Büyük devlet adamları başka olur...

BAŞBAKAN, Lübnan’da huzuru sağlamak için asker göndermek istiyor.

Adama demezler mi; öyle bir yeteneğin-becerin varsa, sen önce kendi topraklarında huzuru sağla...

Biliyorsunuz: Başbakan büyük bir devlet adamıdır.

Özellikle dış politikada büyük bir dehadır.

Uyguladığı dış politikaların eşi görülmemiştir.

(Misal HAMAS liderlerini Ankara’ya çağırıp, sonra ABD kızınca, onlarla karşılaşmamak için havaalanı yolundaki möble fabrikasına saklanması gibi.)

Lübnan’a asker gönderme konusunda ise diyor ki:

"Oraya birileri ile çatışmak için asker göndermiyoruz..."

Devam:

"Biliyorsunuz, istikrar sağlanmadan yatırım ortamı olmaz. Önce istikrarı sağlayacaksın ki bölgeye yatırım yapabilesin..."

*

O zaman Ali Dibo uzmanı yandaş müteahhitler general kılığına sokulup gönderilebilir oraya.

Madem ki çatışma yok, maksat yatırım...

Ameleler paraşütle atılır.

Lübnanlılar çimento karma makinesine bakıp sorarlarsa:

"Bu ne kardeş Türkiye..."

"Tank..."

Ama daha önemlisi; henüz çocuklarının cesedini yıkıntıların arasından çıkartamamış bir halka yardım söz konusu olduğunda, bunu "yatırımcı" gibi görmek yakışır mı Türk’e?...

*

Pekiiiii...

Güneydoğu’ya yatırım yapılmayıp, yol asfaltlanmadığı için iki polisimizin parçalandığı daha dün Hürriyet’in manşetindeydi.

Tunceli Emniyet Müdürlüğü, o yolun asfaltlanması için iktidarın işbaşına getirdiği adamlara dört kez yazı yazmış.

Yolun uzunluğu 2 kilometre...

Ama gözetleme noktasına giden o yol toprak kaldığı için PKK rahatça mayın döşeyebildi, iki genç polis gitti, aileleri, çocukları ortada kaldı...

*

Şimdi Başbakan Lübnan’a asker gönderecekmiş, çatışma için değil, bu biliyorsunuz yatırım için...

Hem de Lübnan’ı bu hale getiren ABD ile İsrail’in emir kulu ola ola...

Devlet adamlığı başka oluyor.

Kendi ülkesinde huzuru sağladı, Lübnan’a yetişecek arkadaş.

Böyle büyük devlet adamlarımız vardır.
Yazarın Tüm Yazıları