Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çare bulundu: Mevduat faizi yüksek, kredi faizi düşük olsun

İKTİSATÇILAR, ekonomiyi canlandırmak için, faizlerin düşürülmesi gerektiğini söyler.

Aynı şekilde ekonomiyi yavaşlatarak, enflasyonu düşürmek için faizlerin yükseltilmesi tavsiye edilir. Faiz düzeyi ile ekonomik faaliyetin ters orantılı olması, belli şartlar altında geçerli bir “sebep-sonuç” ilişkisidir. Yani faiz düşünce, ekonomi ısınır; yükselince soğur. Pek tabii her iki durumda da “enflasyonun yükselmesi” veya tersine “işsizliğin artması” gibi istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Ama “papaz, her zaman pilav yemez” misali ekonomide, bu ve benzeri mekanizmalar her zaman istenilen sonucu vermez. Vermemesinin sebebi, kuralın geçersiz olması değil, kuralın işlediği şartların mevcut olmasıdır. Çünkü ekonomi, merkezinde “insan” olan karmaşık bir sosyal sistemdir. Faiz, insan davranışlarını değiştirdiği oranda etkilidir.

SIFIR FAİZ TUZAĞI: SIFIR BÜYÜME

Birkaç yıl önce kaybettiğimiz hocam Sadun Aren, bir gün sınıfta “faiz, sıfır olunca büyüme ne olur?” diye bir soru sormuştu. Tartışmalar “sıfır faizin, sıfır büyümeye” sebep olabileceği hükmüyle sonuçlanmıştı. Çünkü “sıfır faiz” demek, sadece kredi faizinin sıfır olması değil, mevduat faizinin sıfır altı, yani eksi olması demekti. Bütçeden, bankalara yapılan doğrudan ve dolaylı desteklemeler hariç tutulursa, “kredi faizi, mevduat faizinden yüksek olmak” zorundadır. Çünkü bankalar, gerek yönetim masraflarının bir kısmını, gerekse batacak kredilerin yaratacağı zararları karşılamak için, kredi faiz oranını, mevduat faizlerinden kabaca yüzde 2 yüksek tutmaya mecburdur. Mevduat faizinin, enflasyonu bile karşılamadığı bir ortamda tasarruflar durduk yerde erir. Bunun farkına varan insanlar, harcamalarını keser. Harcamalar azalınca ekonomi soğur. Çünkü insan, ihtiyat saikıyla (ilerideki kötü günler için) tasarruf eder. Tasarrufu erirse, bunu telafi etmeye çalışır. Japonya bunun en canlı örneğidir.

TALEP OLMADIKTAN SONRA, HİÇ YATIRIM FİZIBIL DEĞİLDİR

Düşük kredi faizinin ekonomiyi canlandırmasının ana sebebi, tüketici kredileri değil, yatırımcı kredileridir. Faiz düşükçe, düşük getirili yatırımlar bile kârlı (fizıbıl) hale gelir. Ancak buradan kalkarak, finansman maliyeti sıfırsa, her yatırım kârlıdır sonucu çıkmaz. Çünkü her hangi bir yatırımın kârlı olması için, üretilen mal veya hizmetin maliyetinin üstünde bir fiyatla satılması gerekir. Satış miktarı yetersiz ve satış fiyatı düşükse, hiçbir yatırım “yapılabilir” değildir. İsterse, devlet bin tane teşvik versin.

SIFIR FAİZ, VARLIK FİYATLARI BALONU OLUŞTURUR

Sıfır faiz, menkul ve gayrimenkulde, rahmetli Ayhan Şahenk’in tabiriyle “arsa ve borsada” fiyat balonu oluşmasına sebep olur. Sıfır faizde Güngör Uras’ın Ayşe teyzesi bile “arsacı-borsacı-altıncı-dövizci” yani istifçi olur.  Unutulmasın, varlık fiyatları balonları, finansal istikrarsızlık kaynağıdır. Çünkü her balon sonunda patlar.

Son Söz: Hiçbir kural, “sıfırdan sonsuza” kadar geçerli değildir.

 

X