Gündem Haberleri

    Çankaya yolunda gelen telefon

    Hürriyet Haber
    26.02.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    ÇARŞAMBA ve perşembe günleri Sofya’daydım. Bugün oradaki izlenimlerimi yazmayı planlıyordum.Ama Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’den aldığım bir telefon, Sofya izlenimlerimi gelecek haftaya erteletti.Çünkü Gül, başbakanlık yaptığı kısa döneme ait ilginç bir anı anlattı.Dünkü yazımda Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Milli Eğitim Bakanlığı’na Beşir Atalay’ı atama konusunu yazmıştım.Daha önce Cumhurbaşkanı’nın geri çevirdiği bu atamada neden ısrar edildiğini sormuştum.Bana gelen bilgilere göre, Atalay ismi üzerinde ısrarın kaynağı Gül idi.Dün Başbakan Yardımcısı Gül aradı.AKP iktidara geldikten sonra hazırladığı kabine listesini alıp Çankaya Köşkü’ne giderken bir telefon gelmiş.LİSTEDEKİ İSİMİsterseniz bu olayı onun ağzından aktarayım.‘Cebimde liste Çankaya Köşkü’ne gidiyordum. Listeme Milli Eğitim Bakanı olarak Beşir Atalay’ın ismini yazmıştım. Tam Köşk’e girmek üzereyken cep telefonum çaldı. Arayan Beşir Bey’di.’Atalay söze şöyle girmiş: ‘Sayın Başbakan, teveccühünüze çok teşekkür ederim. Size önce şunu söyleyeyim. Ben Milli Eğitim Bakanlığı’nı çok iyi yaparım. Ama...’‘AMA’DAN SONRA ‘Ama ben rektörlüğüm sırasında YÖK’le bazı sorunlar yaşadım. Aramızda tartışmalar çıktı. Şimdi beni Milli Eğitim Bakanlığı’na getirirseniz, bu tartışma yeniden alevlenecek. Oysa siz yeni bir başlangıç yapmak istiyorsunuz. Böyle bir tartışma, yeni bir başlangıç yapmanızı zorlaştırabilir. O nedenle beni başka bir bakanlığa kaydırırsanız daha iyi olur.’Başbakan Gül telefonu kapattıktan sonra Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in yanına girmiş.O sözü açmadan kendisi konuşmaya başlamış:‘Ben listemde Milli Eğitim Bakanlığı’na Beşir Atalay’ı yazmıştım. Ancak yolda gelirken kendisi aradı ve bana şunları söyledi.’Bunu deyip, Atalay’ın telefonda söylediklerini aynen Sezer’e aktarmış.Sezer de ‘Siz nasıl isterseniz öyle yapın’ demiş.Yani, ‘Ne var bunda, Atalay kalabilir’ gibi bir şey söylememiş.Buna karşılık Sezer, iki bakanın yerinin değiştirilmesini istemiş.Gül bu iki bakanın adını vermiyor; ancak o anı şöyle değerlendiriyor:‘Benden iki bakanın yerini değiştirmemi istedi. Ben de yaptım. Size bir şey söyleyeyim mi, iyi de oldu.’NEDEN ARKA KAPI Abdullah Gül, Atalay’ın ismi konusunda neden bu kadar ısrar ettiğini de şöyle açıklıyor:‘Beşir Bey gerçekten ılımlı ve uyumlu bir insandır. Onun adının etrafında böyle spekülasyon yapılmasını içime sindiremiyorum.’Gül’e merak ettiğim son soruyu da soruyorum:Geçen hafta Çankaya’ya neden gizlice gittiniz?‘Öyle gizli falan gitmedim. Ama açıkçası, kapıda bekleyen gazetecilerin önünden geçmeyi istemedim. Çünkü bu takdirde, sanki Cumhurbaşkanı ile kriz varmış gibi bir izlenim doğabilirdi. Onu istemedim.’Öyleyse Çankaya’ya neden gitti?‘Başbakan istedi. İstişare etmek istediği bazı şeyler varmış. Onu görüştük’ diyor. Gül’ün Devlet Bakanı Atalay hakkında söylediklerine ben de katılıyorum. Kendisi basınla ilişkilerden sorumlu devlet bakanı olduğu için sık sık bir araya geliyoruz.Son defa geçen hafta sonu Atina’da beraberdik.Gerçekten ılımlı, uyumlu ve medeni bir insan.Basınla ilgili kanunların hazırlanmasında kuruluşların görüşlerini almaya özen gösterdi.Bugüne kadar öyle dini siyasete karıştırır bir halini görmedik.Tam aksine, hep herkese, her görüşe saygılı bir kişilik sergiledi.Ama dün de belirttiğim gibi, Türkiye’de siyasetin ana ekseninde hálá bir mutabakat yaratılamadı.KİM SORUMLUBundan kim sorumlu?Ben eski bir sosyolog olarak hep şunu savundum:Sosyal olayların her zaman iki tarafı vardır.O nedenle Türkiye’nin merkezdeki bu meşruiyet tartışmasını iki tarafın da iyi niyetiyle aşması gerekir.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı