"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Bütün yönleriyle Tanpınar

Son yıllarda Ahmet Hamdi Tanpınar’a gösterilen ilgi, bir ihmalin giderilmesi biçiminde yorumlanabilir. Tanpınar’ın kendisi yaşarken bu durumdan yakınmıştı.
Onun için düzenlenen sempozyumları, yayımlanan kitapları, okurun onu bilerek okumasını, böylece bilerek sevmesini sağlama amacına yönelik değerlendiriyorum.
Okur çoğunluğu Huzur romanı üzerine yoğunlaştı ve âdeta Tanpınar o eserden ibaret görüntüsü çıktı.
Yazarların da okurların da bu tek kitap ekseninde dolaşmasının hatalı olduğunu söyleyebilirim.
Ayrıca önce eserleri üzerine konuşulurken, daha sonra yayımlanan kitaplarla onunu kişiliği de tartışma gündemine geldi.
Ben bir yazarın, şairin metinleri üzerine yoğunlaşma taraftarı olduğum için, kişisel durumlardan fazla etkilenmem.
Hiç kuşkusuz bu demek değildir ki, o yazıları okumam. Çünkü çoğu zaman da yaşamla eser arasında bağ kurmak da mümkün olur, bu da metin yorumuna zenginlik getirebilir.
Abdullah Uçman ile Handan İnci, daha önce Tanpınar hakkında yazılanlardan oluşan, Bir Gül Bu Karanlıklarda kitabını yayımlamışlardı.
Şimdi de gene Abdullah Uçman ile Handan İnci, yeni bir Tanpınar kitabı hazırladılar.

NASIL BİR TANPINAR KİTABI

“Kitapta Tanpınar’ın hayat hikâyesinden başlayarak şairliği ve şiir hakkında düşünceleri, başta Huzur ve Mahur Beste olmak üzere hikâye ve romancılığı ile edebiyat tarihçiliği, bir kısım Batılı şair ressam ve musikişinaslarla ilişkisi, divan edebiyatına bakışı Yahya Kemal’le olan dostluğu, İstanbul, Bursa ve Paris’e bakışı, dili ve üslubu, eserlerindeki bazı felsefi ve metafizik problemlerle şiir, hikâye ve romanlarında yer alan birtakım temalar etrafında, değişik hacimde, toplam otuz yazı yer almaktadır. Yazıların aralarında Tanpınar’a ait çeşitli fotoğraflarla bazı karikatürler ve bir kısım dostlarına imzaladığı kitap sayfalarına da yer verilmiştir.
Tanpınar hiç şüphesiz kendisi için bütün bu yapılanlardan çok daha fazlasına layıktır, karınca kararınca bizim hazırlamış olduğumuz bu mütevazı kitap da Tanpınar’ı yeniden okumaya, ileri sürdüğü fikirler üzerinde tekrar düşünmeye vesile olabilirse amacına ulaşmış olacaktır.”
Bu tür kitapların yararına inanırım. Bir kişinin, bir araştırmacının, yazarın, eleştirmenin gözünden değil de birçok kişinin gözünden bir edebiyatçıyı anlatmak, okura daha geniş ve özgür anlama, algılama alanları sunar.
Tanpınar gibi ilgi alanları çeşitli, gelgitleri çok olan birinin değişik kişilerce değerlendirilmesi bence, onu öğrenmek isteyenler için en doğru ve ilk yöntemdir. Ancak, bu tür kitaplar yazarı okumalara götürdüğü oranda işlevini yerine getirir. Yoksa, sadece başkalarının yazdıklarıyla yetinmek, iyi bir okur için geçerli değildir.
Kitabın başında Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Abdullah Uçman ve Handan İnci’nin yazıları yer alıyor.
Yazılar, Yazar ve Eser olmak üzere iki ana bölüm altında toplanmış:
Ahmet Hamdi Tanpınar kitabının sonunda, Kronolojik Biyografi, A.H.Tanpınar’ın Eserleri, Anmet Hamdi Tanpınar üzerine Yayımlanan Kitaplar Bibliyografyası yer alıyor.
Bu kitabı okuduktan sonra, dileğim Tanpınar’ı bütün romanlarıyla, yazdıklarıyla, şiiriyle bir bütün halinde değerlendirmenizdir.
Ayrıca, onu okuduktan sonra o dönemin başka yazarlarını da okumanızı salık veririm.
Bir yazarda odaklanmak, okurun edebi zevkini teke indirger, bütün edebiyatı onun gözünden değerlendirmeye başlar. Son yıllarda adından çok söz edilen yazarları okuyanların bir tehlikeyle karşı karşıya kaldıklarına yazılı ve sözlü biçimde tanık oldum.
Tanpınar’ın romanını/romanlarını, şiirini, edebiyat üzerine yazılarını, edebiyat tarihini okuyanların bu kitabı okumalarını bekliyorum.
Çünkü bu yazılardan sonra onu yeniden okuma gereği duyacaklardır.


KİTAPTAN

Rahat yazmak için mebus oldu

Derslerinde konusuna pek bağlı kalmayan, bununla beraber güzel konuşması ve zengin kültürüyle öğrencilerine kendisini sevdiren Tanpınar’ın, hocalıktan veya hocalığın bir çeşit düzenli memuriyet/bürokrasi sisteminden pek de memnun olmadığı muhakkaktır. Onun, sanatkâr mizacıyla, daha rahat ve kaynağının tükeneceğinden endişe etmeyeceği iyi bir gelirle yaşamak ve eser vermek hülyasından kurtulamadığını mektuplarından ve günlüklerinden anlamak zor değildir. Fazla zahmet çekmeden lise öğretmenliğinden Akademi hocalığına, oradan profesörlüğe geçmesinin daha ilk yılında özlediği rahat hayat için milletvekili olma imkânlarını aramaya başlamış, bunun için Ankara’daki dostlarına mektuplar yazmış, mebus olursa çalışmaları için daha uygun zemin ve zaman bulacağını ima etmiştir. Bir süre sonra bu yazışmaların sonucunu alan Tanpınar 1943 seçimlerinde Maraş milletvekili olarak Meclis’e girmiş, böylece ikinci defa olarak uzunca bir süre, üç buçuk yıl için Ankara’ya yerleşmiştir. Esasen muhalefeti olmayan, yani yapılacak bir işi olmayan Meclis’te ne genel kurul zabıtlarındra ne de komüsyonlarda Tanpınar adına rastlanabilmektedir. O yine ilk Ankara yıllarındaki gibi edebiyatçı dostlarının arasındadır.


DOĞAN HIZLAN’IN SEÇTİKLERİ

Kurt Vonnegut Gece Ana APRIL Yayıncılık
Oya Baydar - Melek Ulagay Bir Dönem İki Kadın Can Yayınları
Seyhan Erözçelik Pentimento Everest Yayınları
Mehlika Mete Matmazel Nina Maya Yayınları
Gore Vidal İmparatorluk Literatür

X