Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Çankaya'ya çıkınca değişecek mi?

    Hürriyet Haber
    11.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı beklentileri karşılayabilecek mi?

    Geçtiğimiz günlerde, Kanal 7'de, Ahmet Hakan Coşkun'un sunduğu İskele-Sancak programında yeni Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in halkın beklentilerini karşılayıp karşılayamayacağı tartışıldı.

    Programa Gazeteci-Yazarlar Mehmet Altan, Fehmi Koru ve Ali Bulaç, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi-Yazar Prof. Dr. Soli Özel, DYP Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, FP Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış ve DSP Afyon Milletvekili Gaffar Yakın katıldı.

    Konuşmacıların, yeni Cumhurbaşkanı'nın Türkiye ya da Ankara

    realitesi ile karşı karşıya kalınca nasıl tutum alacağı ve son teşekkür konuşmasında laikliğe ve sosyal devlete fazlaca atıf yapması konusunda ufak tefek kuşkuları vardı ama esas olarak hepsi de Ahmet Necdet Sezer'den çok umutluydular...

    Ahmet Hakan Coşkun: Ahmet Necdet Sezer, Türkiye'nin 10. Cumhurbaşkanı seçildi. Fazla tanınan bir kişi değil. Ancak yaptığı iki konuşma var. Teşekkür konuşması üçüncüsü. Bu konuşmalardan yola çıkarak Sezer'in nasıl bir Cumhurbaşkanı olacağını tahmin edebilir miyiz? Cumhurbaşkanlığı koltuğunda tahminlerimizin dışında bambaşka bir Sezer portresiyle karşılaşabilir miyiz?

    Mehmet Altan: Sayın Sezer'in yaptığı konuşma, Cumhurbaşkanlığı süreci boyunca, onun yol haritası olacaksa ben bunu çok olumlu ve Türkiye için çok hayırlı buluyorum.

    Ahmet Hakan Coşkun: Konuşmaların yol haritası olacağından emin misiniz?

    Mehmet Altan: Eminim diyebilirim. Çünkü bu konuşmaları Anayasa Mahkemesi Başkanlığı sürecesince tekrarladı. Ayrıca Cumhurbaşkanı adaylığı söz konusu olduğu vakit de, aynı konuşmaları yapmaktan çekinmedi. Ayrıca teşekkür konuşması da bence çok önemli ve peşinden gidilmesi halinde, Türkiye için, sorunu çözebilecek önemli vurgulamalarla dolu. Sürekli hukukun üstünlüğünden söz etti, ve daha önemlisi, insanın devlet için değil, devletin insan için var olduğunu söyledi. Anayasa'nın, devletin hukuksal mevzuatının temel metni olduğunu söylemesi, buna uygun hareket edilmesini istemesi, ayrıca 1982 Anayasası'na muhalefet etmesi benim için önemli. Ben kendisinin bu konuşmaların arkasında duracağına inanıyorum, en azından inanmak istiyorum.

    Soli Özel: Önümüzdeki 7 yıl boyunca sayın Sezer daha önce açıkladığı ilkeler doğrultusunda mı hareket edecektir, diye soruyorsanız, bunu bugünden söylemek mümkün değil. Çünkü önüne neler çıkacağı belli olmaz. Fakat daha hiçbir şey bilinmezken de, Sayın Sezer'in bu söylediklerinde samimi olduğundan kuşkulanmak için, ben şahsen hiçbir neden görmüyorum. Daha da önemlisi kamuoyu önündeki beyanlarıyla kendini belli bir hukuk devleti anlayışına, belli bir demokrasi anlayışına angaje etmiş olan bir Cumhurbaşkanı'nın, devlet yapılanmasında, devletin toplumla ilişkisinde farklı bir havanın yaratılmasına yardımcı olacağı kanaatini taşıyorum. .

    Ahmet Hakan Coşkun: Beklentilerimizi karşılayacak mı, karşılamayacak mı sorusuna cevap arıyoruz. Ama onun hemen ardından sizin sözünü ettiğiniz gerçeklerle karşılaştığı zaman durum ne olacak?

    Fehmi Koru: Şimdi pekçok kişi, Ahmet Necdet Sezer'in sadece yargı bürokrasisini kapsayan bir ilgi alanının olduğunu düşünüyor. Ve buradan hareketle de önüne, tırnak içerisinde, devletin realiteleri getirildiği zaman, bu konuşmalarla çerçevesini çizdiği zihniyeti değiştirebileceğini söylüyorlar. Tabii bunun pek çok örnekleri görüldü, yakın tarihimizde. Özellikle siyasal iktidarlar, daha önce verdikleri vaatleri iktidara geldiklerinde yeniden gözden geçirme ihtiyacı duydular ve Türkiye'nin realiteleri onları teslim aldı.

    Bir zamanlar bizim televizyonlarımızda da gösterilen 'Mr. Smith Washington'a gidiyor' diye bir Amerikan filmi vardı. Bir taşra kasabasında, politikaya hiç meraklı olmayan biri, biraz da ortalıktaki mafya tipli insanların itelemesiyle, senatör seçilir ve Washington'a gider. Ama onun siyasetten uzak sağduyulu yaklaşımlarıyla, hem kendi eyaletindeki, hem de ülke genelindeki siyasi çarpıklıklar ortaya çıkmaya başlar. Mr. Smith'in, yani sistem dışı bir insanın, siyasetin içine girmesiyle birlikte, tersine siyasetin kalitesi yükselir. Ben böyle bir durum bekliyorum.

    Ahmet Hakan Coşkun: Sukutu hayale uğramak kuşkusu var. Siz de oy verdiniz. Parlamento olarak, böyle bir kuşkuyu taşıyarak mı seçtiniz? Kendinizden emin miydiniz sayın Elkatmış?

    Mehmet Elkatmış: Sayın Sezer niçin seçildi? Türkiye 28 Şubat'tan sonra büyük bir sıkıntı içerisine girdi, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, özgürlükler konusunda. Sezer, bu sıkıntıları Anayasa Mahkemesi'nin 37. kuruluş yıldönümünde dillendirdi. Bu yıl da, 38. kuruluş yıldönümünde hem de aday olarak dilllendirdi. Bu sözlerinden dolayı kendisine itibar edildi. Siyasiler tarafından, kamuoyu tarafından. Sayın Sezer'in çok büyük bir avantajı var. Başarısız olmasını düşünemiyorum.

    Ali Bulaç: Arkadaşlar genel çerçeveyi çizdi. Ben iyimser olmak istiyorum. Sezer'in belki en ilginç fikri Cumhurbaşkanı adayı olmasına rağmen, 104. maddenin (a) ve (c) fıkralarında Cumhurbaşkanı'na tanınan yetkilerin kısıtlanması gerektiğini söylemesi. Türkiye'de gayri resmi, gizli bir Yarı-Başkanlık Sistemi var. Kenan Evren'in durumuna göre düzenlenmiş bir Anayasa'dır. Sayın Sezer bu yetkilerin sınırlandırılmasını, parlamenter rejimin güçlendirilmesini istiyor. Pratik bir çözüm gösteriyor. Bu iki konuşma onun düşünceleri hakkında bir fikir edinmemize yardım ediyor ama teşekkür konuşması diğer iki konuşmanın paralelinde değil. İlk konuşmada bir hukuk devletinin ideal çerçevesini çiziyor. ikinci konuşmasında bunun pratik yollarını gösteriyor. Parlamento'nun güçlenmesi, Cumhurbaşkanlığı'nın sembolik bir makam olması gerektiğini söylüyor. Fakat teşekkür konuşmasında, Türkiye'nin veya Ankara'nın realitesi, özellikle laiklik ve sosyal devlet çok öne çıkarılıyor.

    Ahmet Necdet Sezer'in bir hukukçu ve sivil kökenli kimliğiyle Cumhurbaşkanlığı'na aday olmasını, biraz da, küreselleşmeye ve uluslararası konjonktürün değişmesine bağlayabiliriz. Ben ihtiyatlı iyimserim.

    Saffet Kaya: Ben çok iyimser ve umutluyum. İlk defa bir hukukçu Cumhurbaşkanımız oldu. İlk defa bir aday ulusal uzlaşıyla seçildi ve arkasında 330 milletvekilin desteği var. Kamuoyunun da desteği var. Kamuoyunun Cumhurbaşkanımızı tanıdığını söylemek mümkün değil ama biz milletvekilleri yakınen tanıyoruz çünkü Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak Kıyak Emeklilik Yasası'nı reddetmişti.

    Gaffar Yakın: Sayın Sezer, Türkiye'nin beklentilerine cevap verebilir mi? Bu noktada iyimserim.Artık süper adamlar dönemi kapanmıştır. Babalar dönemi kapanmıştır. Çok büyük beklentiler içine de girmeyelim. Tek başına bir Cumhurbaşkanı'nın yapabileceği bir şey yoktur. Parlamento yapacaktır, basın yapacaktır. Millet olarak biz bu taleplerin peşinde olursak gerçekleştirme imkanı vardır. Cumhurbaşkanlığı, AB'ye girişte demokratik hukuk devletini gerçekleştirmede ivmeyi artıran bir faktör olacaktır.

    Soli Özel: Sayın milletvekilleri bu tek adam saplantısından kurtulmamız gerektiğini vurguladılar, ben bunun çok sağlıklı bir yaklaşım olduğu kanaatindeyim. Sanıyorum, Çankaya geçtiğimiz 10 yıl içindeki ağırlığını kaybedecek ki, bu da yürütme, yasama ve yargının üstüne çok büyük sorumluluklar düşecek anlamına geliyor.

    Mehmet Elkatmış Bütün işi yapacak olan Parlamento'dur. Parlamento şimdiye kadar görevini yapmıştır diyemeyiz. Ama iyimser olmamızın bir nedeni de şu, Türkiye'nin demokratikleşmesi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesinin önündeki en büyük engel, bana göre, Çankaya'ydı. Sayın Süleyman Demirel, Türkiye'nin önünü açacağı yerde, devamlı engel oluyordu. Sayın Sezer'in bu söylemleriyle bu engel ortadan kalktı diye düşünüyorum. Kolay değil, birtakım engeller çıkacak mutlaka. Ama uzun zaman dilimi içerisinde, Türkiye iyi bir mesafe alacak diye düşünüyorum.

    MEHMET ALTAN

    Sezer'in yaptığı konuşma, Cumhurbaşkanlığı süreci boyunca, onun yol haritası olacaksa ben bunu çok olumlu ve Türkiye için çok hayırlı buluyorum.

    FEHMİ KORU

    'Mr. Smith Washington'a gidiyor' diye bir Amerikan filmi vardır. Sistem dışı bir insanın, siyasete girmesiyle birlikte, siyasetin kalitesi yükselir. Ben böyle bir durum bekliyorum.

    ALİ BULAÇ

    Sivil kökenli bir hukukçunun Cumhurbaşkanı olmasını, küreselleşmeye ve uluslararası konjonktürün değişmesine bağlayabiliriz. Ben ihtiyatlı iyimserim.

    SOLİ ÖZEL

    Bundan sonrasının da, sayın Cumhurbaşkanı'nın önüne gelecek gerçeklerle, ilkeleri arasında nasıl bir denge kuracağına bağlı olduğunu düşünüyorum.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı