"Büyümenin kalitesi önemli"

AA
18.09.2013 - 14:36 | Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan "hangi ülkenin yüzde kaç büyüdüğü değil ama büyümenin niteliği de önemli" dedi. Ali Babacan yeni orta vadeli programın Kurban Bayramı öncesi açıklanacağını duyurdu.

"Kalıcı Büyümenin Finansmanı" temasının işlendiği 4. İstanbul Finans Zirvesi'nde konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Babacan, Fed Başkanı Ben Bernanke'nin 22 Mayıs'ta Fed'in varlık alımlarını azaltacağını açıklamasından daha önce kendisinin 7 Mayıs'ta yaptığı açıklamayı hatırlatarak, şunları anlattı:

"Oradaki ifadelerimi size aynen okuyorum, demişim ki, 'Bugünün likidite bolluğuna asla aldanmayın. Gün gelip de bu likidite çekilmeye mecburen başlandığı zaman da gelişmekte olan ülkelerin çok dikkatli olması gerekiyor ve o güne de bugünden hazır olmak gerekiyor. Biz de Türkiye olarak kendi politikalarımızı uygularken bunlara çok dikkat etmek zorundayız.' Daha bu dalgalanma başlamadan, Fed Başkanı açıklama yapmadan önce biz bunu söylemişiz ve bugünlerin geleceğini, her kurumun, her gelişmekte olan ülkenin buna hazırlıklı olması gerektiğini kayda düşmüşüz."

"BÜYÜMENİN KALİTESİ ÖNEMLİ"
Büyümenin kalitesinin de çok önemli olduğuna işaret eden Babacan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Sadece nicelik olarak hangi ülkenin yüzde kaç büyüdüğü değil ama büyümenin niteliği de bundan sonraki dönemde herkesin dikkat etmesi gereken önemli bir unsur... Büyümenin kalitesi derken, büyümeye sadece ekonomik bir gösterge ve sadece rakamsal boyutuna baktığımızda o ekonominin yapısıyla ilgili fazla bilgi vermediğini kastediyorum. Bir ülke yüzde 3, bir ülke yüzde 7 büyümüşse yüzde 7 büyüyen ülke çok iyi iş çıkarmış diyebiliyor muyuz acaba?"

Babacan, büyümenin 3 önemli unsuru bulunduğuna vurgu yaparak, bunların finansal, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik olduğunu, çoğu ülkede siyasetin kısa vadeye odaklanabildiğini dile getirdi.

Sürdürülebilirlik unsurlarının zaman zaman gözardı edilebildiğine işaret eden Babacan, finansal sürdürülebilirliği şu şekilde açıkladı:

"Büyümenin niteliğine baktığımızda, büyüme kamu sektöründen mi geliyor yoksa, özel sektörden mi geliyor? Büyüme tüketerek mi yoksa yatırım harcamalarıyla mı oluyor? Büyüme iç tasarrurlara dayanan bir büyüme mi yoksa dış kaynağa bağlı bir büyüme mi? Büyümenin sonucunda kamunun borç stoğu, şirketlerin borcu nereye gidiyor? Finans sisteminin kaldıracı bankaların bilanço büyüklükleriyle sermayesini mukayese ettiğimizde bilanço yapıları, hane halkının borçluluk oranı nereye gidiyor? Tüm bunları beraberce değerlendirilmesi önemli, bunlara dikkat edilmezse, büyümenin finansal sürdürülebilirliği ile ilgili riskler her an karşınıza çıkabilir."

"CARİ AÇIKTA ENERJİ BAĞIMLILIĞI ÖNEMLİ ROL OYNUYOR"

Ali Babacan cari açık için ise şunları söyledi:

Cari açık dikkat etmemiz gereken bir alan olarak karşımızda. Bunun en önemli sebebi petrol ve doğal gazda dışarıya bağımlı olmamız. Ama suçu sadece petrol ve gaza atamayız. İran ile olan altın ticaretimiz hem dış ticaret istatistiklerinde hem de ödemeler dengesi ile ilgili verileri biraz farklılaştırıyor. Bu külçe altın ticaretini dışarı alıp, tabloya baktığımızda 2011'de cari açığın basamak basamak düştüğünü ve düşmeye devam ettiğini görüyoruz. "

Babacan, cari açıkla ilgili yapısal alanda önemli adımlar atılması gerektiğine dikkati çekerek, dışa bağımlılığı azaltmak için özellikle enerji alanında yerli kaynaklara yönelinmesi gerektiğini kaydetti.

Bakan Babacan, 22 Mayıs'tan itibaren başlayan dalgalanmanın bir çok ülkeyi olduğu gibi Türkiye'yi de etkilediğini ifade ederek, "Gelişmekte olan ülkelerde sermaye çıkışının sınırlı, varlıkların yeninden yapılandığı bir dönemdeyiz. Türkiye gibi cari açığı olan ülkelerin bu son dalgalanmadan daha çok etkilendiğini görüyoruz. Ancak, finans sistemimizle ilgili sağlam konumumuz ve kamu maliyemizle ilgili dikkatli tutumumuz ve Merkez Bankası'nın zamanında atmış olduğu adımlar ülkemizin bu olanlardan etkilenmesini sınırlı tutacaktır " diye konuştu.

Yeni Orta Vadeli Program Kurban Bayramı'ndan önce açıklanacak

Babacan, yeni Orta Vadeli Program üzerinde çalıştıklarını dile getirerek, "Kurban bayramından önce bu programı açıklayacağız. Böylece
önümüzdeki döneme yönelik politikamız daha net bir şekilde ortaya konmuş olacak" dedi


Büyüme rakamlarına da değinen Babacan, "Sadece büyüme tablolarına baktığımız zaman tablo fena değil. Ama büyümenin kalitesiyle ilgili bazı endişelerimiz var. Kaliteli iyileştirme için daha fazla çaba harcamamız gerekecek. Türkiye olarak kazanıp sonra harcamamız gerekiyor. Sadece borçlanarak yaşanan bir refahın sürdürülebilir olmayacağını unutmamak lazım" diye konuştu.

TÜRKİYE'DE OLMASI GEREKEN TABLO

Ali Babacan, finansal sürdürülebilirlikte Türkiye'nin tercih ettiği tabloyu ise şöyle özetledi:

"Mevcut tablodan değil, olması gereken tablodan bahsediyorum. Öncelikle tüketime değil, özel sektörün kamunun yatırımlarına bağlı bir büyüme... Kamunun değil, özel sektörün yatırımda, harcamada ağırlıklı olduğu bir büyüme yapısı...Tüm devlet gelirlerimizin milli gelire oranı yüzde 27, OECD ortalaması yüzde 34 ama OECD ülkeleri arasında yüzde 50'nin üzerinde olan ülkeler var. Biz bu yüzde 27'nin büyümemesini istiyoruz. Çünkü bizim petrol, doğalgaz gelirimiz yok, tek gelirimiz vergi... Daha çok vergi alıp daha çok harcama yapan bir devlet olmak istemiyoruz."

İç talebe değil, dış talebe, ihracata dayalı büyümenin de çok önemli bir unsur olduğunun altını çizen Babacan, "Türkiye ancak ürettikçe, yüksek katma değerli ürettikçe, ürünlerini, hizmetlerini dünya pazarına daha çok sattıkça gerçek anlamda sıhhatli büyümeye sahip olacak" dedi.

Babacan, büyümenin kamu bilançosu, bankaların bilançosu, reel sektör bilançosu, hane halkı bilançosu üzerindeki etkilerinin dikkate alınmasının gerekliliğini, kısa vadeli büyüme planının ileride riskler oluşturabileceğini belirterek, "Bir bakıma büyümenin faturasını gelecek nesillere borç stoku olarak bırakmamalıyız" ifadelerini kullandı.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı