« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Cansun sözlerini tut

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Galatasaray Yönetimi değişti. Faruk Süren gitti, Mehmet Cansun geldi. Tabii, değişik yöneticiler de görev aldı.Ancak, Cansun göreve geldikten sonra gazetelerin spor sayfalarını dikkatle izliyorum ve saçlarım diken diken oluyor. Değişen bir şey yok. Futbolculara verilen sözler havada. NTV televizyon programında Aziz Üstel aynen şöyle söyledi: ‘‘İki gün sonra futbolcuların tüm alacakları ödenecek.’’ Ne yazık ki, dağ fare doğurdu. Evet, bir kaç dolar verildi, bu doğru. Ama, paraları alan futbolcuların hepsinin suratı asık. Zira, G.Saray kasasında gene milyon kere milyon dolar alacakları kaldı. Fatih, Almanya'dan bağırmış. G.Saray yöneticileri için ‘‘Utansınlar’’ diyor. Merak ediyorum, acaba utanıyorlar mı?LUCESCU HAKLIDikkat edin Lucescu, ‘‘Futbolculara olan borcu ödeyin. Transfer istemiyorum’’ diyor. Bizim Cansun macera peşinde. ‘‘Lazio'lu De La Pena'yı G.Saray'a kazandıracağım’’ diyor. Diyor ama, De La Pena'nın Barcelona'da 8-9 maç oynadıktan sonra 1 senedir sakat olduğundan haberi var mı? Bizim Cansun transfer hususunda uzmandır. Hatırlarsanız, Samsunspor'dan Türkiye gol kralı Serkan'ı aldı. Hem de iyi bir para ödeyerek. Hatırladığım kadarıyla kulübüyle Serkan'a verilecek para 6.5 milyon dolardı. Hatta, bu dolar çeklerinin tartışması da yapıldı. Neyse, o konuya girmek istemiyorum. Zira, altından çapanoğlu çıkacak.G.Saray Spor Kulübü'nün Samsunspor'a verdiği çekler döndü dolaştı, Aziz Yıldırım'ın eline bile geldi. Yıldırım bu çekleri hiçbir zaman kullanmadı. Belki de hala kullanmıyor. Serkan geçen yıl yedekti. Oysa bu transfer niye yapılır, takıma girip oynaması için değil mi? Hadi Jardel onun önüne geçti diyelim. Bugün Jardel yok, Serkan da yok. O zaman G.Saray, Serkan'ı niye aldı, Cansun?Gelelim Denizlisporlu Bülent Akın'a. Onu da büyük ümitlerle G.Saray orta sahasında görev yapması için Cansun transfer etti. Bir kaç maç oynadı Bülent. Emre gitti, Okan gitti, Hagi gitti, ama Bülent orta sahada bu yıl da kendine yer bulamıyor. Şöyle saman alevi gibi takıma bir giriyor, bir çıkıyor. Onun da maliyeti 6 milyon dolar. Denizlispor, G.Saray Spor Kulübü'nü hacze verdi.JARDEL FİYASKOSUHele bir Jardel olayı var ki, evlere şenlik. Jardel, G.Saray'ın futbolcusu şu anda, zira mukaveleli. Adam, sarı kırmızılı camia ile kukla oynatır gibi oynuyor. Bizim Cansun bir Porto'ya gidiyor, bir Milano'ya gidiyor, şu ana kadar bir sonuç yok. Başlangıçta biz Jardel'i niçin Porto'ya vermedik. Hem adamlar bize para veriyordu, hem de oyuncu. Faruk Süren bir Marsilya çıkardı. Marsilya'dan alınan iki oyuncu da fiyaskodur beyler. Perez fena değil, ama G.Saray'da onun gibi dört tane oyuncu var. Diğer Kolombiyalıyı kim gördüyse söylesin.Ayhan Beşiktaş'tan neden alındı? Eksilen G.Saray orta sahasına bir güç katması için değil mi? Ayhan yedek kulübesinde.Ümit Karan görevini yapıyor, gol atıyor. Ne varki, G.Saray'ın santrforu olabilmek için daha çok şey öğrenmesi lazım. Kaleci Mondragon pasaport sahtekarlığı yapmış bir futbolcu. Şimdi size ben sorarım, bu sahtekarlığı yapan birisine G.Saray kalesini güvenerek nasıl teslim edersiniz? Hiç mi şüpheli gözle bakmazsınız?HASAN'A ‘DUR’ DİYEN YOKBerkant olacak, ama ona G.Saraylı ağabeyleri destek olursa olacak. Hasan Şaş Avrupa kupası maçında Berkant'ın üstüne yürüdü. Topu tribünlere vurdu. Bereket Eser'e, onu kaptığı gibi sahadan çıkardı. Bir kaç defadır yazdım, G.Saray'da Hasan Şaş'a haddini bildirecek bir yönetici yok mu?İşin doğrusu şu: G.Saray'da yönetimler hiçbir zaman kulübü G.Saraylıların layık olduğu şekilde yönetmediler ve yönetmeyecekler galiba. ‘‘Emre'yi, 25 milyon dolara satarım’’ demedin mi Cansun? Bir iki kez hatırlattım, yine tekrarda fayda var; B.Hakan, artı Emre ve Okan 6.5 milyon dolara Inter'e gittiler. Kimsenin sıkıldığı, utandığı yok.Cansun sen G.Saray Spor Kulübü başkanısın, ağzından çıkan söz kanun olmalı. Yapamayacağın, başaramayacağın hiçbir sözü verme Cansun. G.Saraylıların az da olsa sana karşı olan ümitlerini yok etme. Üzülerek söyleyeyim, sen yok etme yokuşunun ortasındasın.Rapaiç için uyarmıştımFENERBAHÇE Teknik Direktörü Mustafa Denizli sezonu açtı, futbolcular büyük bir arzuyla Samandıra Tesisleri'nde çalışırken, ter atarken, Rapaiç efendi İstanbul'a gelmedi. Ne mazereti vardı, bilmiyorum. Ama eğer sen Fenerbahçe'nin futbolcusuysan ve Fenerbahçe Spor Kulübü de sana karşı her türlü vecibelerini yerine getirmişse ki getiriyor, F.Bahçe Spor Kulübü'nün disiplinine uymak zorundasın Rapaiç.Bir futbol takımında Rapaiç gibiler, içi cerehat dolu bir çıbandır. O takımın içinde öyle bir huzursuzluk yaratır ki, farkında olmadan yavaş yavaş o futbol takımı oyuncuları arasında dedikodular başlar, üçlü, beşli gruplar oluşur. Sonunda da olan olur, takım disiplinini kaybeder, maçlar da asla ve asla istenildiği düzeyde gitmez. Bunu ben 19 yıllık futbolculuk tecrübemden sonra rahatlıkla yazıyorum ve arkasında da duruyorum.RAPAİÇ GİDER BAŞKASI GELİRKardeşim Mustafa, geçenlerde de yazdım; Rapaiç eğer F.Bahçe takımı içerisinde bu huzursuzluğu devam ettirecekse, onun ipini kes. Bir Rapaiç gider, on tane başka Rapaiç gelir. Ne Fenerbahçe, ne Galatasaray, ne Beşiktaş, ne de diğer takımlar bir futbolcuya bu kadar endeksli, esir olamaz. Şöyle bir düşün Mustafa. Tüm büyük kulüplerimizde nice futbolcular oynadı, kimler geldi kimler geçti. Ama bu kulüpler hala ayakta.Şimdi Rapaiç'e sormak istiyorum: Sen ne istiyorsun be arkadaş? O topu öyle göklere vurmakla, kime, ne mesaj vermek istiyorsun? Sonra çekip sahadan çıkıyorsun. Bir de üstelik yan hakeme el kol hareketleri yapıyorsun. Sen kimsin be Rapaiç? Burası Türkiye, Patagonya değil. Şimdi Aziz Yıldırım'a bir sorum var; bu Rapaiç'e haddini bildirmeyecek misiniz?Sevgili Kaya ağabeyKAYA Çilingiroğlu yalnız spor camiasının değil, Türkiye'nin sevgilisidir ve asla unutamayacağı kişilerdendir. Futbolculuğum zamanında Kaya ağabey İstanbulspor takımının sağ bekiydi. Daha sonra İstanbulspor yöneticiliği yaptı. Kişiliği ile, dürüstlüğü ile, insanlara sıcak yaklaşımı ile herkesin çok sevdiği, saydığı bir ağabey oldu. Başımız ağrısa ona koştuk. Çok önemli ameliyatları bıraktı, dışarıya çıktı, bizlerle konuştu.Tam bir adelet timsaliydi. Maçlarda basın tribününde zaman zaman birlikte otururduk. Hakemin çaldığı bir eyyamcı düdük çok sevdiği Beşiktaş ve Trabzonspor için olsa da ayağa kalkar, hakemi protesto ederdi; ‘‘Bak Turgay, bu hakemle maçı kazanırsak, ben buna galibiyet demem’’ derdi. Çok değişik bir disiplin anlayışı vardı. Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde koridorda onu gören namzet doktorlar, doçentler, hasta bakıcılar, yatağından kalkmaması gerektiği halde, ayaklanmış hastalar paylarını alırdı. En önemlisi onunla karşılaşmamaktı. İşte Kaya ağabey böyle bir insandı. Para pul diye bir derdi yoktu zaten. Kaç defa Nezih Alkış ile birlikte onun odasında otururken, ameliyat ettiği hastaların ailelerine ilaç almaları için para verdiğine şahit olduk. Yüzlerce insanı hayata döndüren Kaya ağabey aynı hastanede 5 ay ölümle savaştı. Sonunda yenik düştü. Tabii ki, onu sevenler için çok acı. Ama, ne demiş Yahya Kemal, ‘‘Baki kalan bu kubbede hoş bir tatlı sedadır.’’Sevgili ağabey, nur içinde yat. Her zaman seni sevgi, saygı ile hatırlayacağım.

CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.
Bunları da Beğenebilirsiniz