Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Can'la olmaz

Sadece 1 top kaybı yapan, rakiplerine sadece bir kez faul yapan Lugano'nun gelişine kadar Fenerbahçe’nin hiç puan kaybetmemesini iki şeye yorabiliriz.. Ya şansa, ya da rakiplerinin beceriksizliğine..

FENERBAHÇE’nin çok şey beklediği Lugano her şeyiyle iyi bir savunmacı. Ama onu tecrübesiz ve yer tutuşu iyi bilmeyen Can’la oynatmak çok büyük bir hata

Önce “Gelmiyor” dediler onun için.. Sonra “İş bitti” manşetleri atıldı.. Fenerbahçe resmi sitesi yalanlamadığı için anladık ki Lugano İstanbul’a gelecek.. Ama ne zaman?

Bekle Allah bekle.. Bu arada lig başladı, Şampiyonlar Ligi ön elemesi başladı.. Lugano hala ortada yok.. Sao Paulo’yla geçen yıl olduğu gibi Libertadores Kupası’nı kazanmanın derdinde Uruguaylı yıldız..

Neyse, kupa bitti Sao Paulo ikinci oldu Fenerbahçe rahatladı.. Tam rahatladı derken, FIFA’nın resmi sitesinde yayınlanan söyleşisinde “Güney Amerika’da olmaktan çok mutluyum Avrupa’ya gitmeyi düşünmüyorum” demez mi? Koca FIFA’nın yalan söyleyecek hali yok ya! Ama çeviri hatası falan yapmış olacaklar ki 3 gün sonra Lugano İstabul’a geliverdi..

Önce FIFA, sonra UEFA

FIFA’yı halletti Fenerbahçe, bu kez savaş UEFA’yla başladı. Kiev maçından bir gün önce sabah 08.30’da bir faks geldi UEFA’dan.. “Lugano Kiev maçında oynayabilir” yazıyordu faksta.. Camiaya büyük bir moral gelmişti ki ikinci bir faks ortaya çıktı.. “Lugano Kiev maçında oynayamaz” yazıyordu..

Uzatmayalım.. Lugano’nun ilk kez Fenerbahçe formasını sırtına geçirmesi Sakarya’ya kısmetmiş..

2 Kasım 1980’de doğan Diego Alfredo Lugano Moreno’nun gelişiyle Önder sürpriz bir şekilde yedek kulübesinin yolunu tuttu. Uruguaylı savunmacı rahatlığı, tecrübesi, tatlı-sert oyunu ve oyunu okuyuşu ile hemen dikkatleri çekiyordu.. O kadar mı? Hayır.. Çabuk bir oyuncu, Fenerbahçe tarihinin ilk Uruguaylısı Lugano.. Ayrıca, tuttuğu oyuncuya göğsüyle baks koymayı seviyor.. Yani savunmayı rakibine her yönüyle hissettiriyor..

Mükemmel Arjantinli

Sakarya bir Arjantinli transfer etmiş.. Cangele adında.. Futbol tekniği mükemmel.. Önüne gelene ba cak arası attı dün.. Ama Lugano’ya gelince takıldı, kaldı..

Maçların ardından genellikle formasını çıkartmayan Lugano, bir röportajında konuyla ilgili olarak "Formam benim onurumdur. Ben de onurumu korumak için her şeyi yaparım" demişti. Dünkü maç sonrasında, kendisinden formasını isteyen Gökhan Çalışlar'ı geri çevirdi.

2005 yılı, lakabı Tota olan Lugano’nun adeta altın yılı olmuş.. Hem Brezilya şampiyonluğunu, hem Libertadores Kupası’nı kazanmış, hem de Kıtalararası Kupa’yı, finalde Liverpool’u yenerek havaya kaldırmış. O maçın en iyi oyuncusu seçilen Lugano’ya transfer teklifleri yağmış ama hiçbir kulüp Sao Paulo’nun istediği rakamlara çıkamamış..

Fenerbahçe o rakamlara çıktı.. İçeride, dışarıda bütün rakiplere çok pozisyon veren bir takımın da böyle bir isme ihtiyacı vardı. Lugano ilk yarıda iyi yer tuttu, çok pozisyon hatası yapmadı. Ama büyük bir handikabı vardı, o da yanında Can gibi çok tecrübesiz ve iyi pozisyon alamayan bir stoperle oynuyor olmasıydı..

İlk yarı 9 akın kesti

Sarı lacivertli takımın yediği ilk golde bu açıkça ortaya çıktı.. İlk yarı 9 akın kesen Uruguaylı yıldız, ikinci yarı dalga dalga gelen Sakaryaspor akınları karşısında o da dağıldı.. İkinci yarının ilk 17 dakikasında ne akın kesebildi, ne de oyuna olumlu bir katkıda bulunabildi..

Sadece 1 top kaybı yapan, rakiplerine sadece bir kez faul yapan, Alex’in kullandığı kornere vurduğu kafa kalecide kalan, Selçuk'un attığı golde katkısı olan Lugano’nun gelişine kadar Fenerbahçe’nin hiç puan kaybetmemesini iki şeye yorabiliriz.. Ya şansa, ya da rakiplerinin beceriksizliğine..

Zico, onun için, “Güney Amerika’nın en iyi savunma oyuncusu” yorumunu yapmıştı. Brezilyalı teknik adamın eline çok iyi futbolcular sunulmaya başlandı. Yavaş yavaş yapacaklarını yapsa iyi olur.. Yoksa Lugano da Fenerbahçe’ye pek çare olacağa benzemiyor..

Niye bu ısrar

BAZI
hakemler var yaptıkları hataların altından kalkamayan.. Kuddusi Müftüoğlu da onlardan biri.. Yardımcılarıyla birlikte öyle hataları vardı ki insanın inanası gelmiyor.. Tuncay’ın attığı ve ofsayt nedeniyle sayılmayan gol.. Okan’ın ofsayttan attığı gol.. Sakaryaspor’un verilmeyen penaltısı.. Gole giderken düşürülen Tuncay’ın pozisyonunda çıkmayan kırmızı kart gibi..

Bu hafta üç maç seyrettim, üçünde de ilginç kararlar vardı.. Bakalım ligin sonu nasıl gelecek, diye kendime sormadan edemiyorum.. MHK Başkanı Mustafa Çulcu’nun titizliğini iyi bilmeme rağmen, biraz daha dikkat diyorum, biraz daha gayret..

Bravo Sakarya

SAKARYASPOR’u gönülden kutluyorum. Yabancı seçimi nasıl yapılırmış herkese gösterdikleri için.. Bir kaleci bulmuşlar, mükemmel.. Kolombiya Milli Takımı’nın da kalecisi olan Martinez dün Alex’in öyle bir frikiğini çıkardı ki, jenerik olur.. Murat Hacıoğlu’nun kaleye girmekte olan vuruşunda da bir kedi çevikliğinde uzanıp golü önledi. Arjantinli Cangele de öyle.. Seyredilmesi zevk veren bir oyuncu.. Bu takımı oluşturan yönetimi ve sahada çok iyi motive eden Nejat Biyediç’i gönülden kutluyorum..

Tuncay sola, Tümer kulübeye

İKİ
yeni forvetin gelişiyle birlikte Fenerbahçe’de forma giymek de iyice zorlaşacak.. Zico ne yapar bilmiyorum ama bu takımın mücadele gücünün artmasını istiyorsa, orta sahanın soluna Tuncay, ortasına Aurelio, sağına Appiah’ı çekip, iki forvetin arkasına da Alex’i koyması daha mantıklı gibi duruyor. Bu arada Kiev maçının kötülerinden Ümit’in dün Fenerbahçe’nin en iyisi olduğunun ve genç Kerim’deki çıkışın devam ettiğinin de altını çizelim..

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI