« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Büyük Mustafa’yla uğraşmayın!

Gençlerbirliği karşılaşması beni fazlasıyla yanılttı...

fakaya@hurriyet.com.tr
SON GÜNCELLEME

Doğrusunu söylemem gerekirse puan kaybını beklemiyordum...
Fakat bir beraberlik ile Mustafa Denizli'ye yüklenecek kadar da cahil değilim...
Karşılaşmayı, hayırlı beraberlik olarak nitelendirmek daha doğru olur...
Sezona fırtına gibi giren bir Beşiktaş bizi yanıltabilirdi...
Sorunlar var ve çözüm çok zor değil...
Kartalın kanatlarını daha güçlü çırpabilmesi için 2-3 haftaya ihtiyacı var...
Biraz sabırlı olmak gerekiyor...

Beni rahatsız eden aslında sahadaki oyundan çok, saha dışı oyunlar...

Fatih Kaya yazıyor


Mustafa Hoca, maç öncesi ve sonrası son derece gergindi...
Bunun 2 sebebi var...
İlki, geçen hafta gündeme gelen haberler...
Mustafa Denizli'yi milli takımın başına getirmek isteyenler, yaklaşan milli maçlar öncesi çalışmalarına başladı...
Olası puan kayıpları ile 2010 Dünya Kupası hayal olacak. Ve Fatih Terim'e yol görünecek, yerine Mustafa Denizli geçecek...
Basit ama gerçek bir teori...
Medyada bunu isteyen büyük bir kesim var...
Rahatsızlık verici...
İkincisi ise Mustafa Hoca'nın istediği isimlerin transfer edilmemesi...
Hani Sinan Engin diyor ya "Sayın Başkan, hocanın istediği transferleri yaptı"...
'Sayın Başkanınız' transfer yaptı... Ama hocanın istediklerini değil, kendi istediklerini aldı...
Mustafa Hoca'yı önce yabancı vaadiyle, sonra gurbetçi vaadiyle bekletti...
Daha sonra ne olduysa, 'Sayın Başkan' ihtiyaç olmadığına karar kıldı...
Ekranlarda dile getirildiği gibi bir durum söz konusu değil ortada...
Devam edelim...
Yine aynı programda Serhat Ulueren diyor ki;
"Beşiktaş'ta gruplaşma var. Az para alanlar ve çok para alanlar"...
Komik, komik olduğu kadar gerçekle yakından uzaktan alakası olmayan söylem...
Hayır, sorarlar adama, sen nerden bilebilirsin ki? Sana mı dert yanıyorlar?
"Beşiktaş'ın kondisyonu eksik, kondisyoneri var mı" diyebilecek kadar 'bi habersin'...
Fakat Beşiktaş içindeki gruplaşmalardan haberdarsın...
İstihbarat şefin Sinan Engin mi?

Hedefleri çok açık, Mustafa Denizli...
Hoca tüm bu olumsuzluklardan, yaratılmaya çalışılan durumdan oldukça rahatsız...
Belli ki, gerilmiş...
Cuma günü oynanacak karşılaşmada, Beşiktaş taraftarı, Denizli'ye sahip çıkarak bu gerginliği silip atar...
Kimse merak etmesin!

İlhan Eker'in dizi

Nobre'nin baldırında bir sakatlığı vardı... İlk onbirde yer almamasının sebebi de buydu...
İlhan Eker, Gençlerbirliği’nin savunma oyuncusu...
İlhan, 2 kez Nobre'nin sakat baldırına diz darbesinde bulundu...
Hatta ilk hareketin arkasından Nobre uzun süre yerde kıvrandı...
Yaptığı müdahaleler Nobre topu ayağından çıkarttıktan sonra olmasa, birazcık iyi niyet görsem, es geçeceğim...
Ama yok!
Futbol oynayan herkes o diz darbesinin ne anlama geldiğini iyi bilir!
Gençlerbirliği, Cumartesi günü oynanan karşılaşmada puan kazanabilecek bir mücadele sergiledi...
Belki de kazanabilirdi. Maçı izleyen kimse şaşırmazdı...
Neymiş, kazanmak için senin o diz darbelerine ihtiyaç yokmuş...
Ekmek kazandığınız mesleğe ihanet etmeyin...
Yarın aynı müdahaleyi sana yaparlar, ne anlama geldiğini belki o zaman anlarsın!

Ünlü, ünsüz uyumu

Geçen hafta Fenerbahçe'nin 'rambo' lakaplı taraftarı sahaya girdi...
Emre'nin bacağına sarılarak sevgisini gösterdi...
PFDK cezaları açıklıyor...
Bu aksiyonun cezası 15.000 TL...
Gerekçe ise; sahaya giren taraftarın tanınıyor olması...
Buradan Beşiktaşlı ünlülere sesleniyorum...
Aranızda bir sıralama yapın, her hafta biriniz sahaya girerek, hatalı karar veren hakemin bacağına sarılın "yapma, etme" diyerek...
Nasıl olsa ortada bir emsal var...
Artık çok rahatız!

Hakemler Galatasaray'ı çok seviyor

Dün akşam oynanan Galatasaray - Kayserispor karşılaşmasında oyunun dengesi nasıl bozulur ona şahit olduk...
Her ikili mücadelenin sonunda bütün takdir haklarını Galatasaray'dan yana kullanan bir hakem...
İlk golde kaleciye yapılan faul...
İkinci golde olmayan korner...
Takdir hakkı sürekli Galatasaray'ın lehine...

Koruma altına alınmış Baros'u da es geçmeyelim...
Her ikili mücadelenin sonunda faul bekleyerek ellerini kollarını sallar...
Hiç bir müdahale olmadan kendisini yere bırakır faul bekler...
Tabii, bunların cezası yok... Ne sarı kart, ne sözlü uyarı...
Oyna Baros, oyna...

Maçın sonuna doğru Galatasaray taraftarın Beşiktaş’a ettiği küfürlere denecek hiç bir şey yok!
Gözlemci duymuş mudur? Ekrandan biz çok net duyduk!

Sözün özü; Galatasaray önüne geleni yener...
Kimse aksini beklemesin...
Çünkü bu şartlarda kazanması çok normal...


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler