Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çalışmalıyız

MÜKEMMEL başladığımız bir turnuvadan 8’inci olarak çıktık.

Kazanma arzusu, her top için savaşma ve yenilgiyi kabul etmeme ilk 5 maçtaki seri galibiyetleri getiren faktörlerdi. Hidayet, Ömer Onan ve Engin Atsür’ün sakatlığı, savunmada olmasa bile hücumda bizi çok zorladı. Çeyrek finalde rakibimizi belirleyecek Slovenya karşılaşması ise kader maçımızdı. 16 saat içinde oynayacağımız ikinci karşılaşmaya çıkma hesabı ortadayken, Slovenya’ya kaybedip Yunan lobisine de teslim olmamız bizi madalyadan etti. Fransa ve Rusya maçları ise formaliteden öteye geçemedi. Buraya kadarı turnuvanın kısa bir özeti. Şimdi gelelim 2010 Dünya Şampiyonası için çıkaracağımız derslere...
Elimizdeki en büyük koz, sert savunma ve hedef belirlediğimiz maçları kaybetmeme arzusu. Hücumda ise ne yaptığımız belli değil. Hücumumuzu da en az savunmamız kadar geliştirmemiz, 2010’da bizi ilk 4 içine taşır. Tabii ki kritik maçları kaybetmemize neden olan faul atış yüzdemizi de ne yapıp edip yüzde 75-80 aralığına çekmemiz gerekiyor.
Eleme maçları dahil Eurobasket 2009’da takımımızın en önemli yanlarından biri de arkadaşlığın en üst düzeyde olmasıydı. Kazansak da yenilsek de birbirini destekleyen bu arkadaşlık uzun seneler özlemini çektiğimiz takım olma olgusunu da ortaya çıkardı.
Hücum da gerek
Gelelim olumsuz yanlarımıza... Takımımızın lideri Hidayet Türkoğlu. NBA’de takımını finale taşıyan ve oynadığı basketbolla Türkiye’nin haklı gururu haline gelen Hidayet, Avrupa Şampiyonası’na hazırlanırken vücudunu dinlendirmek istedi. Gerekli yüklemeyi yapamadı ve sonuçta sakatlık geldi, bu da oyununu olumsuz etkiledi. Gelecek sene yine aynı sorunlarla karşılaşabiliriz. 2010 Dünya Şampiyonası’na Hidayet’i özel bir şekilde hazırlamak için şimdiden program yapmalıyız. A Milli Takımımız’ın hücumda görülen en büyük eksikliği 2-3 pozisyonunda bir oyuncumuz yok. Sayı bulmakta zorlanıyoruz. Burada iki seçeneğimiz var, ya bir devşirme ya da şu anda İtalya’da basketbol hayatına devam eden Cenk Akyol’u bu bölgeye hazırlamak. Devşirme yolunu seçecek isek, çok dikkatli olmalı, takım olgusuna yeni ulaşmış oyuncularımızın bünyesine uygun bir ismi tercih etmeliyiz.
Sonuç olarak, 2010 Dünya Şampiyonası öncesi son ciddi hazırlık olarak çıktığımız Avrupa Şampiyonası’nda 8. olduk. Ortaya koyduğumuz mücadele bizi ilerisi için ümitlendirdi.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI