"Yorgo Kırbaki" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yorgo Kırbaki" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yorgo Kırbaki

Buruk 1 Mayıs

Bugün suyun öte yanında yine protestolar olacak. Halkın gözünde bardağı taşıran son damla, GENOP’çu sendikacıların Elektrik İdaresi’nin özelleştirilmesi halinde devletin bu kurumda çalışanlara 12 milyar Euro ödemesini şart koşması oldu.

Bugün 1 Mayıs. Binlerce insan sokaklara dökülüp, Papandreu hükümetinin ardı arkası kesilmeyen kemer sıkma tedbirlerini protesto edecek, bilmem kaçıncı kez...
Miting alanlarında bu diyarın Cem Karaca’sı, Vasilis Papakonstantinou’nun yıllar önce söylediği “Tatil günü değil, grev günü, emekçinin bayram günü” şarkısı çalacak. Ama bu defaki 1 Mayıs farklı. Daha önceki yıllar abartılı talepler ortaya atılarak (mesela 700 Euro olan asgari ücret 1.500 Euro olsun gibi) gösteriler ilk kez ekmek için, aş için yapılacak.
Her gün yeni işyerleri kapanıyor, her gün işsizler ordusuna yeni neferler katılıyor. İşsizlik yüzde 15.2’ye, işsiz sayısı da 760 bine ulaştı. İşçisi, memuru ne hükümetine güveniyor ne de onun, “Krizden çıkacağız ya sabır” diyen açıklamalarına inanıyor. Hükümete alternatif olabilecek bir muhalefetten de medet ummuyor.
İşçiyi, memuru temsil eden sendikacılar kürsülere çıkıp IMF’ye AB’ye sövecek, yeni direnişler için nutuklar atacak ama artık onların da pabucu dama atıldı. Üstelik sendikacılar bu dönem namlunun ucunda. Medyada sendikacıların skandallarıyla ilgili haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Halkın en çok tepkisini toplayanlarsa Elektrik İdaresi’nin (DEH) sendikası olan GENOP.
‘Emekçilerin babaları’ DEH’den 12 yılda yaklaşık 30 milyon Euro yemişler. Nereyi mi harcamışlar? Sayısız iç ve dış seyahatlere, yemelere içmelere, otoparklara, parfümlere, çiçeklere, hediyelere. Hiç basılmamış aylık dergi için bile ne paralar gitmiş...
Enerji Bakanlığı’nın emriyle GENOP için hazırlanan rapora bakıldığında bu ülke neden iflasın eşiğine geldi anlaşılıyor.
Adamlar her hafta 3-4 toplantı yapıyormuş, her bir toplantı için ayrı para. Canları sıkıldı mı toplantıları şehir dışında düzenliyorlarmış yani hem ayrı para hem harcırah. Sendika kendini “Aldığımız paralar yasaldır” diyerek savundu.

YA HALKIN VİCDANI

Yasal olan aynı zamanda etik midir kardeşim? Ya halkın vicdanı? GENOP yönetimindeki bir sendikacı Atina’nın sayfiye semti Glifada’da iki katlı bir villanın sahibi çıktı. Adam ne az ne çok sendikacılıkla değil, tefecilikle villayı aldığını söyledi.
Ve halkın gözünde bardağı taşıran son damla, GENOP’çu sendikacıların Elektrik İdaresi’nin özelleştirilmesi halinde devletin bu kurumda çalışanlara 12 milyar Euro ödemesini şart koşması oldu. Elektrik İdaresi’nin yüzde 100’ü bile satılsa bu paranın yarısı etmez ki... Anlaşılan şu ki, bir eli yağda bir eli balda sendikacılar yıllarca işbaşındaki her hükümete “Ya para ya da şalteri indiririz ülke karanlıkta kalır” diyerek şantaj yapmış. Her hükümet de tepkileri düşünerek sendikacılara boyun eğmiş.
Artık gerçekler bütün çıplaklığıyla ortada.
‘Ona da ver buna da ver’ zihniyetiyle Yunanistan yıllarca borçlandı. O zamanlar faiz uluslararası piyasalarda yüzde 4-5 idi. Borç 350-360 milyar Euro’ya kadar ulaşıp vadeler ödenemez hale gelince IMF ve AB 110 milyarlık bir hayat öpücüğü verdiler. Ancak ‘hasta’ hala komada. Yunanistan bugün borçlanmak için piyasalara çıksa yüzde 16 faizi kabul etmek zorunda.
Bugün 1 Mayıs. Gösterilere katılanlar sonrasında evlerine dönecekler. Miting alanlarından tavernalara hücum geleneği artık gerilerde kaldı.

X