"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Büyük abdest meselesi

Valla konuyu Başbakan açtı, yoksa böyle kaka mevzulara girecek değildim.

“O Gezi Parkı pislikten, sidik kokusundan geçilmiyor” deyip ekledi: “Birçoğu büyük abdestini oraya yapıyor.”
Gezi’ye neredeyse her gün uğrayıp neler olup bittiğine göz atmış biri olarak kaka raporu vermek şart oldu: Gezi’deki eylemciler çok çok zor durumda kalsalar dahi kalkıp parkın içine kaka yapamazlar.
Çünkü eğitimleri, aile terbiyeleri buna müsaade etmez.
Annelerinin, “Eve şu çamurlu ayakkabınla girme evladım” nasihatleriyle büyüdü o gençler, düşünsenize...
O eylemin düşüncesi bile geçmez kafalarından.
En yakın tuvalet neredeyse oraya giderler.
Keza gidiyorlar da... Parkın yakınındaki otellerde bu yüzden kuyruk oluşuyor. Parkın içindeki tuvalette de...
Ama şunu söyleyeyim: Parkın içindeki o tuvalet her zaman sidik kokmuştur. Eylemle beraber bu koku artmış değildir.
Çünkü eylemden önce bakımsız tuvaleti ve çöpleri pek toplanmayan arazisiyle Gezi zaten üvey evlat gibiydi şehrin göbeğinde.
Durum budur...
Ve çok özür, hayli kokan bir yazı oldu.

Konserler iptal olmamalıydı

Evet, son iki haftadır herkesin gündemi Gezi’ydi. Hâlâ öyle.
Evet, polis müdahalesi olduğu gecelerde sinirler bozuldu, gerildi, endişeyle beklendi. Hâlâ öyle...
Ama bir yandan da tüm bunlara merhem olan tek şey yine müzikti.
En şahane örnek: Taksim Meydanı’nın ortasında iki gece üst üste doğaçlama konser veren Alman piyanist.
Hatta ikinci geceki konseri sabaha kadar sürdü.
Keza Gezi’nin içinde de çoğu zaman her telden müzik yapıldı, insanlar dans etti.
İşte bu yüzden İstanbul’da yapılacak konserlerin çoğunun peş peşe iptal edilmesi iyi bir şey değil.
Tamam, organizatörler memlekette olup bitene saygı gösterip, bir yandan da ilginin az olacağını düşünüp bu kararı aldı.
Ama yanlış işte!
En çok bugünlerde müziğe ihtiyaç var.

Gece görüşebilir miyiz

İstanbul Valisi eylemci gençlere gece 12’den sonra Dolmabahçe’de görüşme randevusu verdi. Başbakan, aralarında Mahsun Kırmızıgül’le Halit Ergenç’in de olduğu bir gruba yine aynı saatlerde.
Haliyle gece görüşmeleri sabaha kadar sürdü.
Sonuçlar ne çıkacak diye beklerken Brad Pitt ve Tom Cruise’lu o nefis klasik “Vampirle Görüşme”yi yeniden izledim.
Daha çok gerildim yani! Peki o görüşmelerde dikkatleri çeken neydi?

VALİ’YLE GÖRÜŞMEDE

Vali gençlerin birçok sorusunu, yorumunu gerçekten dinledi. Ama çoğuna yanıt vermedi, veremedi.
“Gezi Parkı’na yemeğe gelin” teklifine ise “Kokoreç varsa gelirim” dedi.
Dikkat! Bir süre sonra Vali de çadırını alıp parka yerleşebilir. Ama gazlı kokorecin tadı pek iyi olmayabilir sayın Vali... Bu arada Vali’nin yeni bir siyasi figür olma yolunda ilerlediğini söylemek pek de kehanet değil.

SANATÇILARLA GÖRÜŞMEDE

Sessiz DHA görüntülerinden anladığımız şudur:
Sunay Akın ne çok konuşuyor. Halit Ergenç ne çok sakalıyla oynuyor. Ve Sümeyye Erdoğan: iPad’ine ne kadar çok not alıyor.
Unutmadan sevgili Ceyda Düvenci, uyumak üzereydiniz yahu.

Pardon, izni alamadık!

Yaralı eylemcilere yardım amaçlı olarak kendiliğinden kurulan gönüllü revirler hakkında Sağlık Bakanlığı soruşturma başlatmış.
Bakanlığın en bomba sorusu şu: “Neden bizden izin almadınız?”
Yanıtı sizce de şu olabilir mi:
“Çünkü o sırada gazdan dolayı hepimizin gözü yanıyordu, nefes alamıyorduk, üstelik geceydi, inanın Ankara’ya faksı geçecek yer bulamadık!”

X