Büyüme yerine istikrara öncelik verdik, seçime rağmen parayı daralttık

Hürriyet Haber
31.01.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2011’de önceliği büyümeye değil istikrara verdiklerini belirterek, “Son alınan para politikası kararları daraltıcı yönde etki yapacak. Bu da bizim seçim ekonomisi uygulamadığımızı ortaya koyacak” dedi.

DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “2011 yılında ekonomideki önceliklerimiz, ‘istikrar,  istikrar, istikrar’ olacak” dedi. Türkiye’nin içeride, muhtemel dış gelişmelere karşı, her türlü ekonomik tedbiri aldığını belirten Babacan, ekonomik önlemleri alırken tamamen ihtiyatlı davrandıklarını söyledi. Babacan, makul bir ekonomik büyüme öngördüklerini ancak, bu makul olan yüzde 4,5’luk büyümenin bile Avrupa’nın çok üstünde, hızlı bir büyüme olduğunu kaydetti.
Merkez ve seçim ekonomisi       
Babacan, bir soru üzerine Merkez Bankası’nın aldığı kararların sonuçlarını tam bekledikleri yönde olduğunu, ancak nihai bir sonuç için biraz daha beklemeleri gerektiğini anlattı. Seçim ekonomisi tartışmalarına da değinen Babacan, kendilerine seçim  ekonomisinin tam tersi hareket ettiklerini belirterek, şunları söyledi: “Seçim ekonomisinde bütçeye daha çok açık verdirirsiniz. Bankaların kredi hacmini genişletirsiniz. Merkez Bankası’na para bastırırsınız. Biz bütçe açığını yüzde 3,6 ile kapattık, yani hedefin altında kapattık. 2011 yılı merkezi yönetim bütçe açığı yüzde 2,8 olarak öngörülüyor. Kamu maaşlarına makul artışlar yaptık. Bankacılıkta, seçim ekonomisinde banka muslukları açılır. Biz ise bankaların kredi hacmini sınırlayıcı önlemler aldık. Son alınan para politikasının net etkisi daraltıcı bir politikadır. Maliye politikası, para  politikası ve banka kredilerini sıkılaştırıyoruz. Biz bütün bu sıkılaştırmaları seçimlerden önce yapıyoruz. Bu seçim ekonomisi değildir.”
Kamu bankalarının durumu       
Babacan, kamu bankalarının halka açılması için 3 proje bulunduğunu belirterek, bunları “Halk Bankası’nın halka açılma oranı olan yüzde 25 oranını artırmak, Vakıfbank’ın halka açıklık oranı olan yüzde 25 oranını artırmak ve Ziraat Bankası’nın ilk defa halka arzını” gerçekleştirmek şeklinde sıraladı. Kamu bankalarının halka arzında, uluslararası bankaların ve uluslararası piyasaların durumunun da önemli olduğunu belirten Babacan, 2011 yılındaki piyasa şartlarına bakacaklarını ve ona göre hareket edeceklerini, uluslararası bankaların sorunlarının ise devam ettiğini ifade etti. Babacan, kamu bankalarının halka arzında Ziraat Bankası’nın daha geriden geleceğini de vurguladı.
‘Torba’daki istihdam planı
Babacan, İstihdam Strateji Belgesi çerçevesinde, kısa vadeli tedbirleri Torba Yasa’ya koyduklarını hatırlatarak, şöyle konuştu: “Torba Yasa’da istihdam ile ilgili çok önemli düzenlemeler var. İşveren primine 5 puan indirim uyguluyorduk, bunun adını teşvik koymuştuk. Şimdi, bunun adını teşvik olmaktan çıkardık. Artık önceden bu teşviği alanlar, şimdi diğer  teşviklerden de faydalanabilecekler. Yeni işe başlayan bir gencin, sigortasında 3 yıl boyunca işveren primi almayacağız. İlk 3 yıl prim devlet tarafından karşılanacak. 3 aydır işsiz olan birisi iş bulduğunda, 6 ay boyunca sigorta primini biz  karşılayacağız. Yeşil kartı askıya alıyoruz. Yani, işini kaybeden için daha önce askıya alınan yeşil kart, bundan böyle tekrar devreye girebilecek.”

Yoksulluk artıyorsa biz niye oy alıyoruz

ALİ Babacan, bir soru üzerine işsizlik ve yoksulluk ile ilgili rakamların Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamları olduğunu belirterek, Türkiye’de son 8 yılda yoksulluğun arttığına kimsenin inanmayacağını kaydetti. Aksini iddia edenlerin “göreli yoksulluğu” kullandığını belirten Babacan, “Ortalama refaha göre belirli bir refah seviyesinde olmayanları araştırıyorlar. Örneğin, toplumun büyük kısmının evinde bulaşık makinesi varsa, bulaşık makinesi olmayanları yoksul kabul ediyorlar. Göreli yoksulluğa göre, yoksulluk arttı diyemem. Ayrıca böyleyse, iktidar partisine olan destek niye artıyor” diye konuştu. Babacan, şöyle devam etti: “Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası verilerine göre, 1 doların altında dünyada 985 milyon kişi yaşıyor. Bizde ise bu oran sıfır. Bunlar satın alma gücü  paritesine göre belirlenmiş veriler. Tutarlılık çok önemli.”

Yargı sistemi yatırım ortamı için istenilen yerde değil

DEVLET Bakanı Ali Babacan, yabancı sermayenin bir ülkede yatırım yaparken, yargı sistemine baktığını belirterek, yatırım yapma konusunda ciddi yabancı yatırımcının haklarının korunup korunmayacağını dikkat ettiğini, en çok da hukuk sistemini sorguladıklarını söyledi. Babacan, yatırım ortamı açısından, yargı sisteminde istenilen yerde olmadıklarını da vurguladı. Bu çerçevede, yargı reformuna öncelik verdiklerini kaydeden Babacan, “Halk yargıyı seçmiyor, bizi seçiyor. Bu nedenle, sorumluluk bizde oluyor” dedi. Vergi mevzuatında mükelleflerin kafasını kurcalayan “gri noktaları” netleştirdiklerini söyleyen Babacan, mükelleflerin Maliye Bakanlığına sorduğu soruların 3 imzalı yanıtlarla internette yayımlandığını belirtti. Babacan, vergi konusundaki netliğin, hukuk sisteminde de olmasını istediklerini de ifade etti.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı