Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bursa'yı alkışlıyorum

Bursaspor şampiyonluğu sonuna kadar hak etti. Fenerbahçe mi? Bir tarafta Fenerbahçe, diğer tarafta bütün Türkiye vardı. Bu antipatiyi yaratan Aziz Yıldırım bunun hesabını vermelidir.

ALLAH’ın adaletine inananlardanım. Çünkü o, faturayı aylarca, yıllarca uzatmıyor. Çok kestirmeden kesiyor. İtiraz süresi de yok. Yorum şansı da yok...

Bursaspor bu şampiyonluğu sonuna kadar hak etti. Her şeyden önce alt yapıya yöneldiler, artı profesyonel yaşlı gençlerle bu başarıyı sağladılar. Bursa’nın futbol kültürü vardır. Bu başarı tesadüfi değil. Aynı cümleyi Eskişehirspor için de söyleyebiliriz, Ankaragücü için de, Göztepe için de, Karşıyaka için de, Altay için de. Bunlar futbol kültürü olan takımlardır. Ama bu takımlardan bazılarının yöneticileri için aynı şeyleri söyleyemeyiz. En başta Ankaragücü!

Galatasaray çıktı, aslanlar gibi oynadı. Bursa ile berabere kaldı, rakibine çelme attı. Orada bir hakem vardı şeytan olmadan cin olan. Alakasız bir sarıdan kırmızı yapıp Bursa’yı durdurdu.

Dün gece Trabzonspor’dan bu tarz bir mücadele beklemiyordum. Sebebi, kupayı aldıkları için köfte partileri, mangallar, vapur sefaları derken biraz dağılmışlardı. Ama maalesef bu işler Trabzon’un dün geceki futboluna tesir etti. Yine de tamamen defans yaparak hiç hücum etmeyerek F.Bahçe’yi şampiyonuktan ettiler.

Bu antipati niye?

Peki bu kadar tek yönlü oynayan rakibe karşı F.Bahçe niye başarılı olamadı? Onu da Daum’a sormak lazım.
Dün gece çok önemli bir olay yaşandı. F.Bahçe takımı ve seyircileri bir tarafa, bütün Türkiye diğer tarafı oynadı. Neden? Bu bir F.Bahçe düşmanlığı mıydı? Kesinlikle hayır. Peki, F.Bahçe’ye bu kadar antipati niye...
Ben dün gece F.Bahçe seyircisi namına üzüldüm. Çünkü bu takımın peşinde uçaklara bindiler, otobüslere bindiler, vapurlara bindiler gittiler. Bilet bulamadılar, karaborsadan aldılar, maçlara gittiler. Yağmur çamur demeden takımlarını desteklediler. Ölümüne takımlarını desteklediler. Ama başarılı olamadılar. Hem kupayı kaybettiler, hem ligi. Peki neden?

Aziz Yıldırım’a sorun

Bunun bir tek hesap verecek mercii var. O da Aziz Yıldırım’dır. Çünkü eylemleriyle perde arkası ve önü yaptıklarıyla maalesef ve maalesef bu büyük F.Bahçe’yi Türk toplumuyla karşı karşıya getirmiştir.
Eğer bir işi yaparsanız herkes sizin yanınızda olmayabilir. Karşınızda da olabilir. Ama burada önemli olan şudur. 10 kişiden 10’u karşınızda ise hata yapıyorsunuz. Bu 10 kişiden 10’u yanınızdaysa gene hata yapıyorsunuzdur. Ama 6’da 4, 5’te 5, 3’te 6 oluyorsa bu doğrudur. Ama dünkü görüntü gibi bütün Türkiye’deki taraftarlar bir tarafa, F.Bahçe bir tarafa oluyorsa burada bir hata vardır. Bunun cevabını ancak bir tek kişi verebilir. O da Aziz Yıldırım. Verir mi vermez mi bilemem...

İşine geldiklerine veriyor, işine gelmediklerine es geçiyor, Fransız oluyor.

Ama o güzelim F.Bahçe taraftarına yazık oluyor. İşte işin aslı bu.

Daum, Aykut, yöneticiler, hepsi hikayedir, hepsi figürandır. Nasıl başarı bir kişiye aitse bu sonuç da bir kişiye aittir.

Ama yarın göreceksiniz gene La Fontaine’den Masallar dinleyeceksiniz.

Bu daha acı oldu

BU maç Denizli’de oynanan ve şampiyonluğun kaybedildiği maç gibi de değildi. O deplasmandı. (O maçın neden kaybedildiğinin esas sebebini bir gün okurlarımla paylaşacağım.) Dün gece tam tersiydi. Kendi evinde elinle verdin. Yazık oldu F.Bahçe taraftarına.

Bursaspor ihtilal yaptı
/images/100/0x0/55ea0c71f018fbb8f8672be2
BURSASPOR, maç kadrosuna yazdığı 18 kişilik isim listesinin 7 veya 8 tanesini alt yapısından doldurarak bu şampiyonluğu köküne kadar hak etmiştir.
Dört büyük dediğimiz takımlar bırakın 7-8 futbolcuyu bu 18 kişilik kadroya bir kişi ilave etmek için zorlanıyorlar. Hatta bazıları unutuyorlar, 50 bin lira ceza veriyorlar.
Yani Bursaspor’u düşünürsek 8 kişiyi yazmasa 400 bin lira ceza verirdi.
Bu takımın şampiyon olması Türk futbolu için bir ufuktur. Bu Türk futbolunda bir ihtilaldir. İnşallah devamı gelir. Bu konuda da özellikle Futbol Federasyonu’nu kutlarım. Bazı konularda dik durduğu için.

Şenol Güneş faturayı kesti

FUTBOLDA intikam olmaz. Ama Şenol Güneş o meşhur Trabzon’daki şampiyonluğu kaybettiği maçtan sonra uzunca bir tatile çıktı. Yurt dışı deneyimleri yaptı, döndü ve F.Bahçe’ye inanılmaz bir fatura kesti. Yüzde 50’sini kupada halletmişti. Bu ikinci kestiği tam bir business class bileti gibiydi. Trabzonlu F.Bahçe’yi yenmekten büyük keyif alır. Hele böyle hem kupayı Fener’den alıp, hem de lig kupasını Fener’e kaybettirirse bu Trabzonlu için en büyük mutluluktur. Bu maçı Trabzonspor, Bursa için değil kendisi için oynadı. Ve başarılı oldu.

Sadri Şener’i şimdi anladınız mı?

SADRİ Şener, iyi arkadaşımdır. Çok esprilidir. Dünya adamıdır. Çok güzel bir espri yaptı ama çok gerizekalı bunu anlayamadı. Anlayamadılar veya işlerine gelmedi. Şimdi gördünüz mü Sadri Şener’in ne demek istediğini?
Biz futbol camiasında 40 kişiyiz. Birbirimizi iyi tanırız. Dışarıda kalırsanız bilemezsiniz.
Bursaspor çatır çatır şampiyon oldu. Ligi aldı. Diyorlar ki; “Avrupa’ya çıksa ne olur?” Diğerleri yıllarca çıktı da ne oldu kardeşim?

Adalet doğru tecelli etti

ÇOK tartışmalara rağmen, çok vıdı vıdıya rağmen geçtiğimiz yıllara göre düzgün bir lig oynandı. Düzgün ama korkak hakemler vardı. Ama sonunda adalet bence doğru tecelli etti.
Ligi alan Bursaspor’u, kupayı alan Trabzonspor’u da canı gönülden kutlarım.
İnşallah üç büyük dediğimiz takımlar milyon Euro’lar harcayarak, saçma sapan transferler yaparak, televizyonları kullanarak, gazeteleri kullanarak bu işin daha fazla gidemeyeceğini anlamışlardır. Dün gece beni en fazla sevindiren de budur.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI