçirdiler.
Hamilelikte gelişme geriliğiyle başlayan şüpheler, zamanla gerçekle örtüştü. En net teşhis 3.5 yaşında yapıldı. Ama Selin’in 2 yaşında yürümesiyle zaten rehabilitasyon merkezleri, konuşma terapileri gibi özel eğitim ile tanışmıştık.
Kromozom anomalisi, ilaçla tedavi edilebilecek bir hastalık değil, tıbbi bir durum. Tıp literatüründe bilinen Selin’den başka bir örnek olmadığı için de tam olarak ne ile karşılaşacağımızı, onun limitlerinin ne olduğunu bilemiyorduk. Aslında hâlâ da bilmiyoruz, eğitimi her şekilde devam ediyor. Böyle çocuklar daha yavaş öğrenebildikleri için tekrar ve sabır çok önemli. Normal bir çocuğun 2-3 tekrar ile öğrendiğini, bu çocuklar 20-25 tekrar ile belki başarabiliyor. Özel eğitim haftada 2-3 saat ile olabilecek bir konu da değil. Tek amacımız onun hayat kalitesini arttırabilmek için mümkün olduğunca eğitebilmek.

Çaresizlikten yaratılan oyuncaklar marka oldu

HER ŞEY ÖDEVLE BAŞLADI

Bir gün konuşma terapistimiz bana bir ödev verdi. “Nesneleri çizimle değil fotoğrafla öğretin” dedi. Oyuncakçılara, kitap evlerine baktım, fotoğraflı anlatımla hazırlanmış oyun bulamadım. Dergilerden kestip, fotoğraf çektim, gerçekten Selin günlük hayatında gördüğü nesnenin aynısının fotoğrafını görünce oyuna daha çok ilgisini veriyordu.  Sonuç olarak daha iyi verim alıyorduk.
Selin 4 yaşındayken kardeşi Yasemin doğdu, bir süre sonra biz hep birlikte oynamaya başladık. Selin’in gelişimi için sabırlı bir destek gerekirken normal çocukların öğrenmeye ve bildiğini göstermeye hevesi, bu oyunları oynama istekleri benim için çok motive edici oldu. Yani şunu gördüm: Bu oyunlar sadece özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar için değil, tüm çocuklar için çok öğreticiydi.
Selin’in doğumuyla profesyonel iş hayatıma zorunlu bir ara vermiştim. Yasemin’in 1 yaşını bitirmesiyle iş hayatına dönüş planları yapmaya başladım. Bu oyunlarla ilgili bir iş planı kurma fikri çok mantıklı geldi.
GUGDA oyunlarını tasarlamaya başladığımda iki önemli kural koydum; oyunlar kesinlikle fotoğraflı anlatım olacaktı. baskı ve malzeme kalitesi Avrupa’daki örneklerinin de ötesinde olacaktı. Marmara Üniversitesi’nde Pedagojik Formasyon Eğitimi aldım, fotoğrafçılık ve photoshop öğrendim. Eğitmenlerimizin tavsiyelerini ve yorumlarını oyunların hazırlanışında yol gösterici olarak kullandım. Sonuç olarak, ilk GUGDA oyunlarım 4 dilde ve hedeflediğim niteliklerde 2009’da satışa hazır hale geldi.

GUGDA’NIN ANLAMI NE?

GUGDA Karadeniz diliyle Ce-ee oyunu demek.  Selin küçükken onunla Ce-eee oyununu Gug-daa şeklinde oynayan Trabzonlu eşim ve ailesi markaya isim verdi. Ce-ee oyunu bir bebek için çok değerli. Çünkü bu oyunla kurulan göz temasları ve gülücüklerle sosyal iletişimin ilk adımları atılıyor aslında.
Oyuncak, çocuğun mümkünse odasında yalnız vakit geçirmesini sağlayacak ışıltılı ve gürültülü nesne olarak görülüyor. Oysa ki çocuğuyla kaliteli zaman geçirmenin önemini kavrayan anne-babalar da eğitici-öğretici, hayal gücünü çalıştıran oyuncaklara yönelmeye başladı. Oyunlarımızın fayda sağladığını, özellikle eğitimcilerin de GUGDA oyunlarını tercih etmesinden anlıyoruz.
Oyunlara www.gugda.com adresinden ve 50’yi aşkın satış noktasından da ulaşılabiliyor.  Şu anda 5 çeşit oyunumuz var. Zıtlıklar, İlişkiler, Önce-Sonra, Sayılar ve Alfabe. Hepsi de bir çocuğun günlük hayatında karşılaştığı durumları, hayatın içinden fotoğraflarla anlatan oyunlar.

SELİN ŞİMDİ NASIL?

Selin şimdi 11.5 yaşında. Karma eğitim alıyor. Normal çocuklardan oluşan bir sınıfta özel eğitim öğretmeniyle eğitim görüyor. Okula çok mutlu gidiyor çünkü çok sevildiğini biliyor. Ev dışında kendi sosyal hayatını yaşayabiliyor. Normal çocukların da özel eğitim ihtiyacı olan çocukları tanıması, onlara yardımlaşmayı, küçük şeylerden üzülmemek gerektiğini ve merhameti öğretiyor. Engelli bireyler için bütün okullarda olması gereken bu eğitim fırsatı aslına bakarsanız yasal da bir zorunluluk ama ne yazık ki çoğu okul bu fırsatı bu tür özel çocuklara sağlamaktan imtina ediyor. Bu durumun en acı tarafı, okulların bu çocukları kabul etmeme sebeplerinin velilerden gelecek tepkilerden korkmaları olması.

X