Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Çalışma Bakanı Faruk Çelik: İnsanları köleleştirirseniz...

    Hürriyet Haber
    11.09.2014 - 14:49 | Son Güncelleme: 11.09.2014 - 19:57

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, İstanbul’da yaşanan asansör kazası ve iş kazalarıyla ilgili çok önemli açıklamalar yaptı. Çelik “İş Sağlığı ve Güvenlik Sözleşmesi yapma zorunluluğu bulunan 680 bin çok tehlikeli iş yerlerinden 180 bini sözleşme yapmış, 500 bini yapmamış” diyerek tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi. Ayrıca Çelik 'Maliyet zorlaması var. Siz işi daha ucuza yaptırmak için insanları köleleştirerek bir uygulama içine girerseniz bu anlayış ister istemez güvenliği ikinci derecede bırakmaktadır' dedi.

    İşte Çelik’in sözleri:

    “ÇOK TEHLİKELİ İŞYERLERİ…”

    "İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi yapma zorunluluğu bulunan 680 bin tehlikeli ve çok tehlikeli iş yerlerinden 180 bini sözleşme yapmış, 500 bini henüz sözleşme yapmamış. Nereler bunlar, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri?

    “TOKİ KAÇAMAZ AMA…”

    Bir yer, eğer tümden anahtar teslim, bir başkasına inşa için verilmişse sorumlu olan anahtar teslim o işi alandır. Yer sahibinin, arsa sahibinin burada bir kusuru söz konusu değil. Binayı TOKİ yapıyorsa sorumluluk TOKİ'nindir, orada bulundurması gereken teknik tüm elemanları orada bulundurmak durumunda, o sorumluluktan TOKİ kaçamaz ama eğer siz bunu anahtar teslim bir başkasına, arsa sahibi olarak vermişseniz, o sorumluluk onu alan ve yapan firmadadır.

    Çalışma Bakanı Faruk Çelik: İnsanları köleleştirirseniz... 'Müebbet hapse mahkum şahıs rüya görmüş'

    İSTANBUL’DAKİ ASANSÖR KAZASI

    Bizzat asansörden sorumlu olan insanlar, yetkililer var. Bizzat inşaatın teknik inşasından sorumlu görevliler var ve bunların ortasında bu olay meydana geliyor. Burada, şunu sormamız gerekiyor, önce can mı mal mı? Türkiye, bu kararı vermek durumundadır. Çağdaş ülke olacaksak 'can mı mal mı' noktasındaki kararımızı netleştirmemiz gerekiyor.

    "İNSANLARI KÖLELEŞTİREREK"

    Neden oluyor bu işler? Çok açık ve net bunu görüyoruz, üretim zorlaması var. Bunun yanında maliyet zorlaması var. Siz işi daha ucuza yaptırmak için taşeronluk sistemini acımasız bir şekilde kullanarak, insanları, çalışanları adeta köleleştirerek bir uygulama içerisine girerseniz, burada maliyetin getirdiği baskılardan dolayı, çok kazanma hırsıyla bütünleşen bu anlayış, ister istemez güvenliği ikinci derecede bırakmaktadır.

    SOMA'DA MÜFETTİŞLERE SORUŞTURMA İZNİ VERİLMEMESİ

    (Soma'daki madende faciadan önce teftiş yapan müfettişlere soruşturma izni verilmemesi) Müfettişlerin idari olarak orada bir kusuru varsa bunlar zaten soruşturuluyor. Ama geriye dönük 2009 yılına kadar teftiş yapan tüm müfettişlerin soruşturulmasıyla ilgili izin isteniyor. 2009, 2010, 2011 yılında kaza olmamış ki o müfettişlere madalya takmamız gerekiyor o zaman. Onlarla ilgili neden soruşturma yapıyoruz? Burada bir adres sıkıntısı var."

    Çalışma hayatıyla ilgili bir olay olduğunda siz kalıyorsunuz. Ama çalışma Bakanlığı’nın sorumluluğu bellidir. İş sağlığı ve güvenliği yasası sorumlulukları çok net biçimde ortaya koyuyor.

    MÜFETTİŞLERE SORUŞTURMA İZNİ VERMEDİĞİ DOĞRU MU?

    Evet doğru. Çünkü bütün uluslararası sözleşmelerde sorumluluk mal sahibinindir. İşin sahibinindir. Müfettişler maden ocağının sahibi değildir ki. Denetim yapmışlardır kusur varsa bildirmişlerdir. İdari soruşturma gerekiyorsa o yapılır. Ama savcı bize iş sağlığı gene müdürü için izin istiyor. 2009’dan 2014’e kadar teftiş yapan müfettişlerle ilgili izin isteniyor. Allah aşkına soruyorum. Önceki yıllarda sorun yaşlanmamışsa bu müfettişeler madalya vereceğimize soruşturmam mı açacağız.

    "RÜYAYA GÖRE MÜFETTİŞLER SORUMLU"

    Şikayet edenler kim… Birisi diyor ki maden kanundan değişiklik önerim var bunları gerek yerlere gönderdim diyor ve şikayete dönüştürüyor. Yanılmıyorsam bir de Halkın Kurutuluşu Partisi adına biri şikayet ediyor. Şikayette bulunanlardan birisi de Muğla SGK müdürümüzü öldüren birisi. Cezaevinden, diyor ki, “Ben rüya gördüm bu rüyaya göre müfettişler sorumludur.” Şikayette bulunanların nereden geldiyse sorumlusu olarak savcılık sanki çalışma bakanlığı müfettişleriymiş gibi hareket ediyor. Olay bir maden ocağında oluyor. Çok ciddi ve çok büyük bir olay. Bu olayın bütün yönleriyle sorumlularının ortaya çıkması gerekiyor. Türkiye’nin her yerinde teftişler yapmış müfettişlerle ilgili konuyu oraya havale etmek bu büyük olayla ilgili yetersiz bir bakış açısı olarak değerlendiriyorum.

    TOKİ’NİN SORUMLULUĞU

    TOKİ anahtar teslim bir başkasının yapması için bunu veriyor. Mal sahibiyseniz eğer arazinizi bir başkasına veriyorsanız o işi alanını sorumluluğu vardır. Ama mal sahibiyseniz ve ortaklığınız varsa bu sorumluluktan kimse kaçamaz. Önce can ise bu herkesin sorumluluğunda. Teknik kadroların duyarlılıkları artmazsa bu olayları yaşamaya devam ederiz. Alo 170 hattı hizmetinizde… Adınızı vermeye gerek yok. Tek ihtiyacımız bu konuda farkındalılığı geliştirmek. Bu farkındalığı geliştiren bütün işverenlere teşekkür ediyorum.


    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı