Gündem Haberleri

    Bürokrat yatarsa başkan kaybeder

    Hürriyet Haber
    22.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Durmuş OdabaşıBİR semtte, bir sokakta küçük ya da büyük bir aksaklık vardır... Çöpler çevreye saçılmış, çöp bidonları taşmıştır. Ya da kaldırımda bir taş, yolda bir çukur vardır. Vatandaş hemen belediye başkanı hakkında notunu v erir: Keşke seçmez olaydık. Gelen gideni aratır derler ya; işte tam öyle oldu. bizden bir daha oy alamaz.HALBUKİ belediye, belediye başkanından ibaret değildir. Onlarca müdür, 20'lerce şef, kentin cüssesine göre yüzlerce, binlerce çalışan vardır. Ama vatandaş işin asıl sorumlusu fenişleri müdürünü, imar müdürünü ya da başka bir müdürü tanımaz ki...SADECE başkanı tanır. Çünkü ona güvenmiş, ona oy vermiştir. Yakındığı, eleştirdiği de odur.EĞER bir başkan, vatandaşa birebir hizmet götürecek birimlerin başına, konusunda uzman, çalışkan, üretken bürokratlar getirmişse; sokaktaki yakınmalar memnuniyete, eleştiriler övgüye dönüşür. Bunu hangi başkan istemez? Şüphesiz tüm başkanlar ister...YA bürokrat seçimini iyi yapamamışsa, o zaman vatandaş haklıdır.BÜROKRATIN işine bakar, başkana not verir.BÜROKRAT başkanı rezil de eder vezir de...DİLERİZ tüm belediye başkanları bu ince ayrıntıyı gözönünde bulundurmaktadır.***BURADAN şuraya gelmek istiyorum.YILLARCA İzmir'de bir hizmet adaletsizliği yaşandı. Onlarca yıl, tüm yatırımlar, düzenlemeler, parklar, yollar, yeşillendirmeler hep sahillerde yapıldı. Başka bir deyişle, bu şehirde yaşayan 3 milyon kişinin vergisi, sahillerde ya da sahile yakın yerlerde oturan vatandaşları memnun etmek için kullanıldı. Vitrin özelliği taşımayan iç kesimlere bir yapıldıysa, buralara beş yapıldı. Sonuç itibariyle, İzmir'in dışı başkasını, içi iç kesimlerde oturanları yakar oldu.BÜYÜKŞEHİR Belediye Başkanı Ahmet Piriştina, milletvekilliği zamanından beri hep bu tür yakınmalarıma hedef oldu. O zamanlar bana doğrudan ‘‘haklısın’’ ya da ‘‘haksızsın’’ demedi... Ama, şimdi ortaya koyduğu icraattan ‘‘hak vermiş’’ olduğunu anlıyorum.HEPİMİZ elbet de farkındayız.İZMİR'in iç kesimlerinde bulunan bir çok yol, meydan, kavşak, kaldırım yeni baştan yaratılıyor. İşe girişen ekipler, ‘‘İzmir'in iç kesimlerinde oturan insanlar da iyi şeylere layık’’ dercesine işe girişiyor. Ancak nereye el atarlarsa, aylarca çıkamıyorlar. Çünkü altyapı diye bir şey yok. Asfaltla kapıtılmış ayıpları bir bir tespit ediyorlar ve o noktaya bir daha dönmemecesine düzenlemeler yapıyorlar.GEÇTİĞİMİZ seçim döneminde, Narlıdere ile adını duyuran İZBETON meğer tüm İzmir'in İZBETON'u imiş. İzmir'in vitrinini düzenlemek, yollarını açmak, bakımını yapmakla görevli bu kurumun başındakilerin yıllarca çoğu uyduruk hizmetler vermiş olduğunu şimdi anlıyoruz.ÖNEMLİ bir noktada bulunan bir bürokratın neler yapabileceğine gözlerimizle tanık oluyoruz.İZBETON'un bu günkü genel müdürü Hüsamettin Erder, bu göreve getirildiği zaman ‘‘Bu işten ne anlar?’’ diyenler, herhalde büyük bir yanılgı içinde olduklarını anlamışlardır.BAŞKAN'ın tüm yetki ve olanaklarla donattığı Hüsamettin Ender ve ekibi, sanki 5000 yıllık kenti baştan yaratıyorlar.ONLAR çalışıyorlar, Başkan puan alıyor.BUNDAN daha doğal ne olabilir ki...***HİZMETTE adaleti sağlayan Piriştina'ya teşekkürlerimi sunuyor, Hüsamettin Erder ve ekibine kolaylıklar diliyorum.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı