Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Büyükanıt'tan çok sert sözler

    Hürriyet Haber
    01.10.2007 - 13:13 | Son Güncelleme: 01.10.2007 - 15:39

    Harp Akademilerinin açılış töreninde konuşan Org. Yaşar Büyükanıt'tan çarpıcı açıklamalarda bulundu.
    İşte, Anayasa tartışmalarından PKK'ya ve laiklikten TSK'ya saldırıları değerlendirdiği konuşmadan satırbaşları...

    Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt, DTP'yi ima ederek Ankara'da teröre destek verenler olduğunu söyledi.

    KİMSENİN GÜCÜ TÜRKİYE'Yİ BÖLMEYE YETMEZ

    KİMSENİN GÜCÜ ATATÜRK'ÜN KURDUĞU CUMHURİYETİ BAŞKA BİRŞEYE DÖNÜŞTÜREMEZ.

    ATATÜRK'ÜN DEDİĞİ GİBİ; SÖZ KONUSU VATAN İSE GERİSİ TEFERRUATTIR...

    LAİK YAPIYI KİMSE DEĞİŞTİREMEZ

    YENİ ANAYASA'YI BEKLİYORUZ
    Yeni Anayasa çalışmalarına ilişkin de görüşlerinin merak edildiğini söyleyen Orgeneral Yaşar Büyükanıt, “Biz değiştirilmeye çalışan Anayasanın üniversite zemininde hazırlanan ilk taslağını biliyoruz. Bu taslak üzerinde çalıştık ancak iktidar partisinin son taslağını bilmiyoruz. Ancak açıklandığında öğreneceğiz. Son taslağın yayınlanmasından önce yorum yapma olanağına sahip değiliz. Son taslak açıklandığında bizi ilgilendiren konulardaki görüşlerimizi ilgili makamlara ileteceğiz" dedi.
    LAİK DEVLET YAPISINA HASSASİYET GÖSTERMEMİZ NORMAL
    Kuşku duyulmaması gereken bir konunun daha bulunduğuna dikkat çeken Büyükanıt, konuşmasını
    şöyle sürdürdü:"Biz askerler olarak bir kez daha vurguluyoruz. Bizim taraf olduğumuz vazgeçemeyeceğimiz unsurlar vardır. Bunlar Türkiye Cumhuriyeti'nin uniter devlet yapısı... Türkiye Cumhuriyeti'nin ulus devlet yapısını, bu temel yapıya dayalı laik devlet yapısı ve silahlı kuvvetlerin yerleşik düzenlemelerinin politik, hissi ve önyargılı yaklaşımlarla bozulmamasıdır. Bunlara hassasiyet göstermemiz son derece normaldir. Türkiye'de böyle atmosferin çeşitli çevrelerde oluşmaya başladığını ve geldiğimiz noktada da adeta 'devleti budayarak' bireyi yüceltmek gibi bir eğilimin ortaya çıktığını görüyoruz.
    BİREY İÇİN DEVLET YIPRATILMAZ
    Tabii ki birey çok önemlidir. Bireyi yükseltirken, devleti yıpratmak ne kadar demokratik ve akılcıdır. Devlet
    ve birey rakip unsurlar mıdır? Devlet birey için var olan bir yapı değil midir? Devleti, bireyi ezen bir kurum olarak görebilir miyiz? Maalesef böyle görenler var."
    TÜRKİYE’Yİ HİÇ BİR GÜÇ BÖLEMEZ, LAİK YAPISINI DEĞİŞTİREMEZ
    Korkularınızla, korkularımızla yaşamamamız lazım. Hiçbir güç Türkiye’yi bölemez. Kendimizi küçük
    görmeyelim. Kimsenin gücü buna yetmez. Türkiye’yi kim bölecek? Kimin ve hangi grubun böyle bir gücü var.  Büyük Türkiye böyle bir tehdidi bertaraf etme gücüne sahip değil mi? Kendimizi bu kadar zayıf görmeyelim. Hiçbir güç Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti başka bir şeye dönüştüremez. Hiç bir güç Türkiye Cumhuriyeti’nin laik yapısını değiştiremez, bunu da yapmaya da gücü yetmez. Hiçbir güç, tüm çabalarına rağmen, Türk ulusunun ordusuna olan güvenini sarsamaz.
    Türk Silahlı Kuvvetlerinin iç politikayla ilgisi olmaz ve olmamalıdır. Ancak, ülkemizin ve rejimimizin temel direkleri, üniter, ulusal ve laik devlet yapımımız var olma nedenimizdir ve olmağa devam edecektir. Bu temel değerleri savunanları neredeyse ‘gerici’ olarak zihniyet sahipleri ülkemizde var olmaya ve üremeye başlamışlardır. Bu çevreler erginliğe ulaştığında gerçeği anlayacaktır. Bu uyanış pişman olmak için geç olabilecektir.
    MALEZYA BENZETMESİNE SERT TEPKİ
    Türkiye’yi başka İslam ülkeleriyle kıyaslamak anlayışı var. Bu tartışmalar kaygı vericidir. Açıkça ifade
    ediyorum. Bu tartışmalar Cumhuriyet'e yakışmamaktadır. Bu tartışmalarda gündeme getirilen konular objektif olarak, “ders çıkarmanın” temel yaklaşımı olması gerekir.
    YEMİNİME ASLA İHANET ETMEDİM
    TSK formasını 53 yıldır büyük bir onurla taşıyorum. Bütün TSK mensupları gibi şanlı al bayrağımız
    üzerine el basarak ettiğim yeminle bu mesleğe başladım. Yemin kutsal bir söz vermektir. Bu yemine asla ihanet etmedim ve etmeyeceğim. Ulu Önder Atatürk’ün dediği gibi ‘Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır’ anlayışı bizde var. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu tür tartışmaların merkezine konulması da ayrıca kaygı verici bir husus oluşturmaktadır. Açıkça ifade ediyorum; Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti ve bu Cumhuriyetin kurulma felsefesini, bu tür tartışmaları nefretle kınanacak durum ortaya koymaktadır. Bu tür tartışmalar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine ve laik yapısına yakışmamaktadır.
    HUDUDUMUZU KİMSE ZORLAMAMALI
    Üzüntüyle söylüyorum. Bunlar son zamanlarda Silahlı Kuvvetlere yapılan ve etik olmayan saldırılardır. Bu
    saldırılar, ülke içinden değil, ülke dışından da gerçekleştirilmektedir. Bu tür saldırılar ülke içinden desteklenen ülke dışı saldırılar. Bu güne kadar kısmı suskunluğumuz devletimize, ulusumuza, birlik ve düzenimize duyduğumuz saygıdan ileri gelmektedir. Şunun bilinmesini istemekteyim, herkesin bir hududu vardır, bu hududu kimsenin zorlamaması gerekir. Hangi ülkenin silahlı kuvvetleri bu kadar sistematik ve önyargılı saldırıların hedefine alınmıştır. İç ve dış mihrakların saldırılarının kaynaklarına baktığımızda asker olarak biz görevimizin yapıyor olmanın huzurunu yaşıyoruz. Kimlerin saldırdığına baktığımızda ‘demek ki biz görevimizi yapıyor muşuz?’ şeklinde bir duyguya kapılıyoruz. Bu ifadeleri somut bilgiye dayanarak söylüyorum.
    PKK EN BÜYÜK ZARARI BÖLGE HALKINA VERDİ"
    Etnik milliyetçiliğe dayalı bölücü terör örgütü 2 bine yakın tesisi tahrip etti ve 1500 kadar sivil görevlinin
    hayatına kastetti. Bölücü terör örgütü en büyük zararı bölge halkına vermiştir. Son olay bunun en önemli örneğidir. PKK'ya karşı mücadelede kararlığımız devam edecektir. Bu dönem çok önemlidir. Son dönemde PKK'ya çok büyük bir darbe vurulmuştur. Koruculara saldırı bunun bir nedeni olarak görülebileceğini düşünüyorum.
    Uyardığımızı tüm ülkelerden olumlu bir cevap alabilmiş değiliz. Bu ülkeler PKK'ya olaysız ve dolaylı
    desteklerine devam etmektedir.
    DTP'LİLERE ELEŞTİRİ
    Terör örgütün Türkiye'deki siyasetteki uzantılarıdır. Bunlar terör örgütünü ‘kardeşlerimiz’ diye
    tanımlayabilmektedir. Dün bu guruptan bir kişi ‘Biz PKK'ya terör örgütü diyemeyiz. Dersek sizleşiriz’ diyebiliyor. Terörle sözde değil, özde mücadele etmek gerekir. Sözlerimin bazı kesimleri rahatsız edeceğini biliyorum.
    “TÜRKİYE KUZEY IRAK’TAKİ OLUŞUMLARA DİKKATLE BAKMALI”
    Irak'ın konfederatif yapıya doğru hızla ilerlediğini görüyor, bundan duyduğumuz rahatsızlığı ifade
    ediyoruz. Irak'ın kuzeyinde oluşabilecek federatif bir devlet Türkiye için büyük risk oluşturacaktır. Irak'ta parçalanma çok daha büyük ihtimalle ve Irak'ın Kuzeyinde oluşabilecek bir bağımsız devlet gerçekten yalnız siyasi boyutuyla değil, güvenlik boyutuyla da Türkiye Cumhuriyeti için birinci derece risk oluşturur. Hem siyasi, hem askeri, hem de psikolojik boyutu vardır. Türkiye'nin dikkatle bakması gereken yer Kuzey Irak'taki oluşumlardır. 

    Harp Akademileri Komutanlığı 2007-2008 eğitim ve öğretim yılı açılış töreninde konuşan Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yıllardır terörle mücadele ettiğini ve karşılarında etnik milliyetçiliğe dayalı, bölücü terör örgütü bulunduğunu söyledi.

    Büyükanıt, son yıllarda ve özellikle son aylarda güvenlik güçlerinin terör örgütü üzerindeki baskısının ve bu mücadelede elde ettiği başarıların her türlü övgünün üzerinde olduğunu vurgulayarak, “'Bunu büyük bir kıvançla söyleyebiliyorum. Buna devam edeceğiz” dedi.

    "SÖZDE DEĞİL ÖZDE MÜCADELE"

    Büyükanıt, şunları söyledi:

    “Bilinen bir gerçektir; bir ülkedeki terör örgütünün dışarıdan destek almadıkça varlığını devam ettirmesi olanaksızdır. İlişki içinde bulunduğumuz dost ve müttefik birçok ülkeyi bugüne kadar bu konuda uyardık. Ancak üzüntü ile ifade edeyim. Hiçbir ülkeden destek görmedik. Uyardığımız tüm ülkeler, dolaylı veya dolaysız bir şekilde onlara desteğe devam ettiler.

    Terörle mücadelede sözler önemli değildir. Eylemler öne çıkar. Ün kazanmış sözümü tekrar edeyim; 'Terörle sözde değil, özde mücadele, hiçbir zaman gerçekleşmedi'. Bunları söylemek zorundayım. Bu sözlerimden alınan ülkeler varsa, bu onların sorunudur.”

    Büyükanıt, karmaşık ortamların Cumhuriyetin temel kazanımlarının korunması için güçlü muhafızlara ihtiyacı olduğunu belirterek, Harp Akademisi’ne yeni başlayanlara seslenerek şöyle konuştu:

    “Ulus sevgisiyle çarpan kalpleriniz, aydın düşüncelerinizle el ele verdiğinde, silahlı kuvvetlerimizi çağında ötesine taşıyacağına yürekten inanıyorum. Uğruna yemin ettiğimiz temel değerlerle, ülkenin demokratik yapısına ve hukukuna uygun olarak sadakatle hizmet ederken, bir takım çevrelerin hayasızca saldırılarına hedef olacaksınız. Bu saldırılar sizi yıldıracaksa, korkutacaksa derhal mesleğinizden ayrılın. Bu gerçek dışı saldırılar size güç verecekse hizmetinize inançlı olarak devam edin” dedi.


    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı