"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Bütçe ve ekonomi yönetiminin zaafları

Erdal SAĞLAM

Hükümetin 1998 yılı için belirlediği ekonomik hedeflerin piyasaları heyecanlandırdığı kesin. Piyasalar ilk olumlu tepkiyi de verdiler.

Bu hedefleri belirlerken cesur davranan ve tercihini istikrar yönünde yapan Hükümetin, asıl işi ise bundan sonra başlıyor. Başarılı olunması için bütçe ve ekonomi yönetiminin zaaflarını ortaya koymakta büyük yarar var.

Henüz bütçe rakamlarının detayları ortaya çıkmadı. Ancak YPK'ya katılan ekonomi bürokratlarının ortak kanısı şu:

- Bütçenin gelir kısmı gerçekçi saptandı. Ancak harcama kalemleri faiz, personel ve sosyal güvenlik ödeneği dışında çok düşük. Harcama disiplini için ek önlemler alınmadığı takdirde giderlerin bu düzeyde kalması çok zor.

Bakan Zekeriya Temizel'in TBMM'ye tasarıyı verirken ek önlemleri açıklayacağı söyleniyor, ama harcama hedefinin tutması yine zor görülüyor.

Ayrıca kurun çıpa yapılacak olması nedeniyle sıcak para girişi, sterilizasyon ve cari işlemler dengesinde sorun çıkma tehlikesi bulunuyor.

Detay rakamlar ve Temizel'in açıklamalarının ardından harcamaların gerçekçi saptanıp saptanmadığı daha iyi değerlendirilebilecek. Ancak son YPK Toplantıları, bu programı yürütecek olan ekonomi yönetiminin zaaflarını şimdiden ortaya koymuş bulunuyor.

Temizel dışında ekonomiden sorumlu bakanların birbirleriyle zıtlaşmaları YPK Toplantılarında doruk noktasına ulaştı. Toplantılara katılan bürokratların tümü ‘‘Birinin ak dediğine birisi kara demek için çalışıyor. Bu tavırlarla, böylesine ince ayar isteyen bir programı başarıyla yürütmek çok zor görünüyor’’ görüşünde.

Piyasaların da, bu bakanlara değil bazı bürokratlara güven duyduğu ortada. Son YPK Toplantılarında bazı bakanların agresif tutumları nedeniyle bürokratlarını istifa noktasına kadar getirdikleri de biliniyor.

Aynı bakanlar ve bazı yatırımcı bakanların yeni yatırım için haddinden fazla ısrarcı olmaları da programın uygulanması için tehdit oluşturuyor.

DÜŞÜŞ İSTENİYOR MU?

Hükümetin belirlediği bu hedeflerin tutturulabilmesi için, başta iş alemi olmak üzere işçi-memur, esnaf ve çiftçilerin de razı olmaları gerekiyor.

Ekonomik ve Sosyal Konsey bu aşamada kritik bir rol oynayacak.

Herşeyden önce, 1987'lerden bu yana enflasyonun ilk kez bu kadar ciddi biçimde tartışılmaya başlaması, başlı başına bir gelişme olarak görülmeli. Muz cumhuriyetleri dahil yüksek enflasyon sıralamasında dünyada ilk 10 arasına giren Türkiye, aksi takdirde gelecek yıl zam şampiyonu olabilir.

İşte bu nedenle; bazı bürokratların itmesiyle gündeme gelen ve Hükümetin cesur bir kararla kabul ettiği ‘‘enflasyonla mücadele programı’’na destek verilmesi gerekiyor. Dar ve sabit gelirlilerin, bir-iki kere verilecek yüksek zamma kanmayıp, ‘‘gelir dağılımını bozan asıl unsur’’ olan enflasyonla mücadeleye destek vermelerinin kendi lehlerine olacağı açık.

Ancak işaleminin bu konuda çelişkili bir tutum içinde olduğu ortada. Rekabet ortamının olmadığı bir iklimde, yüksek enflasyonu bahane edip, yaptıkları hesapsız zamlarla fahiş karlar elde eden işaleminin bir bölümünün enflasyonun düşürülmesine karşı çıktığı hemen görülmeye başladı.

Ancak, ilerici rol oynaması gereken büyük sermayeden de şu ana kadar ‘‘ürkek destek’’ dışında, önemli bir destek geldiğini de görmüyoruz.

Her kesimin desteği önemli ama asıl iş de Hükümete düşüyor.

Bir bankacı ‘‘İş alemi niye destek vermiyor?’’ sorusuna şu yanıtı verdi:

- Belli bir düzen tutturmuşlar ve bu düzeni değiştirmek istemezler. Enflasyon birçoğunun işine de geliyor. İş alemi Hükümete ve onun tutumuna bakar. Eğer kararlı olduğunu görürse, istese de istemese de Hükümetin hedeflerine uyar. Hükümetin o yola girildiğini göstermesi gerekir.

X