Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cami avlusuna terk edildim...

<B>SANIRIM </B>açıklamam gerekiyor...<br><br><B>Ertuğrul Özkök</B>’ün dünkü yazısında <B>‘AB karşıtları’</B> listesindeydim. Tam onu okurken değer verdiğim editörlerimizden <B>Neyyire Özkan</B> telefonla arayarak <B>‘Senin AB karşıtı olmanı kabul edemiyorum’</B> dedi.

O anda Ayşe Arman’ın soruları geldi önüme. Eğer yüreğim yerse yanıt vermemi istiyordu.

Mesela şu soruya:

‘Bunun (AB’nin) modernleşme yolunda bir zafer olmadığında niçin ısrar ediyorsunuz?.. Kendinizi cami avlusuna terk edilmiş gibi hissediyor musunuz?..’

Elbette yanıtları verdim, pazar günü okursunuz.

*

Birincisi; ben AB’ye karşı değilim.

Şartlar ne olursa olsun Türkiye’nin AB’ye girmesi gerektiğini isteyen satırlar bu köşede yayınlandı.

Ben tam tersine, Türkiye’nin AB’ye girememesinden yakınıyorum.

Türkiye Batılılaşmayı, AKP’yi iktidar yaparak çoktan reddetti.

Hangisi Batılı olmanın işareti söyler misiniz; Lüksemburg’da atılan imzalar mı, yoksa çocukların oynadığı yeşil alana cami yaptırmak mı?..

Hangisi çağdaşlığa atılan adım; medyada atılan ‘Avrupalı olduk’ çığlıkları mı, yoksa üniversite kapısında direnen türbanlılar ordusu mu, her köşe başında açılan Kuran kursları mı, türbanlı devlet protokolü mü?..

Hangisi Avrupa’nın yolu; salonlardaki törenler mi, yoksa iktidarın adamları tarafından elbise giydirilen mayolu afişler, öpüştüler diye gemilerden indirilen turistler, ayakta işenmez diye sökülen pisuvarlar, bacağı açık diye meydanlardan sökülen sanat heykelleri, her sosyal tesiste kurulan harem-selamlıklar mı?..

Daha sayılacak binlerce ilkel ortaçağ uygulaması...

Hangisi?..

*

İktidarın böylece on yıl dokunulmazlık kazandığını... İstediği düzenlemeleri artık yapabileceğini... İşte daha ikinci gün (dün) ilk iş olarak Milli Eğitim Bakanı’nın ‘YÖK’ü kaldırmaktan’ söz ettiğini görmüş olmanız gerekir.

Ya da bu metinlerin yerli-yabancı patronlara serbest dolaşım hakkı getirdiğini; ama halkın dolaşım hakkını ‘kalıcı olarak’ sınırladığını...

Ne yapabiliriz?..

Özal ‘Türkiye’yi çağ atlattı’ denildiğinde, Demirel ‘Baba’ sayıldığında, Mesut Yılmaz için ‘Büyük atılım hamlesi’ yazıları döşendiğinde, Tansu Çiller ‘Leydi Batı’yı büyüledi’ hükmüne varıldığında da ben kendimi cami avlusuna terk edilmiş gibi hissetmiştim.

Bizim yazgımızdır bu...
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI