"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Canlılığını koruyan iç talep

İÇ talepteki canlılık ve bunun yarattığı, yüksek cari açık başta olmak üzere, olumsuz etkilerin devam ettiği görülürken, gidişat hakkında ise görüşler muhtelif.

Öyle anlaşılıyor ki; hükümet bu canlılığın en azından seçimlere kadar böyle devam etmesini istiyor. Ama “Ekonomi yönetimi yine de bu seyrin yaratacağı olası bir yol kazasından korkuyor mu?” diye soracak olursanız, bence epeyce korkuyor. Merkez Bankası’na aldırılan bir biriyle çelişkili tedbirler ve piyasanın tepkisinin büyümesi üzerine atılan son geri adım, bence bu korkunun en önemli kanıtları.

Seçime kadar bu gidişat devam ettirildiği takdirde kimsenin şüphesi olmasın ki; seçimden sonra iç talebi kısıcı yeni tedbirler getirilecek. İç talebi kısıcı tedbirler denildiğinde ise ilk akla gelenlerin artan vergiler ve düşük ücretler olduğunu unutmayalım..

Yılın ilk ayındaki veriler, toplam tüketici güven endekslerinde sınırlı bir artış yaşanırken, gelecek aylarda satın alma ihtimali endekslerinde ise artışın hızlı olduğunu gösteriyor. Gelecek aylarda otomobil, konut, dayanıklı tüketim malı satın alma ihtimali endekslerinin tümünde hızlı bir artış eğilimi var. Yılın ilk ayında realize olan otomobil satışları hızlı bir artışa işaret etmiş, son 12 yılın en yüksek ocak ayı satışları gerçekleşmişti. Sözü edilen endeksler ise gelecek aylarda tüketime ilişkin algının da halen güçlü olduğunu gösteriyor

Alınan son önlemlerin henüz kredi hacmindeki artışı sınırlamadığı görülürken, sadece parasal tedbirlerle kredi artışının da, büyümeye devam eden cari açığın da kalıcı biçimde düşürülemeyeceği ise açık. İşte bu nedenle seçimden sonra siyasi kararlar gerekecek.

Ekonomi yönetiminin bu gidişatla birlikte en çok korktuğu unsur ise cari açığın finansmanındaki kısa vade ağırlığı. Her ne kadar alınan önlemlerle Merkez Bankası’na park etmiş, seçim öncesinde sorun yaratmasından korkulan en sıcak paranın artık geri gittiği söylense de, ekonomi yönetimi de çok iyi biliyor ki; özellikle küresel ekonomiden kaynaklanacak yeni bir dalga, Türkiye’den hala hızlı çıkışlara neden olabilir. Yaşanacak güçlü bir çıkışa, daha önce de yaşadığımız gibi, ne kadar müdahale ederseniz edin, çok ani ve yüksek boyutlu faiz ve kur hareketleri önlenemeyebilir...

ÜSTÜNDE DURULMAYAN IMF UYARILARI


Böyle bir ihtimal var çünkü cari açığınız çok yüksek ve cari açığınızın finansmanını çok kısa vadeli sermaye ile sağlıyorsunuz...

Geçen hafta IMF’in Türkiye incelemesi sonrası hazırladığı raporda bu tehlikeye çok açık biçimde dikkat çekiliyordu. Ancak bu uyarılar üzerinde, bilerek, fazla durulmadı...

IMF Türkiye’deki ana zorluğun aşırı iç talep ve çalkantılı kısa vadeli sermaye akımları karşısında ortaya çıkan kırılganlıklara karşı doğru politika bileşimine karar vermek olduğunu belirtirken, ani sermaye çıkışlarına karşı da Türkiye’yi uyarıyor. Türk ekonominin kriz sonrasında devam eden güçlü toparlanmasının 2010 yılı boyunca, yüksek düzeydeki sermaye akışları tarafından desteklendiği kaydedilirken, Türkiye’nin üretimini kriz öncesi düzeye getirecek şekilde büyümesinde,
krediyle finanse edilen iç talebin başlıca yönlendirici olduğu belirtiliyor. IMF, Ayrıca artan enflasyon eğilimine de dikkat çekiyor.

Bol elde edilebilen düşük maliyetli yabancı tasarrufun Türkiye’nin kırılganlığını gösterdiğini belirten IMF, cari açıkta 2010’da GSYİH’nın yüzde 6.2’sine ulaşan rakamın, iç ve dış talebin yüksek ithalat içeriğini ve zayıf dış rekabet semptomu olarak büyümenin sermaye akışına bağımlılığını ortaya koyduğunu vurguluyor.

Ağırlıklı olarak bankacılık sektörünün aracılık ettiği kısa vadeli sermaye akışlarının, ters akışa maruz kalmayı artırdığının ve yeniden fiyatlama riskleriyle birleştiğinin de altı çiziliyor.

Özetle; canlı seyreden içtalep ve yarattığı sonuçlar ciddi risk biriktiriyor.
X