Çabalama kaptan bu gemi gitmiyor

Hürriyet Haber
19.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 19.07.2001 - 00:01

ENFLASYON yüzde 70'lere doğru tırmanıyor. Hiperenflasyon riskinden dahi söz ediliyor. Ekonomik durgunluk hat safhada. Ekonomide belirsizlik çok fazla.Spekülatörlerden şikáyet edilen ülkemizde mali sistemin yarısından fazlası dövizde. Yani, herkes spekülatör. Farkında olmasak da, yürürlükteki kambiyo rejimi yüksek enflasyon ortamında uygulanabilecek politika seçeneklerini daraltıyor.Bu şartlarda ‘‘dalgalı kur rejimi’’ çalışmaz. Çünkü, dövizin Türk Lirası cinsinden fiyatı ya çok muğlaktır ya da yoktur. Arz olur, talep olmaz. Bazen de, talep olur, arz olmaz.İki durumda da Merkez Bankası piyasaya girer. Olmayan arzı yaratır. Talep yoksa, talep yaratır. Merkez Bankası döviz piyasasından çekilirse şimdi yaşanan olaylar olur. Belirsizliklerin kol gezdiği bir ortamda ‘‘dalgalı kur rejimi’’ diye bir politika olamaz.Merkez Bankası'nın eli kolu yine bağlandı. İhale ile döviz satıyor. Kura müdahaleleri çok cılız kalıyor. Döviz kıtmış gibi bir hava yaratılıyor.Merkez Bankası faizleri düşük tutmaya çalışıyor. Hazine faizleri fırlamışken Merkez Bankası faizleri gülünç kalıyor. Faiz artırımları da cılız kalıyor.HÜKÜMET TARAFIBütün bunlar bilinmeyen şeyler değil. Biliniyor da, IMF ikna edilemiyor. IMF'nin dayattığı politikalar bağnazca uygulanmaya çalışılıyor. Olmuyor. Kendimizi gülünç duruma düşürüyoruz. Her şeyden önce, göz göre göre kendimizi fakirleştiriyoruz.Bütün bunların arkasında karanlık güçlerin olduğuna ve ülkemizi batırmaya karar verdikleri görüşlerine de inanmayalım. Ne yapıyorsak, biz kendi kendimize yapıyoruz.Bir de işin hükümet tarafı var. Hükümet kendini bürokrasiye ve IMF'ye teslim etmiş durumda. Ne isteniyorsa yapıyorlar. Yaptıklarını niye yaptıklarını çok iyi anlamış değiller. Acz içine düşmüş bir hastaya benziyorlar. Verilen tüm ilaçları içiyorlar.Bazen ilaçların yan etkileri oluyor. Çıkarıyorlar. İlaçları geç almaya çalışıyorlar. Ama sonunda alıyorlar. İşler yine de düzelmiyor. Kendilerince haklı olarak, ‘‘Söylenen her şeyi yaptık, daha ne yapalım?’’ diyorlar. Giderek umutsuzluğa kapılıyorlar. Yürütülen kur politikasının iktidardaki siyasetçileri rezil etmek için icat edildiğini düşünüyorlar. Bu anlamda, geçen kasım ve şubat aylarında yaşadıklarını yeniden yaşıyorlar.Doğal olarak, liderler bürokrasiye ve IMF'nin önerilerini hükümete dayatanlara kızıyorlar. Bu şekilde, devlet mekanizması içinde çatışmalar çıkıyor. Karşılıklı güven kayboluyor. Krizin idaresi de zorlaşıyor.GERÇEK ÇÖZÜMBu şartlarda, çözüm, her ay bir hükümet üyesinin istifası değildir. Arada bir ‘‘döviz alanlar zarar eder’’ gibi demeçler vermek de işe yaramaz. Bütün olanları ‘‘karanlık güçlerin Türkiye üzerinde oynadıkları bir oyun’’ olarak görmek de yanıltıcıdır. Dolar kuru her fırladığında bankacılarla toplantı yapmak bir işe yaramaz. Piyasalar ‘‘Çabalama kaptan, bu gemi gitmiyor’’ diyorlar. Mesajı alalım. Daha gerçekçi olalım.Ya ‘‘serbest kambiyo rejimi’’ ya da ‘‘dalgalı kur rejimi’’ bize fazla gelmeye başladı. İçinde yaşadığımız şartlarda bu ikisi birlikte yürümez. Acı da olsa, bu gerçeği kabul etmek zorunda kalacağız.Çok geç kalırsak, ‘‘serbest kambiyo rejimi’’nden feragat etmek zorunda kalacağız. Halbuki, ‘‘dalgalı kur rejimi’’nden feragat etmek Türkiye'nin geleceği açısından çok daha yararlı olacaktır.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı