Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çanlar hakemler için çalıyor

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Namoğlu görevinin, hakemleri uluorta eleştirmek ve zaten sarsılmış olan güven duygusunu yerle bir etmek değil, kapalı devre telkinlerle, özgüven sağlamak olduğunu unutmamalı.

Ulusumuzun başı sağolsun

ASKER  ve polis şehitlerimizin acısı yüreğimizi yakıyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, acılı yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Emniyet Teşkilatı’na ve ulusumuza başsağlığı dilerim.

Futbol kamuoyu, Bünyamin Gezer’e haksızlık yapıldığını düşünüyor

Bu yıl lige hakemler damgasını vuracak gibi görünüyor. Bu görüşe katılıyor musunuz?
Haklısınız. Bünyamin Gezer’in ani bir kararla ve basın toplantısı yaparak hakemliği bırakmasından başlayalım. Gezer’in hata yapıp yapmadığı tartışılabilir ama, dürüstlüğü asla tartışılamaz. Futbol kamuoyu, geride temiz bir iz bırakan Bünyamin Gezer’e çifte standart uygulandığı ve haksızlık yapıldığını düşünüyor. Hakemler hata yapabilir, ama onlar üzerinde söz sahibi olan kurumların hata yapma hakkı yoktur!..
Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Namoğlu görevinin, hakemleri uluorta eleştirmek ve zaten sarsılmış olan güven duygusunu yerle bir etmek değil, kapalı devre telkinlerle, özgüven sağlamak olduğunu unutmamalı. Nitekim meslektaşlarının kolayca harcandığını gören diğer hakemler de zincirleme hatalar yapmaya başladılar.
Geçen senenin skandal ismi Hüseyin Göçek, az kalsın Galatasaray-Bursaspor maçına da damgasını vuracaktı. Gelecek vadeden isimlerden Özgür Yankaya belirgin biçimde hatalı kararlar vermeye başladı.
Mersin İdmanyurdu-Fenerbahçe maçını yöneten Halis Özkahya ise, maçın kaderini etkileyen hatalar yaptı. Bunlar çok tehlikeli sinyaller... Hakemler için çalan çanları duyup, vakit geçirmeden önlem almak gerekiyor.

Kocaman sinirlense de oyuncusunun gönlünü alır

Fenerbahçe- Mersin İdman Yurdu karşılaşması sırasında oyuncularına sinirlenen Aykut Kocaman’ın bu durumu ekranlara yansıtmasını doğru buluyor musunuz?
Maçlardaki aşırı sakin ve mimiksiz görünümü nedeniyle bazı çevrelerin eleştirdiği Aykut Hoca, eğer sinirlendiyse, yerden göğe kadar haklıdır!.. Unutmayalım ki, Aykut Kocaman ve öğrencileri bu yıl bambaşka bir psikolojiyle sahaya çıkıyorlar. Hoca, teknik direktörlüğün yanı sıra, futbolcularına liderlik de yapıyor. Bu sorumluluğu taşımak kolay değil!.. Çelik gibi sinirlere bile sahip olsa, yeri geldiğinde insani tepkiler vermesini hoşgörüyle karşılamak gerekir.
Kaldı ki, kişiliğiyle herkesin saygısını kazanan Kocaman’ın, sinirlendiği oyuncusunun gönlünü daha sonra soyunma odasında aldığından hiç kuşkum yok...

Eksiksiz ve gününde bir milli takım Hırvatistan engelini aşar

Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılabilmemiz için Hırvatistan engelini aşmamız gerekiyor. Play-Off karşılaşmalarında milli takımımızın şansını nasıl görüyorsunuz?
Hırvatistan’ı küçümsemek de, gözümüzde fazla büyütmek de hata olur... Gününde ve eksiksiz bir milli takım, bu engeli aşar! Daha doğrusu aşmalı... Aslında futbolcularımızın, her takımı yenebileceklerine inanmaları gerekir. Adı üstünde: ‘Finaller için oynuyoruz.’ Finallere gitmek, başlı başına büyük bir iddia değil mi? Kaldı ki, Hırvatistan’ı yenip, finallerde de başarılı olmalıyız. Geçmişte başardık, niçin bir kez daha başarmayalım?

Guti’nin ismi var cismi yok!

Beşiktaş, bu hafta evinde ağır bir darbe aldı.  Siyah beyazlılarda olmayan şey nedir? Üstelik taraftarın dört gözle beklediği Guti de sahnedeydi...
Sahada gezinen ve kötü paslar atan Guti’nin eski Guti ile tek benzerliği, ismiydi! Yani Guti’nin ismi vardı ama cismi yoktu! Bunun maç eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını, sonraki karşılaşmalarda göreceğiz. Beşiktaş’ın en büyük sıkıntısı, Portekizli “patron!” futbolcuların koşmamaları! Beşiktaş böyle oynadığı sürece, koşan ve topun gittiği yerde hemen çoğalan futbolculardan oluşan her takım karşısında zorlanır.

Galatasaray ve Fenerbahçe birbirinden güç alıyor

G.Saray eski yöneticisi Ali Haşhaş, F.Bahçe’nin şike soruşturmasıyla ilgili duruşunu kastederek, “Biz olsak ne hallere gelirdik bilemiyorum” diyerek bu süreçteki tavrından dolayı sarı lacivertlileri yöneticisinden taraftarına kadar tebrik etti... Sizce de bu süreç çok doğru bir şekilde mi atlatılıyor?
Galatasaray büyük camia... Geçmişte kulübün içine sürüklendiği zorlu süreçlerde nasıl kenetlendiklerini ve yek vücut olduklarını gördük. Fenerbahçe, Galatasaray’dan, Galatasaray da Fenerbahçe’den güç alıyor. Ezeli rakiplerden birinin güçsüz duruma düşmesi, diğerine de mutlaka zarar verir... Sarı kırmızılı kulübün başkanı Sayın Ünal Aysal da, yerinde bir tesbitle, bu gerçeği sık sık dile getiriyor.

Ali Şen boş durmaz

Ali Koç ve Fenerbahçe yönetimi geçtiğimiz günlerde davet ettikleri eski başkan Ali Şen’in, “Davaları geri çekin” tavsiyesini değerlendirmedi. Bu konu hakkındaki düşünceniz nedir?
Bilge Fenerbahçeli Ali Şen’in kulübü için çırpınmasını takdir ve saygıyla karşılıyoruz. Avrupa futbol elitinden aldığı izlenim doğrultusunda, yönetime bir öneri götürdü. Yönetim de düşündü, taşındı ve Platini aleyhindeki davaları geri çekmenin doğru olmayacağına, aksi taktirde bunun suçu kabul etmek anlamına geleceğine karar verdi. Yönetimin kararı, tüm Fenerbahçelilerin kararıdır. Ancak Ali Şen’in boş durmayacağına ve Fenerbahçe’nin yararına olan her türlü kişisel girişimi sürdüreceğine inanıyorum.

X